Antalya'da 1 Eylül Dünya Barış Günü açıklaması: Barış, halkların ortak mücadelesiyle gelecektir
Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri’nin, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yaptığı açıklamada; “Barış işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve halkların ortak mücadelesiyle gelecektir” denildi.
Fotoğraf: Evrensel
Antalya - Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri Attalos Meydanı’nda 1 Eylül Dünya Barış Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Barış halkların ortak mücadelesiyle gelecektir” denildi.
Dünyanın dört bir yanında halkların yaşamının savaşlarla kuşatıldığı belirtilen açıklamada; “Gazze'den Ukrayna'ya, Lübnan'dan Iran'a, Ortadoğu'dan dünyanın farklı coğrafyalarına kadar milyonlarca insan öldürülüyor, yaralanıyor, yerinden ediliyor.Kentler, hastaneler, okullar yıkılıyor; çocukların geleceği ellerinden alınıyor. İsrail-ABD'nin İran'a yönelik ilk saldırılarında yüzlerce çocuğun yaşamını yitirmesine yol açan okulun hedef alınması, ardından altyapıya yönelik saldırılar, asgari savaş kurallarının dahi ortadan kalktığını ve savaş suçu niteliğindeki saldırılarla günlük yaşamın hedef alındığını göstermektedir” denildi.
“Savaşın faturası emekçilere kesiliyor”
Savaşların arkasında halkların çıkarları değil; emperyalist güçlerin paylaşım hesapları, enerji kaynakları ve ticaret yolları üzerindeki rekabet, silah tekellerinin ve uluslararası sermayenin kâr hırsı bulunduğu ifade edilen açıklamada; “.Silaha ayrılan her milyar, halkın eğitiminden, sağlığından, sosyal güvenliğinden ve kamusal hizmetlerinden eksiliyor. Silah tekellerinin kasaları dolarken emekçilerin sofrasındaki ekmek küçülüyor. Cephelerde kaybettiklerimiz yoksul emekçi çocukları olurken yine savaş ekonomisinin faturası da vergilerle, düşük ücretlerle, kemer sıkma politikalarıyla emekçilere kesiliyor”
"Barışa giden yolun; demokratikleşmeden, adaletten, eşit yurttaşlıktan geçer"
Çatışmasızlıktan kalıcı barışa giden yolun; demokratikleşmeden, adaletten, eşit yurttaşlıktan ve halkların kendi kimlikleriyle özgürce yaşayabilmesinden geçtiğine işaret edilen açıklamada şunlar söylendi; “Emek ve Demokrasi Güçleri olarak emek mücadelemiz ile demokrasi ve barış mücadelemizi hiçbir zaman birbirinden ayırmadık. Çünkü savaşa karşı barışı savunmak, aynı zamanda sermayenin sömürü ve talan düzenine karşı emeği savunmaktır. Savaşa karşı barışı savunmak kadın ve çocuk haklarını savunmak doğa ve çevrenin yağmalanmasına karşı yaşamı savunmaktadır. Bir kez daha söylüyoruz: savaşa karşı barışı, emperyalizme karşı bağımsızlığı halkların kardeşliğini faşizme karşı demokrasi ,eşitlik ve özgürlükleri savunmaya devam edeceğiz. Barış işçilerin ,emekçilerin,kadın ,gençlerin ve halkların ortak mücadelesiyle gelecektir. ortamı biz emekçilerin fiili,meşru ve birleşik mücadelesiyle sağlanacaktır.”
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et