02.09.2026 00:30

Tuzla'da işçinin yıllık izni hayatta kalma mesaisine dönüştü: Yan yana gelmekten başka çözümümüz yok

Tatillerini yevmiyeli ek işlerde geçirmek zorunda kalan ve fazla mesai çarkına hapsedilen işçiler, "Mücadele etmeden hiçbir şey değişmez" diyerek üretimden gelen güçlerini birleştirme çağrısı yapıyor.

Tuzla'da işçinin yıllık izni hayatta kalma mesaisine dönüştü: Yan yana gelmekten başka çözümümüz yok

Fotoğraf: Guick/Unsplash

Merve İlhan
[email protected]


Yaz aylarının sonuna gelirken işçi ve emekçiler bu yaz dönemini de zamsız, her geçen ay daha da düşen alım gücüyle karşılamak zorunda bırakılıyor. Tuzla’da yan yana geldiğimiz metal işçilerinin yaşadıkları ise ücretlerdeki erimenin yalnızca hayatının tek bir alanını değil, çalışma ve yaşam koşullarının tamamını ağırlaştırdığını gösteriyor. Fazla mesai ve izin dönemlerinde artan iş yükü olağanlaşıyor. İşçiler ise artan iş yükü altında birbirlerinden uzaklaşmayı değil birleşerek mücadele etmek gerektiğini belirtiyor.

Dört yıldır bir metal fabrikasında çalışan bir işçi, yaklaşık bir buçuk yıldır zam taleplerinin her zam döneminde “iş yok” bahanesi ile geri çevrildiğini anlatıyor. Zam dönemi geçtikten sonra ise bu kez işler çoğalıyor ve sayı baskısı başlıyor. Bu yaz döneminde ise çalıştığı fabrikada müşteriler tatile girdiğinde işlerin yavaşladığı söyleniyor, müşteriler döndüğünde ise daha fazla üretim için fazla mesai isteniyor. İşçi yaşadıklarını şöyle özetliyor:

“Ne kadar çalışırsak çalışalım günün sonunda aldığımız ücret artmıyor, tam tersi günden güne eriyor. Her geçen gün ise ihtiyaçlarımızı daha da eksilerek karşılamak zorunda kalıyoruz. Yılın başında bu ücretlerle geçinemiyoruz dediğimizde kırk takla atarak bizi bu aylara kadar zamsız şekilde çalıştırmayı başardılar. Günün sonunda ise kazanan patron, kaybeden ise biz işçiler olduk.”

Ücretin eridiği yerde zaman da eriyor

Ücretlerin erimesi ise sadece fabrikanın kapısında kalmıyor. İşçiler yıllık izne çıktığında memleketine gitmek, çocuklarıyla vakit geçirmek yerine izin günlerinin yarısında çocuklarının en küçük isteği için bile yevmiye işinde çalışacağını söylüyor.:

“Patron istediği zaman tatilde, yaz boyunca müşteriler tatile çıkıyor. Ama biz işçilere gelince bırakın memlekete gitmek, izne çıktığımızda bile çalışmak zorunda kalıyoruz. Ben bu yaz yıllık iznimin yarısında yevmiye işler bulup, çocuğumun istediği küçücük şeyleri alabilmek için bile çalışmak zorunda kaldım. Bize çalışmakta haram, dinlenmekte.’’

İşçi ve emekçilerin hakkı olan yıllık izni, yani dinlenme zamanı da geçim hesabının içine giriyor. Dinlenme ve aileyle geçirilen zaman; birçok işçi ve emekçi açısından bu ücretlerle geçinemediği için ek işe çevrilen birer zamana dönüşüyor.

TÜRK-İŞ’in Ağustos 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda harcaması için yapması gereken aylık harcama 37 bin 400 TL’ye, yoksulluk sınırı 121 bin 800 TL’ye çıktı. Sadece mutfak enflasyonu bile son bir yılda yüzde 40,33 arttı. TÜRK-İŞ’in hesapladığı açlık sınırının dahi altında kalan asgari ücret, işçilerin neden izin günlerinde bile ek iş aramak zorunda kaldığının maddi zeminini bütün gerçekliğiyle ortaya koyuyor.

İş yükü işçileri düşmanlaştırıyor

Yaz döneminde yıllık izinlerde fabrikadaki işçi sayısının azalması ve işin kalan işçilerin üzerine yığılması sadece iş yükünün artması anlamına gelmiyor, bir işçinin izni diğerinin vardiyasına, fazla mesaisine dönüşüyor. Böylece işçilerin ortak sorunu, birbirlerine karşı duydukları öfke haline gelebiliyor.

Bir metal işçisi, aynı makinede çalışan arkadaşının izne çıkmasıyla iki vardiyanın işinin kendisine kaldığını ve daha önce hastalıkta, düğünde birbirlerini idare ettiklerini; “Aman işimizden ikimiz de olmayalım” diyerek birbirlerinin yükünü paylaştıklarını söylerken şimdi ise arkadaşının izni kendi çalışma yükünü artırınca, birkaç gün sonra izindeki arkadaşına kızarken kendini bulduğunu ifade ediyor:

“Nasıl olur da işçiler olarak aynı derdin ortağıyken birbirimize üç günde kızabilecek bir ayrıma bizleri düşürmelerine izin veriyoruz? Hepimizin aldığı ücret yetmiyor. Kiramızı ödesek, dolaba koyacak iki lokmayı bulamıyoruz. Okullar açılacak, çocukların okul ihtiyaçlarını alsak, bu sefer de kiramızı ödeyemeyeceğiz. Hepimizin durumu da aynı.”

‘Mücadele etmeyen bir şey de değiştiremez’

Sermaye iktidarının bu sömürü çarkı içerisinde işçi ve emekçilerin 7/24 hayatları ellerinden alınırken, aynı zamanda derdine derman olan, ortak sorunları yaşayan yanı başındaki arkadaşıyla birbirinden de uzaklaştırılıyor. Ancak işçiler uzaklaşmak yerine birleşmek, mücadeleyi büyütmek gerektiğinin de altını çiziyor.

On yıldır metal işçisi olan başka bir işçi, geçmişte de haklarını alamadıklarını ancak bugün işsiz kalma korkusunun çok daha ağır olduğunu anlatıyor. Daha önce zam dönemlerinde arkadaşlarıyla birlikte ses çıkardıklarını, sendika için mücadele ettiklerini, bugün ise mücadele etmelerinin önündeki engelleri şöyle özetliyor:

“Sesini çıkaranı kapı önüne koyuyor ya da tehdit ediyorlar. Bugün maden işçilerinin mücadelesi bizim mücadelemiz biliyoruz. Ama bizlerin arasına öyle duvarlar örmüşler ki önümüzdeki ekmeği kapmasınlar diye etrafımızı görmemize izin vermiyorlar. Çünkü bizleri çocuklarımızın karnının tokluğu ile sınıyorlar. Yine de yan yana gelmekten başka bir çözümümüz yok. Mücadele etmeden bir şey de değişmez. Zaten bütün bu yaşadıklarımız biz mücadele etmeyelim, kulağımızı tıkayalım diye bizlere yaşatılıyor.”

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
01.09.2026 12:08

2026-YKS yerleştirme sonuçları: İlk 1000’de öğrencilerin tercihi hangi bölümler oldu?

2026-YKS yerleştirme sonuçlarına göre sayısal puan türünde ilk 1000’e giren adayların 490’ı tıp, 434’ü mühendislik programlarına yerleşti. Eşit ağırlıkta hukuk, sözelde ise tarih en fazla tercih edilen program oldu.

2026-YKS yerleştirme sonuçları: İlk 1000’de öğrencilerin tercihi hangi bölümler oldu?

Fotoğraf: Shubham Sharan/Unsplash

01.09.2026 10:26 / Güncelleme: 10:58

EMEP'li İskender Bayhan, Ford Otosan'daki çalışma koşullarını Meclis'e taşıdı

Ford Otosan'da aşırı sıcak ve yüksek tempoya itiraz eden işçilerin termometreleri söküldü. EMEP Milletvekili İskender Bayhan, işçi sağlığı ihlallerini Meclis'e taşıyarak Bakan Işıkhan'a teftiş ve yasal düzenleme çağrısında bulundu.

EMEP'li İskender Bayhan, Ford Otosan'daki çalışma koşullarını Meclis'e taşıdı
01.09.2026 07:57

Tutuklanan Bağımsız Maden-İş yöneticilerine Samsun’dan destek: 'Madencilerin hak mücadelesi yargılanamaz'

DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası Samsun ve Atakum şubeleri, Gökay Çakır ve Başaran Aksu’nun serbest bırakılmasını istedi: “Haklı direnişler tutuklamalarla, baskılarla ve gözdağıyla engellenemez.”

Tutuklanan Bağımsız Maden-İş yöneticilerine Samsun’dan destek: “Madencilerin hak mücadelesi yargılanamaz”

Fotoğraf: Evrensel

01.09.2026 16:02

Vedat Milor’dan '9 bin euro aldı, paylaşım yapmadı' iddiasına yanıt

Gastronomi yazarı Vedat Milor, bir dondurma işletmecisinin kendisine reklam karşılığında 9 bin euro verdiği ancak paylaşım yapılmadığı yönündeki iddiasına yanıt verdi.

Vedat Milor’dan “9 bin euro aldı, paylaşım yapmadı” iddiasına yanıt

Ekran görüntüsü Vedat Milor'un Youtube kanalındaki "Trani, İtalya" başlıklı videodan alınmıştır.

01.09.2026 14:17

Ferhan Şensoy’un ardından 5 yıl: Çocuklarından 'Bazen zaman duruyor' mesajı

Türk tiyatrosunun usta ismi Ferhan Şensoy, ölümünün 5. yıl dönümünde çocukları Derya, Müjgan ve Mert Baykal’ın paylaşımlarıyla anıldı. Derya Şensoy, babasına “Seni çok özledim” sözleriyle seslendi.

Ferhan Şensoy’un ardından 5 yıl: Çocuklarından “Bazen zaman duruyor” mesajı
01.09.2026 10:34

Putin: Silahlı çatışmaları kışkırtan unsurları ortadan kaldırmalıyız

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi'nde yaptığı konuşmada silahlı çatışmaların önlenmesi gerektiğini söyledi.

Putin: Silahlı çatışmaları kışkırtan unsurları ortadan kaldırmalıyız

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!