Dr. Tevfik Türk: Tarımsal alanlar daralıyor, çiftçi üretimden vazgeçiyor
Tarım alanlarımızın yüzde 9.83’nü kaybettiğimizi belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Tevfik Türk, TÜİK’in rakamları üzerinden tarımdaki kayıpları gazetemize değerlendirdi.
Fotoğraf: Zehra Topak/Pexels
Ramis Sağlam
[email protected]
Türkiye’de 2026 yılında tarım, gıda ve içecek sektöründe ithalat ihracatı geçerek dış ticaret dengesinde açık verilmesine yol açarken, yılın ilk yarısında tarım sektöründe yaklaşık 190 milyon dolarlık dış ticaret açığı kaydedildi.
Gübre, mazot ve ilaç gibi tarımsal girdi fiyatları hızla artarken, çiftçi tarlada ürettiği ürünün masrafını karşılamakta zorlanıyor. Hayvan yemi, bitkisel yağ, canlı hayvan, un sektörü ve bakliyat ithalatta en yüksek eksi bakiyenin görüldüğü kalemler arasında yer aldı. Artan masraflar ve afet zararları üreticinin borcunu büyüttü. 2026’nın ilk 6 ayında yaklaşık 900 bin dekar tarım alanı doğal afetler yüzünden kullanılamaz hale geldi.
Tarım alanlarımızın yüzde 9.83’nü kaybettiğimizi belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Tevfik Türk, TÜİK’in rakamları üzerinden tarımdaki kayıpları gazetemize değerlendirdi.
Tarım alanlarımızın yüzde 9.83’ünü kaybettik
Son 22 yılın verilerini değerlendiren Türk, 2004 yılında 26 milyon 593 bin 178 hektar olan tarım alanlarının 2025 yılı sonunda 2 milyon 615 bin 152 hektar kayıp yaşayarak 23 milyon 978 bin 025 hektara gerilediğini aktardı.
Bu rakamların yaklaşık olarak Ankara veya Erzurum ili kadar bir alanın tarımsal üretimden çekildiğini gösterdiğini ifade eden Türk, “Türkiye’nin tahıl ambarı olan Konya, en fazla tarım alanı kaybeden ilimiz olurken, son 22 yılda 737 bin 982.60 hektar alan kaybı yaşandı. Bu alan Adıyaman yüz ölçümüne yakın iken Türkiye’deki 36 ilin yüz ölçümünden fazladır” bilgisini aktardı.
Ekim alanında ve üretimde sert düşüşler yaşanıyor
Çiftçinin üretim maliyetlerini karşılayamaması, iklim krizi ve kuraklık nedeniyle temel gıda maddeleri ile stratejik endüstriyel ürünlerin üretiminde ciddi daralmalar yaşandığının altını çizen Türk, “Türkiye genelinde buğday ekim alanları son 20 yılda yüzde 23.01, arpa ekim alanları ise yüzde 8.48 oranında azaldı. 2025 yılı verilerine göre buğday üretimi ise yüzde 12.64, arpa üretimi ise yüzde 26.9 oranında düşüş kaydetti. Enflasyonist baskı ve yanlış ithalat politikaları nedeniyle çiftçi yağlı tohumlardan uzaklaşırken, ayçiçeği üretimi geçen yıla göre bu yıl yüzde 11.79, soya üretimi ise yüzde 17.36 oranında geriledi. 2025 yılı iklim krizleri (erken don, aşırı sıcaklar, susuzluk) sebebiyle meyve üretiminde tarihi bir düşüşe sahne oldu. Kiraz üretimi yüzde 70.64, Antep fıstığı yüzde 61.55, elma yüzde 48.27 ve zeytin yüzde 34.67 oranında azaldı” dedi.
Tarımda liderlik masal
Tarım Bakanı İbrahim Yumaklı’nın “tarımda liderlik” sözlerini masal olarak değerlendiren Türk, Yumaklı’nın sözlerini “Bizzat devletin resmi kurumu TÜİK’in verileri yalanlamaktadır. Orada bile tutunacak dalları yok” değerlendirmesinde bulundu.
Son 22 yılda iktidar tarafından uygulanan tarım politikasını değerlendiren Türk, “Neoliberal, ithalatçı ve sermaye odaklı politikalar neticesinde bu ülkenin tarım haritasından Ankara veya Erzurum büyüklüğünde bir alan silinmiştir. Üretim alanlarının yüzde 10’a yakını yok edilmiş ya da atıl duruma düşürülmüş; tahıl ambarı Konya’da tarım arazilerinin arazilerin yüzde 28’i, Zonguldak’ta ise yarısından fazlası tarımsal üretimin dışına itilmiştir. Bu rakamlar bir başarısızlığın ya da beceriksizliğin değil, bilinçli bir çökertme politikasının sonucudur. Yüksek girdi maliyetleri altında ezilen, taban fiyat oyunlarıyla emeği gasbedilen üretici bilerek toprağından koparılmış, kentlerin ucuz iş gücü ordusuna katılmaya mahkum edilmiştir” diye konuştu.
Kamusal anlayışa dönülmelidir
Çiftçinin borç batağında üretimden çekildiğinin altını çizen Türk, sadece yem ham maddeleri, et ve yağlı tohumlar için uluslararası sermayeye ve çok uluslu şirketlere yıllık 8 milyar dolardan fazla dış ticaret açığı ödendiğini söyledi. Türk sözlerini şöyle sürdürdü: “Yerli üretici tasfiye edilirken, küresel tarım tekelleri ihya edilmektedir. Çözüm, üretici köylünün desteklenmesinde ve tarımın kamusal bir anlayışla yeniden örgütlenmesindedir.”
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et