Emperyalizm Sincan’daki gençlerin hayatını nasıl etkiliyor?
Türkiye’de faşizmin inşası süreci ABD’nin desteğiyle gerçekleşiyor. Yani ABD’ye ve savaş örgütü NATO’ya karşı olunmadan bu politikalara karşı olunmaz. Bu sebeple de Sincan ve Türkiye gençliği antiemperyalist bir hattaörgütlenmelidir.
Fotoğraf: Volkan Pekal/Evrensel
Özgür ve Raşit
Sincan
Kapitalizmin en ileri aşamasında, emperyalizm çağında, Türkiye emperyalistlerle iş birliği içerisinde. Türkiye'ninABD’ye bağımlılığı günden güne derinleşiyor. Hatta iktidarın dayandığı temel güç ABD emperyalizmi diyebiliriz.Emperyalistler arası çatışmaların hız kazandığı, bir emperyalist paylaşım savaşı ihtimalinin gittikçe daha arttığıaçıkça gözlemleniyor. Bu iki gerçek son zamanlarda Sincan’da daha geniş kesimler tarafından kabul ediliyor. Sincan gençliğiolası bir savaşa karşı tepkili olsa da emperyalizmin hayatlarımızı sadece savaşlar sırasında değil, günlük olarak da etkilediğini görmeliyiz. Şimdi emperyalizmin bu etkilerini hep beraber bakalım.
Türkiye, NATO kapsamında savunma sanayisine daha fazla harcama yapacağını taahhüt etti. Bu eğitime ve sosyal-kültürel faaliyetlere de yansıyor. MEB, parasız eğitim verdiğini iddia ediyor. Bırakalım tam parasız eğitimi tuvaletlere peçete bile koymuyor. Bazı okullarda okul velilere temizlettiriliyor. Pekçok semtte gençlerin eğlenebileceği, kendini geliştirebileceği sosyal ve kültürel alanlar çok sınırlı. Sincan’daki arkadaşlarımızın pek çoğu okula aç gidiyor. Okullarda 1 öğün dahi ücretsiz yemek verilmiyor. Birçok arkadaşımız kantinemahkûm kalıyor. En ucuz kantinlerde bile bir tost 55-60 TL. ABB ve Sincan Belediyesi'ne ait az sayıda spor salonu,kütüphane gibi sosyal ve kültürel alanlar var. Merkezi konumların mağazalara terk edilmiş olmasından ötürü Sincan’daki arkadaşlarımızın buralara gitmesi zor. Sayıca az oldukları için ihtiyacı da karşılayamıyorlar. Aynı zamanda çoğu nitelikli de değil. Örneğin kütüphanede 3-5 tane kitap harici kitap yok. Buna rağmen bunlara çözüm bulunmazken silahlanma harcamaları arttırılıyor. ABD şirketleri ucuz işçi, hammadde kaynağı ve pazar alanı olarak kullandığı Türkiye üzerinden milyarlarca dolar kar elde ediyor. Türkiye’nin savunma sanayisine ayrılan bütçe ABD’nin çıkarlarına göre şekilleniyor ve bu doğrultuda silahlanma bütçesi artırılıyor. Buna karşı silahlanmaya ayrılan bütçenin asgari düzeye inmesi, sosyal-kültürel faaliyetlere, eğitime ayrılan bütçenin arttırılması talebi etrafında örgütlenmeliyiz.
ABD emperyalizmi iktidarın politikalarının destekçisi
İktidar baskılarını son yıllarda olağanüstü derecede arttırdı. Bu baskılara karşı en tepkili kesimlerden birisi gençlik ve bunu 19 Mart sürecinde de kanıtladı. Sincan “AKP’nin kalesi” olarak bilinse de Sincan gençliği 19 Mart protestolarına kitleler halinde katıldı ve iktidarın baskı politikalarına karşı olduğunugösterdi. Fakat bu noktada iktidarın politikalarınınemperyalizmle bağlantısını da kurmak çok önemli bir noktada duruyor. Ancak Erdoğan iktidarının ABD ile kopmaz bağları var. Bir milyarder ve ABD’nin Türkiye büyükelçisi olan TomBarrack geçenlerde “Orta Doğu’da işe yarayan tek şey, güçlü liderlik rejimleri oldu: Ya merhametli monarşiler ya da meşruti monarşi türü yapılar. Demokrasi pelerini giyen ve insan hakları üzerine giden ülkeler ise başarısız oldu.” dedi. Daha önce de Trump’ın Erdoğan’a meşruiyet verdiğinisöylemişti. Kısacası Türkiye’de faşizmin inşası süreci ABD’nin desteği ve kontrolüyle gerçekleşiyor. Yani ABD’ye ve onun lideri olduğu savaş örgütü NATO’ya karşı olunmadan bu politikalara karşı olunmaz. Bu sebeple de Sincan ve Türkiye gençliği antiemperyalist bir hatta örgütlenmelidir.
Emperyalist savaşlardan en büyük zararı gençlik görür
Emperyalistler arası çıkar çatışmaları, emperyalist savaşları doğurur. Günümüzde çatışmaların, yaptırımların ve bloklaşmaların artmasından da anlaşılabileceği gibi dünyaböyle bir savaşa sürüklenmektedir. Savaş, patronların kar hırsı yüzünden çıkacak olsa da ondan en çok zarar gören gençlik olacaktır. Gençler cephede sakatlanacak hatta ölecektir. Biz sakatlanıp ölürken patronlar zenginleşecek, gençlere yinesefalet ve acıdan başka bir şey kalmayacaktır. NATO üzerinden ABD'nin Türkiye'de bulundurduğu üsler, Rusya ve İran gibi ABD karşıtı güçleri tedirgin ediyor. Bu sebeple de Karadeniz’deki Rus saldırganlığı artmış durumda. Aynı sebeple, İran’ın bombaladığı Körfez ülkeleri gibi İran Savaşı’nın içine çekilme tehlikemiz bulunuyor. Bu sebeple Türkiye’deki ve dünyadaki gençler NATO’ya, ABD'ye, aşırı silahlanmaya ve emperyalizme karşı çıkmalıdır.
Emperyalizm ekonomiyi doğrudan etkiliyor
Türkiye’de ardı arkası kesilmeyen bir enflasyon artışı var.Hayat pahalılığının karşısında maaşlar eriyor. Bundan Sincan'daki gençler de etkileniyor. Ortalama bir kafede kahve içmek aşağı yukarı 200 liraya mal oluyor. Yemekhane ve kantin fiyatları da almış başını gitmiş. Aslında hayat pahalılığı gençliğin Saray rejimini suçladığı konuların başında geliyor.Fakat bunun yanında hayat pahalılığı ile emperyalizminarasındaki ilişkiyi de görmeliyiz. Türkiye gibi bağımlıülkelerin ekonomisinde yabancı sermaye önemli bir güç sahibidir. Bunu bilen yabancı sermayedarlar bu güçlerini tehdit ve cezalandırma için kullanırlar. Örneğin yakın zamanda Trump F-35’leri ve sözde yerli ve milli uçak Kaan’ın motorlarını, Erdoğan istediklerini yaparsa vereceğini söyledi.
Emperyalizmin hayat pahalılığına tek etkisi sermaye ihracı yoluyla değildir. Emperyalist çatışma ve savaşlar da hayat pahalılığını olumsuz etkiler. Örneğin, ABD ve İsrail’in İran’ı işgal girişimine karşılık İran küresel petrol ticaretinin yüzde 25 ila 30’unun yapıldığı Hürmüz Boğazı’nı çoğu ülkeye kapatma kararı aldı. Bu ülkelerden biri de Türkiye’ydi. İran’ın bu hamlesi tüm dünyadaki petrol fiyatlarını arttırdı. Petrol fiyatları yükselince ulaşım maaliyetleri arttı. Bu da Türkiye’de hatta dünyanın pek çok yerinde pek çok üründe fiyat artışına sebep oldu. Mesela 14 Ağustos'ta Ankara'da öğrenci abonmanı 650 TL oldu. Hürmüz Boğazı örneği emperyalizmin ekonomiyi nasıl etkilediğini gösteren sayısız örnekten biri. Biz de gençler olarak tüm bu sorunların temelinin emperyalist sistem ve onun temsilcisi Saray rejimi olduğunu görmeli ve buna karşı mücadeleyi örgütlenerek beraber vermeliyiz.
(Genç Hayat)
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et