DEM Partili Ceylan Akça Cupolo: 'Yalnızca maddi imkanı olanların ilaca ulaşabilmesi adaletsizliktir'
Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, SGK'nın karşılamadığı akıllı kanser ilaçları için hastaların verdiği yaşam mücadelesini ve icra tehditlerini Meclis'e taşıyarak Sağlık Bakanı Memişoğlu'na sordu.
Sıla Altun
[email protected]
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, kanser tedavisinde hayati önem taşıyan yeni nesil akıllı ilaç ve immünoterapilerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından doğrudan karşılanmaması nedeniyle hastaların verdiği hukuk mücadelesini TBMM gündemine taşıdı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi veren Akça Cupolo, kanser hastalarının bütçe hesapları yüzünden mağdur edildiğini vurguladı.
Kanser tedavisinde erken ve doğru müdahalenin doğrudan hayatta kalma şansını belirlediğini hatırlatan Akça Cupolo, yüksek maliyetli modern tedavilere erişebilmek için hastaların onkoloji konseyi raporu, Sağlık Bakanlığı izni, SGK başvurusu ve ardından İş Mahkemesi’nde ihtiyati tedbir davası açmak gibi yıpratıcı bir süreçten geçmek zorunda bırakıldığını belirtti.
"Yargıçlar kesinlik bekliyor, davayı kaybeden icralık oluyor"
Sürecin Anayasal bir yükümlülük olan sosyal devlet ilkesiyle çeliştiğine dikkat çeken Akça Cupolo, "Tıbbın doğasında hiçbir tedavi için yüzde 100 kesinlik verilemeyeceği aşikârken yargının tedbir kararı için hekimlerden kesin sonuç garantisi beklemesi süreci kilitlemektedir. Üstelik davanın reddedilmesi halinde hastalar, kullandıkları devasa ilaç bedellerini SGK’ya geri ödemek zorunda kalarak icra tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Sağlık hizmetinin idari bir ret mekanizmasına dönüşmesi, yalnızca maddi ve hukuki imkanı olanların ilaca ulaşabildiği bir adaletsizlik yaratmaktadır" dedi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu'na sordu
Ceylan Akça Cupolo, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'na yönelttiği önergede yanıtlanmasını istediği sorulardan bazıları bu şekilde:
İki Kurum Arasındaki Çelişki: Bakanlığınıza bağlı TİTCK tarafından bilimsel ve tıbbi gerekçelerle onay verilen bir Endikasyon Dışı İlaç kullanım izni, hastanın yaşamsal ihtiyacını tescillediği halde; bu onay neden SGK için doğrudan bir geri ödeme emri sayılmamakta ve hasta iki farklı kamu kurumu arasında idari bir açmaza sürüklenmektedir?
Tıbbi Garanti Dayatması: Tıp biliminin doğasında hiçbir tedavi için %100 başarı garantisi verilemeyeceği aşikârken, mahkemelerin ve SGK’nın ihtiyati tedbir ve ödeme için hekimlerden kesin iyileşme taahhüdü beklemesi tıbbi gerçeklikle bağdaşmakta mıdır? Bu konuda Adalet Bakanlığı ile ortak bir Sağlık İhtisas Yargısı kriteri oluşturulması için bir çalışmanız var mıdır?
İcra Riski ve Önlemler: Dava sürecinde ihtiyati tedbir kararıyla ilacını alıp tedavisine başlayan, ancak davanın sonradan reddedilmesiyle SGK tarafından yüz binlerce liralık fatura çıkarılan ve icra tehdidiyle baş başa bırakılan kanser hastaları veya vefat halinde mirasçıları için bir önlem mekanizması oluşturulması düşünülmekte midir?
Fırsat Eşitsizliği ve SUT Güncellemeleri: Piyasada astronomik fiyatlarla satılan bu tedavilere yalnızca avukat tutabilen ve hukuki süreçleri yönetebilen hastaların erişebilmesi, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı vatandaşlarımızı kadere terk etmek anlamına gelmemekte midir? Anayasa’nın sağlık hakkı ve sosyal devlet ilkesinin gereği olarak SUT listelerinin güncellenme periyodu hedefe yönelik yeni nesil tedavileri kapsayacak şekilde neden hızlandırılmamaktadır?
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et