İsrail ordusunun Gazze'deki iş birlikçi milis ağı: ‘İsrail'in koruması olmadan ayakta kalamazlar’
Haaretz’in araştırmasına göre İsrail ordusu, Gazze’de Hamas’a karşı bazı Filistinli silahlı grupları destekleyip operasyonlarına dahil ediyor. Milislerin Gazzelileri yerinden etme ve saldırılarda kullanıldığını belirtti.
İsrail merkezli Haaretz gazetesi, İsrail ordusu askerleriyle görüşerek ve Gazze’deki kaynaklar ile uydu görüntülerini kullanarak, İsrail’in Gazze’de nasıl bir silahlı milis ağı kurduğunu ortaya koydu.
Habere göre, İsrail askerleri Gazze’de İsrail ile iş birliği yapan bazı kabileleri milis güçleri olarak “koordine etti”. İsrail ordusu ve istihbarat örgütü Shin Bet, Hamas’a karşı olmaları nedeniyle milis gruplarına destek verdi ve onlarla yakın bağlar kurdu. İsrail ordusunun hâlâ kontrolü altında bulunan alanda Hamas’a karşı yürütülen operasyonlar sırasında milis üyelerine topçu ve insansız hava aracı desteği de sağlandı.
İsrail ordusunun ‘operasyonel kolu’
Haaretz’in uydu görüntülerine ve sosyal medya videolarına dayalı haritalama çalışmaları, Gazze’deki Filistinlilerle yapılan görüşmeler, BM tarafından toplanan bilgiler, milis gruplarının kendi kamuoyuna yönelik açıklamaları ve İsrail askerleri ile komutanlarının ifadeleri, bu iş birliğinin derinliğini ve kapsamını ortaya koydu. Kanıtlar net bir tablo çiziyor: Silahlı Filistin milisleri, Gazze’de İsrail ordusu ve Shin Bet’in operasyonel kolu haline geldi.
Habere göre, milisler sadece Hamas militanlarına karşı değil, hayatta kalmaya çalışan Gazzelilere karşı da saldırılar yürüttü. Birleşmiş Milletler (BM) tarafından toplanan bilgilere göre, bazı silahlı kişiler İsrail ordusu ile koordineli hareket ederek Gazzelileri evlerinden kovdu. Bir İsrail Hava Kuvvetleri subayı, bir Shin Bet ajanıyla birlikte gözetleme ve saldırı amaçlı bir insansız hava aracıyla milisleri takip ederken gördüklerini anlattı. “Onları, Hamas’ın kamyonetlerine çok benzeyen iki ya da üç kamyonetle geldiklerini gördük. Koşarak insanlara ateş ettiler. Her binaya girdiler, ellerine geçirebildikleri her şeyi yağmaladılar, yığınla eşya ile dışarı çıktılar ve sonra evi yaktılar.”
Haaretz’e konuşan Hava Kuvvetleri subayı şunu vurguladı: “İsrail Devleti’nin, İsrail ordusunun ve Şin Bet’in savaş suçları işlemek üzere silahlı, eğitimli milisler gönderdiğini görüyorsunuz; ben de operasyonları sırasında onlara zarar gelmemesi için onları korumak zorunda olan kişiyim.”
İş birliğinin boyutları
İsrail askerleri Haaretz’e, milislerin İsrail ordusunun operasyonel faaliyetlerine dahil olduğunu söylediler. Bir Hava Kuvvetleri subayı, ordunun kaçakçılıkta kullanılan insansız hava araçlarını geri almak da dahil olmak üzere, Hamas’ın kontrolündeki bölgenin derinliklerindeki ulaşılması zor alanlara milisler gönderdiğini belirtti. “Onlara, ‘İnsansız hava aracını bize getirin, içindekileri kendinize saklayın’ deniyor. Silah ya da uyuşturucu olsun, her şeyi alıyorlar.”
Deyr el-Belah bölgesindeki bir milis komutanı, Gazze sakinlerini bölgeden çıkarmak için İsrail ordusu ile iş birliği yaptığını doğruladı. Mayıs ayında paylaştığı bir videoda, “İsrail tarafının mesajlarını halka iletiyoruz – burayı terk etmeleri gerektiğini söylüyoruz” dedi. BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) aynı ay, milis güçlerinin Gazze sakinlerine tahliye emri verdiği yönünde raporlar aldığını ve yerinden edilmiş ailelerin, kendilerini İsrail güçleri olarak tanıtan kişilerden kısa süre içinde ayrılmalarını emreden telefonlar aldıklarını bildirdi.
Üst düzey askeri yetkililer Haaretz’e, milislerin kilit isimlerinin siyasi liderler ya da Hamas’a karşı meşru bir yönetim alternatifi olmadığını söylediler. Aksine, bunlar Gazze’deki kaosu ve iktidar boşluğunu kişisel çıkarları için istismar eden eski çete liderleri ve uyuşturucu kaçakçılarıdır. Gazze’deki kaynaklar, bazı milislerin Filistin Yönetimi güvenlik güçlerinin eski üyeleri olduğuna dikkat çekti. Milis liderlerinden biri olan Shawqi Abu Nasira, adamlarının güvenlik ve askeri konularda İsrail ile koordinasyon içinde olduğunu doğruladı ve Hamas’ı İran’ın çıkarlarını desteklemekle suçladı. “Bu toprakları Hamas’tan kurtarma kararını ben verdim. İnsanlar bunun beni bir iş birlikçi yaptığını söylüyorsa, o zaman ben bir iş birlikçiyim.”
IŞİD artıklarından örgütlendiler
İsrail’in Gazze saldırılarının ilk aşamalarında, İsrail’in Hamas’a alternatif bir yönetim organı olarak klanları devreye sokmayı düşündüğü bildirilmişti. Bunun arka planında, İsrail hükümetinin Filistin Yönetimi’nin Gazze’ye geri dönmesine karşı çıkması yatıyordu. Haziran 2025’te Netanyahu, hükümetin “IŞİD’e bağlı suçluları” silahlandırdığı yönündeki iddialara “güvenlik yetkililerinin tavsiyesi üzerine, Gazze’de Hamas’a karşı çıkan klanları harekete geçirdik” yanıtını verdi.
İddiaların hedefinde Gazze’nin Refah bölgesinde bir milis grubunun başında bulunan ve uluslararası basına sık sık demeç veren Yaser Abu Şabab’ın adamları vardı. Abu Şabab yaralandığında, tedavi için İsrail’e nakledildi. Abu Şabab öldü, ancak onun simgesi haline geldiği milis projesi, özellikle Ekim 2025’te ateşkesin ilan edilmesinden bu yana gelişmeye ve genişlemeye devam ediyor.
Gazze’de beş silahlı grup var
Gazze bugün fiili olarak ikiye bölünmüş durumda: Yarısından fazlası İsrail ordusunun kontrolü altında, geri kalanı ise Hamas’ın kontrolünde. Haaretz’e göre, şu anda Gazze’de “Halk Güçleri” ve “Terörle Mücadele Vurucu Gücü” gibi isimlere sahip beş önde gelen silahlı grup bulunuyor.
İnternete yükledikleri videolarda bazen düzinelerce silahlı adam görülüyor ve Gazze’deki kaynaklara göre, bu gruplardan bazılarının üye sayısı artık yüzleri buluyor. Her biri İsrail ordusu kontrolü altındaki belirli bir bölgede faaliyet gösteriyor ve Haaretz, altıncı bir bölgede de milis faaliyetleri olduğunu tespit etti. Bu gruplar Beyt Hanun, Şucayye, Deyr el-Belah, Han Yunus ve Refah’ta konuşlanmış durumda. Milis üslerinin, İsrail ordusu ile Hamas arasındaki ayrım hattına – yani sözde Sarı Hat’a – yakınlığı, Hamas kontrolündeki topraklarda kolayca operasyonlar düzenlemelerine imkân tanıyor. Son aylarda Gazze’nin çeşitli yerlerinde milisler ile Hamas savaşçıları arasında şiddetli çatışmaların yaşandığı görülüyor. Milisler, Refah’ta Hamas militanlarını öldürdüklerini duyurdu. Han Yunus’ta ve Gazze’nin merkezindeki mülteci kamplarının çevresinde ölümcül çatışmalar yaşandığı bildirildi. Milisler, Hamas’ın silahlarına el koyduklarını övünerek anlattılar ve grubun üyelerini takip edecekleri tehdidinde bulundular.
‘İsrail’in koruması olmadan ayakta kalamazlar’
Öte yandan, İsrail ordusunun üst düzey komutanları ve savunma yetkilileri, milisleri Hamas’a alternatif bir hükümet haline getirme niyetinde olmadıklarını belirttiler.
Üst düzey bir subay, “Hamas’tan kontrolü ele geçirme kapasiteleri yok ve İsrail ordusunun koruması ve desteği olmadan, Hamas’a karşı askeri açıdan ayakta kalamazlar. Onları kullanmak, taktiksel bir zorunluluktan çok operasyonel bir kısıtlamadır. Nihayetinde, ordunun kontrolü altındaki bölgelerde düzeni sağlayabilecek ve askerlerimize göre nispi bir avantaja sahip olduğu yerlerde görevleri yerine getirebilecek yerel bir güce ihtiyacımız var” dedi.
(Dış Haberler)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et