Kürt Siyasetçi Selma Irmak: 'Toplumun sürece dahil edilmemesi büyük risk'
Sürecin takvimi nasıl işleyecek? Cezaevindekilerin ve Avrupa'da yaşamak zorunda kalan sürgündeki siyasetçilerin hukuki statüsü nereye evrilecek? Kürt Siyasetçi Selma Irmak anlattı.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Diyarbakır – Çerçeve yasa sonrası PKK’nin fesih ve silah bırakma sürecini izleyecek olan Teyit Tespit İzleme Kurulunun ilk toplantısını gerçekleştirmesiyle birlikte sürecin takvimi ve pratik adımlar kamuoyunda merak konusu. Yasanın güvenlikçi bir dille yazılması, siyaset yasakları ve kapsamın daraltılması ise ağır eleştirileri beraberinde getiriyor. Uzun yıllar cezaevinde kaldıktan sonra yurt dışında yaşamak zorunda kalan Kürt Siyasetçi Selma Irmak, süreci gazetemize değerlendirdi.
Teyit Tespit İzleme Kurulunun çalışmalarını ilk adım olarak tanımlayan Irmak, sürecin yürütülme biçiminin ve şeffaflığının hayati olduğuna dikkat çekti. Toplumun sürece dahil edilmemesinin büyük bir risk taşıdığı uyarısında bulunan Irmak, “Bu tür süreçler kağıt üzerinde bir anlaşma ya bir mutabakata varsa bile bu anlaşma eğer toplumsallaşmazsa kalıcı bir barışa dönüşmez. Kalıcı barış dediğimiz, onarıcı, sağlatıcı barış dediğimiz meseleler toplumsallaşmayla gelişen meselelerdir. Hükümetin bunu göz ardı etmesi çok büyük bir risk” dedi.
"Şeffaflık olmazsa süreç sabotaja açık hale gelir"
Irmak şöyle devam etti: “Bu kadar toplum rızasını almadan, toplumu gerçekten nispi oranda bile bilgilendirmeden yürütülen bir süreç tam da söylenildiği gibi sabotaja daha fazla açık hale geliyor. O nedenle bu kadar gizli saklı yürütülmesi, toplumdan sakınılarak götürülmesi daha fazla enfekte olmaya açık bir süreç ortaya çıkarıyor. Bu süreci toplumsallaştırmak kuşkusuz en fazla hükümetin sorumluluğunda.”
Çerçeve yasada yer alan ve 1 Haziran 2005 öncesi ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlardan yargılananları kapsam dışı bırakan düzenlemeyi eleştiren Irmak, bu ayrımın kanunun ruhuna bütünüyle aykırı olduğunu söyledi. Dünyadaki çatışma çözüm süreçlerinde ilk adımların güven verici olduğuna ancak Türkiye’de sürecin güvenlikçi bir bakış açısıyla başladığına dikkat çeken Irmak, bu tereddütlü adımların taraflarda ve toplumda güvensizlik yarattığını ifade etti.
"Demokratik mücadeleyi büyüterek yürüteceğiz"
Yasa ile öngörülen 2 ila 3 yıllık siyaset yasakları ve denetimli serbestlik sürelerinin de Kürt siyasetine yönelik bir dizayn çabası ve tasfiye olduğunu dile getiren Irmak, binlerce siyasetçinin sürgünde olduğuna dikkat çekerek “Partileri kapatabilirsiniz, siyasetçileri cezaevlerine tıkabilirsiniz, sürgüne gönderebilirsiniz, hatta öldürebilirsiniz ama bu halkı kapatamazsınız” dedi. Siyaset kanallarının tıkanmasının ciddi bir tutarsızlık olduğunu ifade eden Irmak, yasadaki suçun tekrarı halinde ertelemenin iptal edileceği yönündeki maddelerin büyük bir baskı yarattığını belirtti.
Demokratik mücadeleden vazgeçmeyeceklerinin altını çizen Irmak, “Bir kapı aralansa da bir duvarda delik açılsa da biz oradan demokratik mücadeleyi büyüterek yürüteceğimize inanıyoruz” dedi.
"Sürgün hayatı cezaevinden çok daha ağır"
Yurt dışında sürgün hayatı yaşayanların dönüşüne dair tartışmalara da değinen Irmak, aileleri ve çocuklarıyla uzun yıllar içinde zar zor yeni bir yaşam kuran insanların tekrar bir altüst oluş yaşama endişelerinin son derece insani ve haklı bir durum olduğuna dikkat çekti. Kendi dönüşü için net bir ön şart koşan Irmak, cezaevlerindeki siyasi tutuklular özgür kalmadan dönmeyeceğini ifade etti: “Cezaevi kapıları kapalıyken, arkadaşlarımızın özgürlükleri kısıtlanırken bunu görmezden gelmek, kabullenmek benim için etik bir sorundur.”
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et