'Tezgah başında Türk, Kürt diye ayırmıyorsak barışa neden karşı çıkalım?'
Rusya-Türkiye hattında çalışan Volgo-Don 5021 gemisinde açlık, susuzluk ve salgın hastalık tehdidiyle baş başa bırakılan 12 işçi; şirketin savaşı bahane ederek haklarını gasbettiğini, tüm baskılara rağmen geri adım atmayacaklarını belirtti.
Ford Otosan işçisi
Merhaba Evrensel okurları
Çerçeve yasa hepimizin bildiği üzere uzun zamandır gündemde. Ben de yasayla alakalı bir mektup yazmak istedim. Çünkü yasa gündem olduktan sonra herhalde hepimizin sosyal medyasını buna dair şeyler kaplamıştır diye düşünüyorum.
Her yerde 'Bu yasaya evet diyen teröristtir'', '' Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak'' gibi bir çok görsel yazı ve video dolaşıyor. Hatta en ünlülerinden biri Erdoğan'ın geçmişte yaptığı konuşma olabilir. O konuşmasında 'Asla affetmeyeceğiz' vs diyordu. Tabi gelinen noktayla bir karşılaştırma yapılıyor.
Şimdi ne düşündüğüme gelirsek eğer; sorduğumuzda herkes 'Benim Kürtlerle bir derdim yok derdim teröristlerle' der, iktidar da aynı şeyi söylüyor; 'Kürt sorunu yoktur terör sorunu vardır' diyor. Hatta bazı arkadaşlar benim de 'Kürt arkadaşlarım var' diyerek kendisinin ırkçı olmadığını kanıtlamaya bile çalışır. E madem seviyoruz Kürtleri onlar da bizim arkadaşlarımız, ne istiyorsunuz insanlardan? Barış olmasın diye mi bu feryat figan?
Elbette anlamak lazım bu ülkede biz çok büyük acılar çektik, ben de Türk bir işçiyim. Ama ölenin sadece biz olduğumuzu düşünmek sizce de biraz acımzasızca değil mi? Çerçeve yasa ile serbest kalacak olanlar da o sevdiğiniz arkaşlarınız. Bu ülkede Kürt sorunu, terör sorunu, o sorunu, bu sorunu hepsi birbirinin aynısı. Sorun devletin politikaları. Şimdi diyeceksiniz madem öyle baştan beri ne anlatıyorsun. Şunu demek istiyorum ki en büyük sorun hepimizin aynı şekilde sömürülmesi. Burada fabrikada çalışırken Kürt ya da Türk diye bakmıyoruz. O zaman bu ülkenin doğusunda başka bir halkın olması niye bize bu kadar fazla geliyor. Belki bir seçim taktiği belki değil hep beraber göreceğiz. Elbette ben de lanet ediyorum ömrümü çalan bu sisteme de bu partiye de ama barışa dair en ufak bir umut varsa buna destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Vermiyorsak da köstek de olunmamalı.
Artık kimse ölmesin istiyorum. Bunun yolu da buralardan geçiyorsa geçsin. Yanımda çalışan Kürt arkadaşım 'terörist' değil bunu biliyorum. Bundan sonra da ne o ne de ben acı çekelim istiyorum. Bu yüzden de bir işçi olarak düşüncelerimi dile getirmek istedim. Çünkü sosyal medyada gördüklerim de atölyemde fabrikada çalışan arkadaşlarımdan dinlediklerim de hiç empati yok. Belki bu yazı onlara da başka bir ışık olur. Belki okurlar diye düşündüm. Umarım okurlar.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et