Samsun açıklarında aç susuz hastalık tehdidiyle yüz yüze: Cunda Denizcilik işçileri alacakları için gemide direniyor
Rusya-Türkiye hattında çalışan Volgo-Don 5021 gemisinde açlık, susuzluk ve salgın hastalık tehdidiyle baş başa bırakılan 12 işçi; şirketin savaşı bahane ederek haklarını gasbettiğini, tüm baskılara rağmen geri adım atmayacaklarını belirtti.
Cihan Çelik
[email protected]
Kavel Alpaslan
İstanbul - Liman kentlerinde yaşayanlar için açıkta bekleyen yük gemileri alışıldık bir manzaradır. Dağlar ya da evler gibi kent silüetinin ayrılmaz bir parçası gibi gelir insana. Kırmızı renklisi hemen ardından demir alsa mavisi demir atar. Sanki hep oradaydılar ve hep orada olacaklar.
Yalan değil, liman kentleri binlerce yıldır, aralıksız süren deniz trafiğine alışkın. Samsun’dan Karadeniz açıklarına bakıldığında gördüklerimiz de böyle gemilerdir. Fakat içlerinden biri var ki gerçekten de bir yere gitmiyor.
Rusya’dan Türkiye’ye buğday taşıyan Cunda Denizcilik’in işlettiği Volgo-Don 5021 gemisi uzun bir süredir Samsun açıklarında demirli. İçindeki işçilerse yaklaşık 4 aydır ücretlerini alamıyorlar. Çoğunluğu Azerbaycanlı 12 işçi, hak ettikleri ücretlere ulaşamadıkları gibi şirketin gösterdiği ‘savaş koşulları’ gerekçe gösterilerek gemide mahsur kaldı. Şirketin görmezden geldiği işçiler için gemide koşullar her geçen gün kötüleşiyor. Biriken çöplerden kokuların ve sineklerin yükseldiği, temiz içme ve kullanma suyu ile yiyeceklerin bittiği bir ortamda işçiler, sadece hakları olan ücretlerin ödenmesini talep ediyorlar.8
Savaş sebep mi, bahane mi?
Karadeniz, Ukrayna’nın 6 Temmuz’da başlattığı yoğun dron saldırıları sonrasında deniz işçileri için artık oldukça güvensiz bir rota. Zira Ukrayna’nın başlattığı rekor şiddetteki saldırı Rusya’ya gittiği gerekçe gösterilerek sivil ticari gemileri hedef alıyor. Bu tarz 150’den fazla kaydedilirken onlarca deniz işçisi hayatını kaybetti.
Ateş altında çalışmanın zorluğu bir tarafta işçilerin sırtına yüklenirken ‘Savaş sebebiyle yapılamayan seferler’ patronlar tarafından işçilere karşı koz olarak kullanılabiliyor. Şirket Volgo-Don 5021 gemisinin ‘unutulmasına’ gerekçe olarak savaşı gösteriyor. Fakat Evrensel’e konuşan gemi personeli saldırıların yoğunlaştığı tarihten önce demir attıklarını hatırlatıyor: “Yollar kapanmadan önce, yani 27 Haziran’da son seferi yaptık. Sonra 8 Temmuz’da Sinop’a geldik ve 21 Temmuz’dan beri Samsun’dayız.”
İşçiler yabancı uyruklu oldukları için Türkiye’de sigortaları yok. Azerbaycan’da da sigortaları yok. Şirket gemiyi sigortalatıyor; gemi bir sorunla karşılaştığında işçilerin yalnızca ücretleri sigortadan karşılanıyor.
İşçilerin hakedişlerini gösteren belge
‘Hiç 1 yıl ailenizden uzakta çalıştınız mı?’
83 bin dolar alacakları bulunan ve aylardır maaş almadan çalışan işçiler Samsun’da mağdur durumda rehin alındıklarını söylüyorlar. Bir işçi “Tam bir yıldır ailemden uzaktayım. Hiçbir yıl ailenizden uzak oldunuz mu? Olmayan insan yaşadıklarımızı anlamaz. Her gün kızım soruyor; ‘Baba ne zaman geleceksin?’ diye. Çocuklarımızın rızkını almadan eve dönemeyeceğiz” sözleriyle yaşadığı mağduriyeti dile getiriyor.
Ücretleri ödenmeyen işçiler boş temiz su deposu ve kumanya raflarını gösteriyor. Güvertede biriken çöplerde sinekler üremiş durumda. Kötü hijyen koşullarını anlatan işçi, “Denizden çektiğimiz suyu tuvaletlerde kullanıyoruz. Temiz su ve yiyeceklerimiz bitti. Kumanya yarım yamalak geldi. Biriken çöplerden kokular yükseliyor. Mutfakta bulaşık yıkamak için deterjan bile kalmadı. Üstelik 56 yaşında bir gemide çalışıyoruz, çok eski bir gemi.”

Dün Samsun acenteliğinden bir yetkili ile iletişime geçtiklerini kendilerine su gönderileceğinin söylendiğini anlatan işçiler, suyun hâlâ gelmediğini ifade ediyor.
‘Nereye şikayet ederseniz edin’
Şirket yetkilileri daha önce işçilere ‘Beklemelerini, zira maaşların 15 gün içinde yatırılacağını’ söyledi: “Biz üç kere durduk, göz yumduk. Şirketin dediklerine inandık. Sonra hepsinin yalan olduğunu anladık. Şimdiyse şirket bize ‘Nereye şikayet ederseniz edin’ diyor.”
Aslında böyle durumlarda deniz işçilerini korumakla yükümlü bir kurum var: Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF). Fakat işçiler bu süre içerisinde iletişime geçtikleri ‘ITF’ten Mehmet Emre Avcı’nın şikayetlerine yanıt vermediğini’ dile getirdi, yalnız bırakıldıklarını söyledi. İşçilere göre ITF, yaşanan sorunlara gözünü kapatarak şirketin yanında tavır alıyor. İşçiler bakanlıklara ve CİMER’e yaptıkları şikayetlerden de dönüş alamadıklarını belirtti.
‘Futbol takımına transfer yapıyor’
2008’de kurulan Cunda Denizcilik’in başındaki isimse Mehmet Engin Özturan. Çeşitli sektörlerde yatırımları bulunan Özturan aynı zamanda 12 Bingölspor isimli futbol takımının da başkanı. İşçiler, ‘Özturan’ın son derece varlıklı birisi olduğunu ancak denizcilerin ekmeğine göz diktiğini’ vurguluyor: “Kendisinin 20’den fazla gemisi var. Şu anda 5 gemi sefer yapıyor. Her sefer yüz binlerce dolar getiriyor. Tek bir sefer tüm işçilerin parasını kuruşuna kadar kapatır.” Patronun mal varlığını araştıran işçiler, kısa süre önce Özturhan’ın futbol transferleri için harcadığı paraları görünce öfkelendiklerini belirtiyorlar.
Öte yandan yaşananları kamuoyu ile paylaşmak isteyenlerin şirket tarafından korkutulduğu bilgisini paylaşan işçiler “Şirketin yalakaları işçilerin ağzını kapatmaya çalışıyor. ‘Bizden çok büyük adam, eli ayağı uzun adam’ diyerek korkutmaya çalışıyorlar” şeklinde konuşuyor.
‘Sigortasız savaşa gönderiliyoruz’
Savaş gündemiyse yaşanan sorunların sadece şirket tarafından gösterilen ‘gerekçesi’ değil, aynı zamanda sorunların bir başka perdesi. Volgo-Don 5021’in işçileri, savaş bölgelerine giden işçilere sigorta yapılmadığını ifade ediyor: “Savaş bölgelerine sigortasız gönderiliyorduk. Buralarda çalıştık. Şimdi de diyorlar ki ‘Paranızı vermiyorum.”
Vurulan gemide iki denizci yaşamını yitirdi
Aynı şirket daha önce Ukrayna savaşının ortasındaki Azak Denizi’ne gemi göndermiş ve MV Circon isimli bu gemi 5 Haziran’da vurulmuştu. Gemide çalışan iki Azerbaycanlı, Kaptan Fuad Orujov ve Çarkçıbaşı Gismet Aliyev hayatını kaybetmişti. Volgo-Don 5021’deki işçiler “Arkadaşlarımız öldüğünde ailelerine bir kuruş yardım bile yapılmadı” diyerek çalışma koşullarının zorluklarına değiniyorlar. Dron saldırılarından sonra önlem olarak geminin belirli bölgelerine tel çekildiğini fotoğraflarla gösteren işçiler, “komedi” olarak nitelendirdikleri bu ‘önlem’in kimseyi koruyamayacağını söylüyor.
‘Sonu ne olursa olsun’
İşçiler tüm zorluklara rağmen mücadelelerinde kararlılar. “Bu işin sonu ölüm de olsa geri atmam artık. Çünkü şu an benim için önemli olan para değil. İşin önemlisi bu kişilerin bizi ayaklar altına alıp insan yerine koymamaları. Arkadaşlarımıza bir söz verdik. Biz gidersek bu arkadaşlar Türkçe bilmiyor, hepsi Azerbaycanlı” diyen bir işçi ‘Sonuç ne olursa olsun seslerinin duyurulması bile kendilerini mutlu ettiğini’ söyleyerek dayanışma çağrısı yapıyor.
‘Dava açma’ tehdidi
İddialarla ilgili aradığımız Cunda Denizcilik’ bizi patronu Mehmet Engin Özturan’a yönlendirdi. İşçileri ve haber yapan gazetecileri dava açmakla tehdit eden Özturan işçileri “yalan” söylemekle suçladı. Özturan, ödenmeyen haziran ve temmuz ücretleri olduğunu iddia etti. Ne zaman ödeneceği konusunda ise “Size hesap mı vereceğim” karşılığını verdi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et