25.08.2026 14:40 / Güncelleme: 14:54

ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

ABD, 5 sektörü kapsayan İran'a yönelik yaptırımlarını duyurdu. Bazı akademik ve sportif lisansları askıya alan Washington, Tahran ile ticari ilişkilerini sürdüren üçüncü ülke ve bankalara da yaptırım uyarısı yaptı.

ABD ‘ekonomik savaş’ı başlattı: İran’a karşı benzersiz baskı operasyonu

Fotoğraf: AA

Ela Ava
[email protected]


İran’a karşı başlattığı savaşta Hürmüz Boğazı’na sıkışan Donald Trump yönetimi bu kez de İran’a yönelik ekonomik baskıyı artırmak amacıyla ‘ekonomik savaş’ başlattığını duyurdu. Salı günü yeni yaptırımları açıklayan ABD Hazine Bakanı Scott Bessent bu kampanyayı “benzeri görülmemiş” olarak nitelendirerek, amacın İran’ın yurt dışındaki “ekonomik nefes yollarını” kesmek olduğunu ifade etti.

Washington, bu program kapsamında İran ekonomisinin çeşitli sektörlerine yönelik yaptırımların kapsamını genişletti. Onlarca kişi, şirket ve ticari gemi yaptırım listesine eklendi ve İran ile iş birliğine devam eden yabancı bankalar, şirketler ve aracı kurumlar üzerindeki baskının artırılacağı açıklandı. Buna Washington’ın İran’ın ticaretine ve gelirlerine hizmet ettiğini düşündüğü bazı faaliyetlerin durdurulması için bir süre sınırı belirlenmesi de dahil.

Bu “benzeri görülmemiş kampanya” kapsamında duyurulanların bir kısmı, halihazırda var olan yaptırımlar ve kısıtlamalar üzerine kurulu. İran’ın denizcilik, altın ticareti ve havacılık gibi sektörleri yıllardır çeşitli şekillerde ABD’nin kısıtlamalarına tabi durumda. Şimdi değişen ise, yeni hedeflerin eklenmesinin yanı sıra, bazı yaptırım yetkilerinin kapsamının genişletilmesi ve İran’ın yabancı ortaklarına yönelik daha sert tedbirlerin ilan edilmesi.

İlan edilen yaptırımlar nelerdir?

En önemli değişiklik dijital varlıklar, teknoloji, altın, havacılık ve denizcilik olmak üzere beş sektörü ilgilendiriyor. ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), bu beş sektörü resmi olarak 13902 sayılı kararnameye tabi olan İran ekonomisi sektörleri arasına dahil etti.

Donald Trump’ın ilk başkanlık döneminde, ocak 2020’de imzaladığı bu kararname, başlangıçta İran’ın inşaat, madencilik, imalat ve tekstil sektörlerini kapsıyor ve Hazine Bakanlığına daha sonra başka sektörleri de ekleme yetkisi veriyordu. Finans sektörü aynı yıl, petrol ve petrokimya sektörleri ise 2024 yılında bu listeye dahil edilmişti.

ABD Hazine Bakanlığı, bu beş sektörün eklenmesiyle birlikte ikincil yaptırımlara tabi olabilecek İran bağlantılı faaliyetlerin kapsamının genişlediğini belirtiyor. Bakanlığın açıklamasına göre Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi (OFAC), hangi ülkede yerleşik olduklarına bakılmaksızın şahısları, İran ekonomisinin bu sektörlerinden birinde faaliyette bulundukları gerekçesiyle yaptırım listesine alabilir. ABD yönetimi, bu kararın Washington’un bu alanlarda faaliyette bulunan yabancı şahısları veya onlara hizmet sağlayanları hedef alma kapasitesini önemli ölçüde artırdığını belirtiyor.

ABD’nin, bu beş sektörü seçmesinin gerekçeleri arasında çeşitli nedenler var. Hazine Bakanlığı, İran’ın para transferi ve yaptırımları delmek için dijital varlıkları kullandığını, silah programları için ileri teknoloji temin etmeye çalıştığını, İran riyalindeki değer kaybına karşı varlıklarının değerini korumak için altına başvurduğunu ve ekipman, para transferi ile petrol ihracatı amacıyla havacılık ve denizcilik ağlarından yararlandığını belirtiyor.

Aynı zamanda yaklaşık 60 kişi, şirket ve gemi de yaptırım listesine alındı. ABD Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisine (OFAC) göre bunların bir kısmı İran’ın füze ve nükleer programları için ekipman tedarikinde, bir kısmı siber operasyonlarda, diğer bir grubu ise petrol ihracatı ve gelirlerinin transferinde rol oynadı. Bu hedefler çeşitli ülkelere dağılmış durumda ve hepsi tek bir temele dayanarak yaptırıma maruz kalmadı.

Üniversite değişim programlarından spor maçlarına kadar yaptırım

Yeni paketin dikkat çeken bir diğer değişikliği ise, İran’a yönelik geniş kapsamlı yaptırımlara rağmen daha önceden OFAC’ın genel lisansları çerçevesinde gerçekleştirilebilen birtakım faaliyetlerin kısıtlanması.

OFAC artık beş lisansı süresiz olarak askıya almış durumda: ABD’lilerin üçüncü ülkelerdeki bazı eğitim faaliyetleri, İran’a ve İran’dan yapılan kişisel ve ticari olmayan havaleler, ABD’de veya üçüncü ülkelerdeki bazı konferanslarla bağlantılı hizmetler, İran ile ABD arasındaki spor ile bazı akademik ve eğitim iş birliği ile hizmetleri.

Akademik alanda, önceki lisans nispeten geniş bir kapsama sahipti. İleri Amerikan üniversiteleri, lisans ve lisansüstü düzeyde öğrenci değişimi için İran üniversiteleriyle anlaşmalar yapabiliyor ve bu bağlamda İran üniversitesi öğrencilerine ABD’de öğrenim görmeleri için burs verebiliyordu. Bu lisansın askıya alınmasıyla birlikte OFAC, izin gerektiren faaliyetler için ayrı ayrı lisans başvurusunda bulunulabileceğini bildirdi.

Spor alanında ise 2013 yılından bu yana yürürlükte olan ve İran ile ABD arasında profesyonel ve amatör spor faaliyetleri ile mübadelesine ilişkin bazı hizmetlerin sunulmasına izin veren lisans; gösteri maçları ve etkinlikleri, sporculara destek, antrenörlük, hakemlik ve spor eğitimi gibi alanları kapsıyordu. Bu lisans da artık süresiz olarak askıya alınmış durumda.

OFAC ayrıca bazı kişisel ve ticari olmayan havaleler ile belirli konferanslarla ilgili hizmetlere ilişkin lisansı da askıya aldı. 24 Ağustos’tan önce bu lisanslar temelinde başlatılmış faaliyetler ve işlemler için 8 Eylül 2026 tarihine kadar geçici bir süre tanındı.

Bu karar, İran ile ABD arasındaki tüm eğitim, kültür veya kişisel ilişkilerin yasaklandığı anlamına gelmiyor. OFAC’ın bildirisi spesifik olarak bu beş lisansı askıya almış olup, İran’a yönelik yaptırım düzenlemelerindeki diğer bazı lisanslar ve istisnalar yürürlüğünü koruyor. Yeni kararın her bir faaliyet üzerindeki kesin etkisi, o faaliyetin daha öncesinde hangi yasal dayanak veya lisans temelinde gerçekleştirildiğine bağlıdır.

Büyük tabloda Çin var

Amerikalı yetkililerin son aylarda yaptığı açıklamalar, Çin’in bu baskının en önemli odak noktalarından biri olduğunu gösteriyor. Çin son yıllarda İran petrolünün en büyük alıcısı konumunda ve iki ülke arasındaki petrol ticaretinin, ABD’nin Tahran ve Pekin üzerindeki ekonomik baskısının en önemli odak noktalarından biri olduğu anlaşılıyor.

İran’ın deniz yoluyla ihraç ettiği petrolün yüzde 80’den fazlası Çin’e gidiyor ve bunun önemli bir kısmını, özellikle Şandong eyaletindeki bağımsız ve küçük ölçekli rafineriler satın alıyor. Çinli büyük devlet şirketleri, ABD yaptırımlarının yeniden yürürlüğe girmesinden bu yana İran petrolünü doğrudan satın almaktan büyük ölçüde kaçınmıştı. Ancak bağımsız rafineriler daha ucuz olan İran petrolünü almaya devam ediyor.

Bu ticaret, yeni yaptırım paketinden önce de baskı altındaydı. ABD, Washington’ın İran petrolünün Çin’e satılmasında rol oynamakla suçladığı nakliye şirketlerini, rafinerileri ve aracıları defalarca yaptırım listesine almıştı.

Enerji analizi şirketi Kpler’in tahminleri, İran’ın Çin’e petrol ihracatının ağustos ayında günde yaklaşık 534 bin varile ulaştığını gösteriyor; oysa bu rakam temmuz ayında yaklaşık 823 bin varil, yılın başlarında ise bir ara günde yaklaşık 1 milyon 580 bin varil seviyesindeydi.

Çin’in yanı sıra, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) de İran’ın dış ticaret ağındaki önemli baskı noktalarından biri. BAE uzun yıllar boyunca malların İran’a yeniden ihracatı, para transferi ve İranlı şirketler ile tüccarların faaliyetleri için ana güzergahlardan biri olmuştu. Ancak BAE, 18 Ağustos’ta İran’ı kendi topraklarına füze fırlatmakla suçlayarak tüm ticaret ve mali işlemleri askıya aldı.

Türkiye ve Irak

Türkiye ve Irak da farklı nedenlerle gündemde. Türkiye hem İran’ın ticaret ortağı hem de malların taşınması ve ödemeler için alternatif kara güzergahlarından biri olduğundan kritik bir yerde duruyor, nitekim BAE güzergahının durdurulmasının ardından bazı Hintli ihracatçılar, İran ile ticaretlerini Türkiye güzergahı üzerinden taşımayı değerlendirdiklerini bildirdiler.

Irak da uzun yıllardır, özellikle gaz, elektrik ve gıda dışı mallar açısından İran’ın en önemli bölgesel pazarlarından biri oldu. ABD’nin üçüncü ülkelerin bankalarına, nakliye şirketlerine ve aracılarına yönelik baskısını artırması, Çin’in yanı sıra İran’ın bölgesel ticaret yollarını da hedef alabilir.

ABD Hazine Bakanı, yeni yaptırım paketinin duyurulmasıyla birlikte yaptığı açıklamada, ülkesinin Hazine Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve askeri kurumlarından ekiplerin diğer hükümetlerle iletişim halinde olduğunu belirterek Washington’un tespit ettiği faaliyetlere son verilmesi için her ülkeye belirli bir mühlet tanıdığını ekledi. Bakan, bu faaliyetlerin devam etmesi durumunda İran için “Kara para aklamaya” yardım eden kurumların ABD doları sistemine erişimlerini kaybedebilecekleri konusunda uyardı.

Aylar süren savaşın ardından İran halkına ekonomik baskı

Washington, İran’a yönelik ekonomik baskının kapsamını genişletirken, istatistikler ve raporlar 28 Şubat’ta başlatılan savaşın İran’ın mali ve ekonomik sistemini benzeri görülmemiş bir baskıyla karşı karşıya bıraktığını gösteriyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF), temmuz ayındaki değerlendirmesinde İran ekonomisinin 2026 yılında yaklaşık yüzde 4.5 küçüleceğini öngörmüştü. İran İstatistik Merkezine göre, yıllık enflasyon oranı temmuz 2026 yüzde 66’ya ulaştı, yıllık enflasyon yüzde 87.9 oldu ve gıda fiyatları geçen yılın temmuz ayına göre yaklaşık yüzde 128 arttı.

Petrol ihracatındaki düşüş, İran’ın en önemli döviz geliri kaynaklarından birini kısıtlarken; denizcilikteki aksamalar, deniz kısıtlamaları ve aracı ağlar ile petrol satış ve transferi üzerindeki baskılar, İran’ın petrol satışını daha da zorlaştırdı.

İran’ın “ekonomik tecrit” operasyonu, geçmiş yıllarda ve onlarca yılda İran’a karşı oluşturulan geniş yaptırım sisteminin yerini almıyor. Bu geniş sistemin bazı bölümleri genişletilmiş, buna yeni hedefler eklenmiş ve Donald Trump yönetimi, aylar süren savaşın, ticaretteki aksamaların ve petrol gelirlerindeki düşüşün İran ekonomisi üzerindeki baskıyı zaten artırmış olduğu bir dönemde, yabancı taraflara karşı ikincil yaptırımların uygulanmasını şiddetlendireceğini açıklıyor. Bunun en ağır faturası da daha önceki yaptırımlarda olduğu gibi yine İran halkına ve emekçilerine kesilecek.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
25.08.2026 11:43 / Güncelleme: 11:47

Şampiyonlar Ligi için kritik maç: Fenerbahçe- Olympique Lyon maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?

İlk maçta Lyon ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi lig aşamasına kalmak için Fransa'da sahaya çıkacak. Karşılaşmanın saati, yayın kanalı, eksikler ve muhtemel 11 belli oldu.

Şampiyonlar Ligi için kritik maç: Fenerbahçe- Olympique Lyon maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?

Fotoğraf: AA

25.08.2026 10:07 / Güncelleme: 10:32

ABD'den sığınma hakkına darbe: 200 bin göçmenin vizesi iptal edilebilir

ABD, B1 ve B2 vizesiyle ülkeye geldikten sonra sığınma başvurusunda bulunan göçmenlerin vizelerini iptal etmeye hazırlanıyor.

ABD'den sığınma hakkına darbe: 200 bin göçmenin vizesi iptal edilebilir

Fotoğraf: Pexels

25.08.2026 09:13 / Güncelleme: 11:54

Süleymancılara 3'üncü dalga operasyon: 54 şüpheliden 38'i yakalandı, 11 şirket ile 3 derneğe kayyım atandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının Alihan Kuriş’e yönelik yürüttüğü soruşturmanın 3’üncü dalga operasyonunda 54 şüpheliden 38'i yakalandı. Soruşturma kapsamında 11 şirket ile 3 derneğe kayyım atanmasına da karar verildi.

Süleymancılara 3'üncü dalga operasyon:  54 şüpheliden 38'i yakalandı, 11 şirket ile 3 derneğe kayyım atandı
25.08.2026 10:09

Otel-tatil köyü şikayetleri bir ayda yüzde 168 arttı

Şikayetvar verilerine göre, temmuzda turizm şikayetleri yüzde 94 arttı. Otellerde hijyen ve yemek kalitesi, pazarlama sitelerinde kayıtsız rezervasyonlar, kiralık villalarda ise gerçeği yansıtmayan ilanlar tatilcileri mağdur etti.

Otel-tatil köyü şikayetleri bir ayda yüzde 168 arttı

Fotoğraf: Jeffrey Francisco/Unsplash

25.08.2026 10:22

Halit Ergenç'ten itiraf: Hollywood setine ürün temsilcisi olarak girmiş

15 yıldır özel tasarım hoparlör üreten ünlü oyuncu Halit Ergenç, 'Tom ve Jerry' filminin Londra’daki setine ürün temsilcisi olarak katıldığını açıkladı. Ergenç, setteki kimseye oyuncu olduğunu söylemediğini belirtti.

Halit Ergenç'ten itiraf: Hollywood setine ürün temsilcisi olarak girmiş

Fotoğraf: @halitergencresmi/Instagram

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!