25.08.2026 12:03 / Güncelleme: 12:06

Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

"Solun cemaat, tarikat ve çeteleşmeye karşı yanıtı, halkın örgütlü gücüdür. Sosyal devlet, laiklik ve sınıfsal dayanışmayla yoksulluğa ve geleceksizliğe son verilebilir. Korkunun değil, özgürlüğün örgütlenmesi şart."

Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin sorumluluğu

Fotoğraf: Eylem Nazlıer/Evrensel

Ali Gültekin
[email protected]


Cemaatleşme, tarikatlaşma, çeteleşme ve organize suç karşısında yalnızca devletin ne yapacağına bakmak yeterli değildir. Sol, sosyalist ve devrimci çevrelerin de tarihsel ve güncel sorumlulukları vardır.

Bu mesele yalnızca bir “güvenlik” meselesi değildir. Aynı zamanda sınıfsal, siyasal, ekonomik ve toplumsal bir meseledir.

Kapitalizmin yarattığı yoksulluk, işsizlik, güvencesizlik, geleceksizlik ve eşitsizlik; insanların çaresizlik içinde farklı güç odaklarına yönelmesine zemin hazırlayabilir. Sermayenin yoğunlaştığı, sosyal devletin gerilediği, kamusal hizmetlerin piyasalaştırıldığı bir düzende cemaatler ve tarikatlar yalnızca inanç alanında değil; eğitim, barınma, yardım, istihdam ve sosyal dayanışma alanlarında da etkili hale gelebilir.

Solun görevi ise; örgütlü toplumun gücünü büyütmektir.

Halkı cemaatlere ve çetelere mahkum etmeyen bir dayanışma

Sol, işçi ve emekçilerin yalnızca seçim dönemlerinde değil, yaşamın her alanında örgütlenmesini savunmalıdır.

Mahallelerde dayanışma ağları, işyerlerinde sendikal örgütlenme, gençlik ve kadın örgütlenmeleri, kooperatifler, kültür ve sanat alanları, demokratik kitle örgütleri güçlendirilmelidir.

Çünkü sosyal devletin olmadığı yerde cemaatler, tarikatlar “yardım” eder.

Kamusal eğitim yetersiz kaldığında cemaatler, tarikatlar “yurt” açar.

İşsizlik büyüdüğünde tarikatlar, cemaatler “iş bulma” vaadiyle gençleri kendisine bağlar.

Hukuk adalet üretmediğinde mafya “adalet” iddiasıyla ortaya çıkar.

Solun buna vereceği yanıt açıktır:

Yardımı lütuf olmaktan çıkarıp hak haline getirmek.

Barınmayı, eğitimi, sağlığı, işi ve sosyal güvenliği piyasanın veya cemaatlerin insafına bırakmamak.

Laiklik konusunda açık ve sınıfsal bir tutum

Sol, laikliği yalnızca devlet ile din arasındaki anayasal ilişki olarak ele almamalıdır.

Laiklik aynı zamanda eşit yurttaşlığın ve emekçilerin özgürleşmesinin güvencesidir.

Hiçbir yurttaş inancı, mezhebi, düşüncesi veya inançsızlığı nedeniyle ayrıcalıklı ya da dezavantajlı olmamalıdır.

Ancak laiklik savunulurken inanç sahibi yurttaşların tamamını karşıya alan bir dil de kullanılmamalıdır.

Solun mücadelesi insanlarla değil; dini, ekonomik veya siyasal gücü kullanarak toplum üzerinde tahakküm kuran yapılarladır.

Bu ayrım son derece önemlidir.

Çetelere karşı mücadele, devlet şiddetini savunmak değildir.

Sol ve sosyalist çevreler organize suçla mücadele konusunda net olmalıdır.

Çeteler, mafya yapılanmaları, uyuşturucu ve yasa dışı ekonomi emekçilerin yaşamını, gençlerin geleceğini ve toplumun demokratik dokusunu tehdit eder.

Ancak “çetelerle mücadele” adı altında devletin sınırsız yetki kullanmasını, hukukun askıya alınmasını veya demokratik hakların kısıtlanmasını savunmak kabul edilemez.

İzlenmesi gereken yol; bağımsız yargı, şeffaf soruşturma, demokratik denetim ve hukukun üstünlüğüdür.

Suç işleyen kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermelidir.

Devlet içinde suç örgütleriyle bağlantısı olduğu kanıtlanan kişiler varsa, siyasi konumuna veya makamına bakılmaksızın yargılanmalıdır.

Sol, komplo teorilerine değil gerçeğe dayanmalıdır

Bu alanda solun karşı karşıya olduğu önemli tehlikelerden biri de her karanlık olayın arkasında tek bir “gizli güç” arayan komplo anlayışıdır.

Sol, elbette devlet içindeki ilişkileri, sermaye bağlantılarını ve siyasal güç mücadelelerini araştırmalıdır.

Ancak bunu kanıt, belge, araştırma ve sınıfsal analiz üzerinden yapmalıdır.

Kanıtlanmamış iddiaları gerçekmiş gibi yaymak, hedef göstermek, insanların inançları veya kimlikleri üzerinden toplumsal düşmanlık üretmek solun işi değildir.

Solun gücü, gerçeği araştırmasından ve gerçeği emekçilerin çıkarları açısından açıklamasından gelir.

İşçi sınıfının örgütlü gücü büyütülmelidir

Çetelere karşı en kalıcı mücadele yalnızca polis operasyonlarıyla yürütülemez.

İşçinin sendikası varsa, genç örgütlüyse, kadın ekonomik ve sosyal olarak güçlüyse, mahalle dayanışma içindeyse, yurttaş hakkını biliyorsa ve demokratik kurumlar işliyorsa suç örgütlerinin toplumsal alanı daralır.

Bu nedenle solun temel görevi, emekçilerin sendikal, siyasal ve demokratik örgütlenmesini büyütmektir.

İşçinin ekmek mücadelesi ile laiklik mücadelesi birbirinden koparılamaz.

Demokrasi mücadelesi ile sosyal adalet mücadelesi birbirinden ayrılamaz.

Özgürlük mücadelesi ile örgütlenme hakkı birbirinden ayrılamaz.

Kürt, Türk, Alevi, Sünni, farklı inanç ve kimliklerden emekçileri ortaklaştırmak

Cemaatlerin, tarikatların, milliyetçi ve gerici yapıların toplumsal etkisini kırmanın yolu yeni düşmanlıklar yaratmak değildir.

Tam tersine;

Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle, inananıyla, inanmayanıyla işçi ve emekçilerin ortak demokratik çıkarlarını büyütmektir.

Sol, kimlikleri inkar etmeden sınıfsal ortaklığı kurabilmelidir.

Çünkü sermaye karşısında işçinin hangi etnik kökenden geldiği değil, emeğinin sömürülmesi belirleyicidir.

Bir Kürt işçinin, Türk işçinin, Alevi işçinin, Sünni işçinin ortak sorunu; düşük ücret, işsizlik, güvencesizlik, yoksulluk ve örgütsüzlüktür.

Bu ortak zeminin büyütülmesi, Türkiye’nin demokratikleşmesinin en güçlü toplumsal dayanaklarından biridir.

Sonuç olarak:

Türkiye’nin cemaatler, tarikatlar, çeteler ve organize suç örgütleri arasında sıkışmasına karşı solun beklentisi veya talebi daha fazla devlet baskısı olmamalıdır.

Ne olmalıdır?

Daha fazla demokrasi, daha fazla laiklik, daha fazla sosyal devlet, daha güçlü sendikalar, daha özgür basın, bağımsız yargı ve daha örgütlü bir halktır.

Solun görevi halkı korkutmak değil, örgütlemektir.

İnsanları cemaatlerin yardımına muhtaç bırakmayan sosyal devleti savunmaktır.

Gençleri çetelerin ve suç ekonomisinin eline bırakmayan bir gelecek kurmaktır.

İşçiyi patronun, yurttaşı cemaatin, genci çetenin, kadını erkek egemenliğinin karşısında yalnız bırakmamaktır.

İlkeli yaklaşım:

Laik, demokratik, sosyal bir hukuk devletini salt söylem olarak savunmak değil; emekçilerin örgütlü mücadelesiyle reel olarak yaşam düzenine dönüştürmek.

Türkiye’nin ihtiyacı korkunun örgütlenmesi değil, özgürlüğün ve dayanışmanın güçlendirilerek örgütlenmesidir.

Hadi hayırlısı…

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
25.08.2026 11:43 / Güncelleme: 11:47

Şampiyonlar Ligi için kritik maç: Fenerbahçe- Olympique Lyon maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?

İlk maçta Lyon ile 1-1 berabere kalan Fenerbahçe, Şampiyonlar Ligi lig aşamasına kalmak için Fransa'da sahaya çıkacak. Karşılaşmanın saati, yayın kanalı, eksikler ve muhtemel 11 belli oldu.

Şampiyonlar Ligi için kritik maç: Fenerbahçe- Olympique Lyon maçı ne zaman, saat kaçta, hangi kanalda?

Fotoğraf: AA

25.08.2026 11:29

Madenciler mücadelelerinin 16. gününde aileleri ile birlikte Enerji Bakanlığı önünde

Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri, 16 gündür Bakanlık önünde sürdürdükleri eylemde ücret ve haklarının ödenmesini isterken, bugün aileleriyle birlikte bekleyişlerini sürdürdü. İşçiler, bu süreçte 5 kez gözaltına alındı.

Madenciler mücadelelerinin 16. gününde aileleri ile birlikte Enerji Bakanlığı önünde

Fotoğraf: Evrensel

25.08.2026 09:25

İzmir'de IŞİD operasyonu: 26 kişi gözaltına alındı

İzmir'de IŞİD propagandası yaptığı ve geçmişte örgüt adına faaliyet yürüttüğü öne sürülen şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda 26 kişi gözaltına alındı.

İzmir'de IŞİD operasyonu: 26 kişi gözaltına alındı

Fotoğraf: DHA

25.08.2026 10:30

Fenerbahçe'de ayrılık kapıda: Diego Carlos için anlaşma sağlandı

Fenerbahçe'nin kadro planlamasında düşünmediği Diego Carlos'un Serie A ekibi Como'ya transferi için anlaşma sağlandığı öne sürüldü. İtalyan basını, transferin kısa süre içinde açıklanabileceğini yazdı.

Fenerbahçe'de ayrılık kapıda: Diego Carlos için anlaşma sağlandı

Fotoğraf: Fenerbahçe

25.08.2026 09:29 / Güncelleme: 09:53

Endonezya'da 7.7 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 100'e yükseldi

Endonezya’da 15 Ağustos’ta meydana gelen 7.7 büyüklüğündeki depremde yaşamını yitirenlerin sayısının 100'e yükseldiği bildirildi.

Endonezya'da 7.7 büyüklüğündeki depremde hayatını kaybedenlerin sayısı 100'e yükseldi

Fotoğraf: DHA

25.08.2026 07:32 / Güncelleme: 11:00

Hatay Şehir Hastanesi ihalesi, tamamlanmayan projelerle anılan AKP'li damada verildi

AKP'li Fatih Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Özçelik'in damadı Mücahid Hamza Ekşi'ye ait AHES İnşaat, 10,9 milyar TL'lik Hatay Şehir Hastanesi ihalesini aldı.

Hatay Şehir Hastanesi ihalesi, tamamlanmayan projelerle anılan AKP'li damada verildi

Görsel: Özçelik ailesinin kişisel arşivi

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!