Diyarbakır’da binler yaşamını yitirenleri andı: Bu toprakların barışa ihtiyacı var
Diyarbakır’da binlerce kişinin katıldığı anma programında Kürt sorununun çözümünde barış, demokrasi ve ortak yaşam talebi öne çıktı.
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Aileler ile Yardımlaşma Dayanışma Birlik ve Kültür Derneği (MEBYA-DER) öncülüğünde, çatışmalı süreçlerde yaşamını yitirenler için Diyarbakır'ın Bağlar ilçesindeki Koşuyolu Parkı’nda kurulan taziye ve anma programı üçüncü gününde sona erdi.
Aralarında Barış Anneleri ve gençlerin de bulunduğu, çevre kentlerden gelen binlerce kişinin katıldığı programda, Kürt sorununun barışçıl çözümü, demokrasi ve ortak yaşam talepleri öne çıktı. Alana Abdullah Öcalan’ın posteri ile çeşitli pankartlar asılırken, yaşamını yitirenlerin fotoğrafları da güller ve mumlarla bir masaya bırakıldı. Barış Annesi Aklime Hanas'ın tekerlekli sandalyeyle katılarak duygusal anlar yaşadığı taziyede, gençler ve taraftar grupları da ailelerle bir araya gelerek çeşitli sloganlar attı.
Saygı duruşuyla başlayan anmada, yaşamını yitirenlerin isimleri okunarak aileler için alkış tutuldu. Anmaya yaşamını yitirenlerin aileleri, çok sayıda siyasi parti ile kitle örgütü temsilcisi katıldı. Yapılan konuşmalarda, geçmişin acılarından ders çıkarılarak yeni dönemde barış dilinin ve demokratik mücadelenin esas alınması gerektiğinin altı çizildi.
“Yeni dönem demokrasi ve özgürlüğün adı olacak”
Anmada ailelere hitap eden Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Ne mutlu ki size böyle çocuklar yetiştirdiniz. Böylesi bir sistemde en onurlu yolu seçmek, Kürt halkına nasip oldu, ne mutlu bize. Böylesi bir sistemde en zorlu yolu seçmek Kürtlere nasip oldu, ne mutlu bize. Yitirdiklerimizin üzerine konuşmak zor. Bize düşen bundan sonrasını konuşmak. Buraya kadar gelen mücadeleyi, devrimcileri öyle bir koruyacağız ki; yıllar geçse de hatırlanacaklar. Yeni dönemde Kürt halkı önderliğiyle buluşacak, devir aldığı mirası en yükseklere taşıyacak, demokrasisinin, özgürlüğün adı olacak.”
Uçar'ın ardından söz alan Çetin Arkaş, kuşaklar boyu süren mücadeleye ve annelerin fedakarlıklarına değinerek, “Taziyemizin ilk günü anneleri ziyaret ederken, iki tane şehidimizin yakını bana bir fotoğraf gösterdi. Dedi ki, ‘Siz 28 yıl önce amcalarıyla hapisteyken ziyarete gelmişlerdi, siz koğuşa almıştınız.’ O çocuklar büyümüşler, mücadeleye katılmışlar, şehit düşmüşler ve biz bugün onların taziyesindeyiz. Neredeyse 3 kuşak büyük bir mücadelenin içerisindeyiz. Anneler emin olsunlar ki, belki biyolojik olarak sizden doğdular ama binlerce annenin evladı oldular. Onlarla ne kadar gurur duysanız azdır” dedi.
“Mücadele amacımızdan vazgeçmedik, mücadele yöntemimizi değiştirdik”
Sürecin geldiği aşamada barışın zorunluluğuna dikkat çeken Arkaş, şöyle devam etti: “Kürt halkı geri dönüşümsüz bir noktaya gelmişse, kendisinden gurur duyar hale geldiyse, bu yiğit insanlarımızın sayesindedir. 50 yıllık mücadele döneminin ardından bizler artık bu toprakların barışa ihtiyacı olmasından dolayı barış seçeneğini devreye soktuk. Herkesin şunu bilmesi lazım; bizler mücadele yöntemimizi değiştirdik, mücadele amacımızdan vazgeçmedik, Kürtler onurundan şerefinden vazgeçmedi; özgürlüğünden asla vazgeçmedi. Herkesin acıları vardır, hassasiyetleri vardır. Yeni bir yaşam kuracaksak, herkesin barış dilini, saygıyı, birbirinin hassasiyetini gözetmesi lazım.”
Fotoğraf: Elif Ekin Saltık/Evrensel
“Barışı, birlikte yaşamı, toplumsal kurtuluşu hep birlikte dile getireceğiz”
Kürt halkının uzattığı barış elinin doğru anlaşılması gerektiğini vurgulayan Arkaş şu çağrıda bulundu: “Gelinen noktayı kimse bir yenme, yenilme, teslim olma, alma olarak algılamasın. Kürt halkı barış elini uzattı. Kürt halkı özgürlüğünden, onurundan, değerlerinden vazgeçmez. Özellikle 2015’ten günümüze çok ağır bir süreç yaşandı. Çok büyük bedeller ödedik, acılar çektik. Ama onurumuzdan vazgeçmedik. Bugün İmralı’da bir barış masası kurulduysa, bu genç kızların ve erkeklerin sayesindedir. Evlatlarımız bu halkın en değerli evlatlarıydılar”
Arkaş, intikam söylemlerinin yerine barışçıl bir inşanın gerekliliğini belirterek sözlerini şöyle noktaladı: “Artık barış ve inşayı, birlikte yaşamı, toplumsal kurtuluşu hep birlikte dile getireceğiz. Geçmişin dilini, sloganını, aracını yeni döneme göre kurgulayacağız. Kürt halkı evlatlarına sahip çıktı. Ama bu burada kalmamalı. Ailelerimizi evlerinde, yaşamlarında bir başına bırakmayın. Dertlerini dinleyin, ihtiyaçlarını imkanlar dahilinde karşılayın, yanlarında olun. Sadece o ailelerin değil, bu halkın evladı olduğunu pratiğinizle gösterin. Kurumların eksiklikleri varsa onlar adına bütün şehit ailelerimizden özür diliyorum. Onların arkasından yürüdükçe başarı kesindir. Onların yolundan ayrılmayalım.”
Program, yapılan konuşmaların ardından gerçekleştirilen sinevizyon gösterimi ile sona erdi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et