Sanatçı Ali Asker Foça Konserinde dinleyicileriyle buluştu
Halk ozanı Ali Asker, Foça Reha Midilli Kültür Merkezi’nde ilk kez Foçalı dinleyicileriyle buluştu. Ali Asker ile konser öncesi ilk sahneye çıkışını, uzun sürgün yıllarını ve özlemlerini konuştuk.
Fotoğraflar: Ramis Sağlam
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir- Protest müziğin önde gelen isimlerinden Ali Asker, Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezinde düzenlenen konserde hayranlarıyla buluştu. 51'inci Sanat yılında Foça’daki hayranlarıyla buluşan Ali Asker, geçmişten günümüze gelen eserlerinden oluşan seçkisine 12 Eylül darbesinin hemen ardından 7 Kasım 1980’de askeri cezaevine götürülürken dövülerek katledilen İlhan Erdost için bestelediği “İlhan Türküsü” ile başladı. Sonra bir nehir gibi peşi sıra eserleri dinleyicileri sımsıcak sarmaladı.
Sanatçı Ali Asker ile konser öncesi ilk sahneye çıkışını, uzun sürgün yıllarını ve özlemlerini konuştuk.
“Sanatçı olmak için sahneye çıkmadım”
Sanatçı olmak için sahneye çıkmadığını o günkü heyecanıyla anlatıyor Ali Asker. Türkü söylemeyi sever, aynı babası, dayısı gibi. Dersim Hozatlıdır, Alevi bir ailede, yani sazla büyür. Dağda, okulda, neredeyse her yerde türkü söyler. Uzun sanat yolculuğunda, Aşık Mahsuni Şerif, Feyzullah Çınar ve Ruhi Su’dan, Ali Ekber Çiçek'e uzanan ustalarla birlikte olur. Enver Gökçe, Hasan Hüseyin Korkmaz’ın şiirileri kadar sohbetlerine de ortaklık eder. İlk önce kendi yöresinin türkülerini okur. 70’li yılların ardından 12 Mart'tan sonra her şey Ali asker için de değişir. Söylenen türküler değişir, kendi yazdıklarını halkla buluşturur. Dönemin ihtiyaçları onun müziğine yansır. Bugün o dönem söylenenler eleştirilse de Asker o günlerde yaptığı her şeyin arkasında durmaya devam ediyor. "Pratikte de sahnede de vardım" diyor.
Sürgünde geçen 40 yıl…
2002 yılında vatandaşlıktan çıkarılan ve kendi memleketine “turist” olarak gelmek zorunda kalan Ali Asker uzun sanat yaşamına 1967 yılında Mahsuni Şerif’le başlamış. Elazığ Saray Sineması’nda ilk kez sahne almasının ardından, Eylem Güzeli, Sürgün, Oy Dağlar neredeyse herkesin dilinde yer etmiştir.
Ali Asker’e ilk kasetini sorduğumda dönemin sıcaklığı ve direngenliği eserlerinin sıcaklığı anlatımlara yansıyor. 12 Eylül öncesi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğinden (korsan gösteri) gelirler. Bir arkadaşı sonra dinlemek üzere kendisinden kasete türkü okumasını ister. Kırmaz türküleri peşi sıra okur. Sonradan öğrenecektir ki bu kaset elden ele dolaşmaya başlar. Sonrası mı gözaltılar, cezaevleri ve Fransa’daki sürgün hayatı...
Fotoğraflar: Ramis Sağlam
2002 yılında yurttaşlıktan çıkarıldı
Liberal çığırtkanlığı arasında 2002 yılında, AKP iktidarı döneminde yurttaşlıktan çıkarıldığını belirten Ali Asker’in zorunlu yurtdışı hayatı 1984 yılında başlar. 1980 Askeri darbesinde Ankara’da olan Asker'in, kardeşi Zeynel Abidin Ceylan, işkencede ilk katledilenler arasındadır. Daha sonra Devrimci Yol Davasından yakalanan ve 2,5 yıl Mamak Cezaevi’nde kalan Ali Asker'in cezaevi çıkışı bir anlamda sürgün yıllarının başlangıcı olur.
Yurt dışı sürgün yılları konser ve dayanışmalar içinde geçer. Bu yılları, 1990’da bestelediği “Sürgün” eserinde “Sıladan alınır kara haberler/Bir bir vuruluyor bizim neferler” diye anlatır. Türkiye'de birçok yakınını, yoldaşını kaybeder. Türkülerini kendi topraklarında, ülkesinde söylemek ister ama yasaktır. AKP’nin liberal özgürlükçü teraneleri Ali Asker’e yansımaz. Pasaport ister vermezler. O da yıllar sonra artık kendi yurduna ancak “turist” olarak girebilir.
Özlemi ve öfkesi türkülerinde dil olur
Sadece kendi özlemlerini değil aynı zamanda Diyarbakır, Mamak, Metris zindanlarının işkencelerini anlatır. Saygon, Evin zindanlarını aratmaz yaşananlar. İnönü Alpat’ın “Eylem Güzeli” şiirinde, “Yitik bir ülkeyi korumaya değil, yeniden kurulacak bir ülkeyi aşkla örmeye benzer devrimci olmak” özlemi duyulan ülkenin çağlayan özlemi olur.
Bir kuşağın yüzbinlerini peşinde sürükleyen ozanları bugün hala umutlu dizelere yansımaya devam ediyor. Son sözü Ali Asker’e bırakarak satırlarımızı noktalayalım; “Bu karanlık günleri halkın kararlı, dayanışmacı, güçlü rüzgarı dağıtır.”
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et