Dağıtım-satış tekelleri kıskacında yayıncılık: Mali baskı, kitap tercihini daraltıyor
Sermaye yayınevleriyle butik ve bağımsız yayıncılar arasındaki makasın giderek açılması sektörün çeşitliliğini doğrudan tehdit etmekte.
Fotoğraf: Iñaki del Olmo/Unsplash
Neslihan Eser
[email protected]
Yayıncılık sektörü, artan enflasyon ve döviz kurlarındaki dalgalanmanın yarattığı maliyet baskısı altında giderek daha kırılgan bir yapı haline geliyor. Kitap üretiminde kullanılan kağıt, baskı ve diğer girdilerin büyük ölçüde dövize endeksli olması, üretim maliyetlerini doğrudan artırırken yurt dışında yayımlanmış yeni kitapların telif ve ajans bedellerinin de döviz üzerinden belirlenmesi, yayınevlerinin bu maliyetleri karşılayabilmek için daha yüksek satış garantisi taşıyan, çok satan, telif süresi dolmuş ve “riski” düşük kitaplara yönelmesine neden olmakta.
Bu durum, özellikle yeni ve nitelikli eserlerin yayımlanması konusunda yayınevlerinin “risk alma” kapasitesini ciddi biçimde azaltıyor. Öte yandan üretim, vergi, kira, depolama, nakliye ve kargo gibi giderlerin yüksek enflasyonla birlikte sürekli artması, yayınevlerinin maliyetlerini karşılayabilmek için kitap fiyatlarını sık aralıklarla yükseltmesini zorunlu kılarken dağıtım tekellerinin ve online satış yerlerinin talep ettiği yıkıcı indirimler karşısında yayınevlerinin pazarlık gücünü de zayıflatmakta.
Butik yayınevleri günden güne eriyor
Böylece yayınevleri, bir yandan artan üretim maliyetleriyle mücadele ederken diğer yandan dağıtım zincirinin dayattığı indirimler nedeniyle gelir kaybına uğramakta ve sürdürülebilir bir ekonomik yapı kurmakta zorlanmakta. Sermaye yayınevleriyle butik ve bağımsız yayıncılar arasındaki makasın giderek açılması ise sektörün çeşitliliğini doğrudan tehdit etmekte. Tüm bunları düşündüğümüzde ekonomik koşullar yalnızca yayınevlerinin ticari faaliyetlerini değil, okurun erişebildiği kitapların niteliğini ve çeşitliliğini de belirlemeye başlamış; yeni, nitelikli, özgün kitapların üretimi giderek zorlaşırken yayıncılık alanında kültürel çeşitliliğin korunması da ciddi bir risk altına girmiştir. Her şey birbirine zincirle bağlı diyebiliriz aslında.
Sektör olarak acil ve yapısal çözümlere ihtiyacımız var. Öncelikle kitabın üretim aşamasında kağıt, matbaa ve üretimin birbirini takip eden tüm aşamalarında uygulanan vergi yükünün yeniden düzenlenmesi ve yayıncılığın üzerindeki mali baskının azaltılması gerekmektedir. Yayıncılığın salt ticari bir faaliyet olarak değil yazılı kültürün korunması olarak da görülmesi gerekir. Dağıtım-satış tekellerinin oluşturduğu yıkıcı indirim baskısına karşı yayınevlerini ve bağımsız kitapçıları koruyacak şekilde kitapta sabit fiyat uygulamasının hayata geçirilmesi, sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli çözümlerden biridir.
Kitaplar kamusal olarak yaygınlaştırılmalı
Bunun yanı sıra yayımlanan her kitabın belirli bir miktarda ve düzenli olarak kamu kütüphanelerine iskontosuz şekilde satın alınması, hem kitapların daha geniş okuyucu kitlelerine ulaşmasını sağlayacak hem de yayıncıların ekonomik olarak nefes almasına katkıda bulunacaktır. Okurla doğrudan buluştuğumuz ve kitapların görünürlüğünü artırdığımız kitap fuarlarının ise yayıncılara ücretsiz olarak sunulması, özellikle bağımsız ve butik yayınevlerinin sektörde varlıklarını sürdürebilmeleri açısından önemli bir destek olacaktır. Bu adımların birlikte ve bütüncül biçimde hayata geçirilmesi, yalnızca yayıncıların ekonomik olarak ayakta kalmasını değil, okurun nitelikli, yeni ve daha çeşitli kitaplara erişimini ve yazılı kültürün sürdürülebilirliğini de güvence altına alacaktır.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et