Ankara’nın kitapçıları tek tek kapanıyor: Maliyet artıyor, okurlar eli boş çıkıyor
Kızılay’ın her köşesinde kitabevlerinin bulunduğu Ankara’dan geriye pek çoğu kapanmış ya da küçülmüş birkaç kitapçı kaldı. Okurlar, artan kitap fiyatlarının okuma kültürünü ve kentin hafızasını nasıl değiştirdiğini anlatıyor.
Kübra Kırımlı
[email protected]
Ankara – Öğrenciliğini Ankara’da geçirenler yahut bir süre yaşayıp kenti terk edenlerin hatıralarında kalanlardan biri de hiç kuşkusuz şehrin hafızasının önemli dinamiklerinden olan Ankara’nın kitapçılarıydı. Şehir bugün her ne kadar farklı lokasyonlara doğru büyüyor olsa da Kızılay bugün de halen en işlek merkezlerden biri.
Bir yandan uzun yıllar bağımsız kitapevleriyle meşhur Ankara’ya bugünden bakarken, toplumsal hafızadan geriye neler kaldığının yanı sıra, varlığıyla o günleri yad etmemizi sağlayan, halen ayakta kalan kitapevlerine giderek; toplumsal hafızamızda yer edinen kitapevlerini, kapanmalarını ve artan kitap fiyatlarına dair konuştuk. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2025 yılı kütüphane istatistiklerine göre; Türkiye’deki toplam kitap sayısı bir önceki yıla göre artarak 117 milyon 981’e ulaştı. Ankara’da bulunan Milli Kütüphane’deki kitap sayısı ise 1 milyon 989 bin 18’e ulaştı. TÜİK verisi, kitap sayılarında artış yaşandığını gösterse de gerçekte ne oluyor?
Dost Kitabevi’nde okurlarla sohbet ederken ilk göze çarpan, neredeyse kimsenin baktığı kitapları satın almadığıydı. Konuştuğunuz okurlar Tayfun, Ecem, Serdar, Hasan ve Betül; okurların gözünden yayıncılık ve kitabevlerini anlattı.
‘Kağıt fabrikalarının özelleşmesi etkili’
Tayfun, “24 Ocak kararları devamında SEKA’nın kapatılması, kağıt fabrikalarının özelleştirilmesi kitap fiyatlarını etkiledi. Önce zarar eden kamu işletmeleri ardından ‘Devlet ayakkabı, kumaş, kağıtla mı uğraşsın?’ argümanıyla kâr eden işletmeler kapatıldı. Sosyal hukuk devleti anlayışı bırakıldı. Bunun sonucunda kitap basılacak kağıtlar ithal edilir hale geldi” dedi.
Dost’un Ankara’nın en eski kitapevlerinden biri olduğunu da sözlerine ekleyen Tayfun, “Daha eski kitapevleri de vardı ama artık yoklar. Remzi vardı mesela artık yok. Dost ayakta kalanlardan biri. Eskiden taksitli müşterisi vardı Dost’un. İnsanlar kitap alır, elden taksitle ödeme yaparlardı. Eskisi gibi olmasa da halen uygulanıyor. Tabii kredi kartı çıktı, eskisi gibi rağbet görüyor mudur bilmiyorum” dedi.
‘Okuma kültürünü de etkiliyor’
Tayfun’un dikkat çektiği meseleyi bir başka okur Ecem de dillendirdi: “Kitaplarımı bugün ayakta kalan kitapevlerinden alıyorum. En son aldığım iki kitaba 560 lira ödedim. Elbette kitap pahalı, eskiden olduğu gibi rahat kitap alıp, okuyamıyoruz. Fakat yine de bazı kitaplar değerini hak ediyor” dedi. Zaman zaman PDF olarak okuduğunu söyleyen Ecem, “ Ya da uygulamalar üzerinden de kitap alıp, okuduğum oluyor. Fakat bunun da şöyle bir dezavantajı var; telefondan kitap okuyor gibi hissetmiyorum. Belki yaşım gereği böyle hissediyorum” diye konuştu. Kapanan kitapevlerinden de bahseden Ecem, “Eskiden Kızılay’da her 10 adımda bir kitapevleri vardı. Turhan Kitapevi kapandı, yerine her ne kadar bir şey açılmasa da yan dükkan olan Limon Pazar adlı dükkan büyüdü” dedi. Sahafları da tercih ettiğini söyleyen Ecem, “Sahafları daha çok geçmiş dönem eserleri ilk basım haliyle okumak için tercih ediyorum. Belki buranın konusu değil ama sahaflar da pahalı. Oradan bile rahatlıkla kitap alışverişi yapamıyoruz. Kitabın her koşulda pahalı olması özellikle genç nesli teknolojiye yönlendiriyor” diye konuştu. Ankara’nın artık kitapevleriyle anılmadığına dikkat çeken Ecem, “Kitapçılar bir yerde artık kırtasiyeci oldu. Öğrenciler, kitapevlerine uğradığında artık test kitapları soruyorlar. Bana kalırsa okuma kültürünü de artık kaybediyoruz. Keşke eskiye dönülse; Karanfil, Olgunlar yine kitapevleriyle anılır mekanlar olsa” dedi.
‘Uzun zamandır kitapçıdan alamıyoruz’
Üniversite öğrencisi Hasan ise “Uzun zamandır kitapçıdan alışveriş yapmıyorum. Amazondan alıyorum” dedi. Kitapları pahalı bulduğunu söyleyen Hasan’a yılda kaç kitap satın aldığını sorduğumuzda Hasan, “Buna cevap vermek zor. Amazon’dan almama rağmen yine de çok kitap satın alabildiğim söylenemez” yanıtını verdi. Bir başka öğrenci olan Serdar ise, “Ben daha hiç kitap almadım desem yalan olmaz. Ablamın kitaplarından okuyorum” diye anlatıyor.
Özel bir firmada mühendis olarak çalışan Betül ise şöyle anlattı: “Kitapevleri kaç şehirde kentin hafızalarında yer alır bilmiyorum. Ankara için böyleydi. Bakın İstanbul için de öyledir. Yavaş yavaş hafızalarımızda yer edinen birçok mekan artık yok Ankara’da. Sinemalar, kitapçılar... Ankara hızla değişiyor, hafızalarımız da değişiyor. Aidiyetimizi kaybediyoruz kente dair. Birkaç yıl önceydi; üniversiteden arkadaşlarım geldiler, öğrenciliklerini geçirdikleri sokakları tanıyamadılar. 15 yılı bir kenara bırakalım, 5 yıl öncenin Ankara’sı bile yerinde değil.”
Kitap bir lüks haline gelmemeli diyen Betül “Kitap edinebilmek sınıfsal olmamalı. Yeni çıkan bir kitabın ortalama fiyatı 600-700 liraya ulaştı” diye konuştu.
Pek çok kitabevi artık yok
Toplum, Şubat, Turhan ve Evrensel; bunlar döneminde en sık ziyaret edilen kitapevlerinden birkaçıydı. Halen ayakta kalan kitapevlerine baktığımızda ise; Karanfil Sokak’ta yer alan İlhan İlhan Kitapevi, ilk akla gelenlerden. Muzaffer Erdost, kardeşi İlhan Erdost’un 12 Eylül’de Mamak Cezaevinde dövülerek öldürülmesi ardından ilk olarak adına İlhan ekini alıyor ardından İlhan Erdost anısına İlhan İlhan Kitapevini kuruyor. Bugün bu kitapevi, İlhan Erdost’un ölüm yıl dönümü olan 7 Kasım’da perakende satışı yapsa da artık sadece dağıtım yapan bir adres haline geldi. Yine Karanfil Sokak’ta yer alan Dost Kitapevi’ne bakıyoruz; onun da küçülen kitapevleri listesinde yer aldığını görüyoruz. Dost bugün sadece Karanfil’deki Deniz Apartmanı’nın girişinde hizmet veriyor. Kuğulu ve Eskişehir’deki şubeleri artık yok. Konur 2’deki İmge Kitapevi de geçtiğimiz bir iki yılda küçüldü.
Kağıt ithalatı temel etken
Türkiye, kitap kağıdının tamamına yakınını ithal ediyor. SEKA'nın kapanmasıyla yerli üretim neredeyse sıfıra düşmüş durumda. Bu yüzden kâğıt fiyatları doğrudan dolar/euro kuru ve uluslararası selüloz piyasalarına bağlı. Kağıdın tonu, 2021'de 735-775 avro civarındayken, bu fiyat 2026'da bin 360 avroyu aştığı belirtiliyor.
Daha önce Bianet'e konuşan Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı Kenan Kocatürk'e göre pandemi öncesinde bir kitabın maliyetinde kâğıdın payı yüzde 35 iken pandemi sonrası yüzde 60-70'e çıktı. Sadece kağıt değil, kalıp, boya, mürekkep ve kimyasallar da ithal veya dövize endeksli olduğu için matbaa maliyetleri sürekli tırmanıyor.
Matbaaların en büyük operasyonel gider kalemlerinden biri olan elektrik ve doğalgaz maliyetlerindeki artışlar, doğrudan matbaa baskı ücretlerine yansıyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et