23.08.2026 00:04

‘Bağış’ deniyor, veli borçlanıyor

Eskişehir’de kadınlar, devlet okullarında ‘bağış’ ve ‘kayıt parası’ adı altında istenen on binlerce lirayı karşılamak için kredi çekiyor, altın bozuyor, borçlanıyor.

‘Bağış’ deniyor, veli borçlanıyor

Eylem Lodos


Eskişehir- Eylül ayı yaklaşırken velilerin okul telaşı büyüyor. Kırtasiye, forma, servis ve beslenme masraflarına bir de devlet okullarında velilerden istendiği belirtilen “kayıt parası” ve “bağışlar” ekleniyor.

Kadınların anlattıklarına göre kimi veliden çocuğunun adresi okulun kayıt bölgesinde olmadığı için, kiminden “kontenjan açılması” gerekçesiyle, kiminden ise istediği okula kayıt yaptırabilmesi için para isteniyor. Üstelik söz konusu rakamlar birkaç bin lirayla sınırlı değil. Geçen yıl için aktarılan örneklerde 10 bin liradan 180 bin liraya kadar çıkan kayıt paralarından söz ediliyor. Okulların açılmasına haftalar kala ailelerin önündeki soru da büyüyor: Çocuklarını devlet okuluna kaydettirmek için istenen parayı nasıl bulacaklar?

‘Önce 10 bin, sonra 30 bin lira verdik’

Görüştüğümüz kadınlardan biri, geçen yıl torununu devlet okulunun ana sınıfına kaydettirmek için 10 bin lira ödediklerini anlatıyor. Ardından başka bir okula geçebilmek için 30 bin lira daha ödemek zorunda kaldıklarını söylüyor. Bu yıl torununun ilkokula başlayacağını belirten kadın, adreslerinin tuttuğunu ve bu nedenle kendilerinden kayıt parası istenmediğini söylüyor. Ancak geçen yıl yaşadıkları deneyim nedeniyle yeni eğitim yılına kaygıyla bakıyor. Kızı çalışıyor. Buna rağmen okul masraflarını karşılamakta zorlandıklarını anlatıyor: “Evde kötü günler için ayırdığımız altını bozduruyoruz. Kredi kartını kullanıyoruz ya da eksi hesaba giriyoruz. Aileden, arkadaşlardan borç alıyoruz.”

Yani çocuk daha okula başlamadan önce aile borçlanmaya başlıyor.

‘Kontenjan açmak için 20 bin lira’

Bir başka kadın da geçen yıl oğlunu okula kaydettirmek için 20 bin lira “bağış” verdiklerini söylüyor. Adresleri tutmadığı için okul yönetiminin “kontenjan açmak” amacıyla bu parayı istediğini anlatıyor. Parayı ödemekte zorlanıp zorlanmadıklarını sorduğumuzda ise verdiği yanıt, “bağış” ile zorunluluk arasındaki çizginin veliler açısından nasıl ortadan kalktığını gösteriyor: “Çocuğunuz için vermek zorundasınız.” Okul müdürlerinin okullara gönderilen ödeneklerin yetersiz olduğunu söylediklerini aktaran kadın, temizlikten tuvaletlerde kullanılan sabuna kadar bazı ihtiyaçların velilerden alınan paralarla karşılandığının söylendiğini anlatıyor. Bu noktada kadınların önündeki seçenek sınırlı: Ya parayı bulup çocuğunun kaydını yaptıracak ya da çocuğunun eğitim hakkının zarar görebileceği kaygısını taşıyacak.

Kayıt parası için 50 bin lira kredi

Bir başka kadın ise torununu geçen yıl liseye kaydettirmek için 50 bin lira kayıt ücreti ödediklerini anlatıyor. Parayı bulabilmek için damadının kredi çektiğini söylüyor: “Elde avuçta yok. Nasıl ödeyeceksin o parayı? Damadım işsiz, kızım çalışıyor. Kayıt parasını ödemek için kredi çektiler.” Bu anlatı, kayıt parasının aile bütçesinde nasıl bir karşılık bulduğunu gösteriyor.

‘Okullara yeteri kadar para ayrılmıyor’

Kadınların anlattığı kayıt parası meselesinin daha büyük bir kamu politikası sorununa işaret ettiğini bir eğitim emekçisiyle yaptığımız sohbette görüyoruz. Şırnak’ta görev yapan eğitim emekçisi, okullara ayrılan bütçenin yetersizliğine dikkat çekiyor. Özellikle doğudaki okullara ayrılan payın daha da düşük olması nedeniyle burada da velilerden “bağış” ve “kayıt ücreti” adı altında para istendiğini anlatıyor. Bu paraların kimi zaman okulun temel ihtiyaçlarını karşılayabilmek için bir zorunluluk gibi görüldüğünü belirten eğitim emekçisi şöyle devam ediyor: “Okullara bütçeden yeteri kadar para ayrılmıyor. Diyanet İşleri’nin bütçesi eğitime ayrılan bütçenin neredeyse 11 kat fazlası. Okulların temizlenmesi, tuvaletlere konan sabunlar, kışın yakılan yakacaklar hepsi gönderilen bütçeden karşılanıyor. Dönemin başında kışın ortasında bitecek yakacağın derdine düşüyoruz.”

Eğitim emekçisinin anlattıkları, velilerden neden “bağış” adı altında para istendiği tartışmasının arkasındaki tabloyu da gösteriyor: Okulun temel ihtiyaçları için yeterli kaynak ayrılmaması. Ancak eğitim emekçisi, eğitimdeki bölgesel eşitsizliğe dikkat çekiyor: “Eğitimde doğu ve batıdaki okullar arasında fırsat eşitsizliği var.”

‘Bağış’ gerçekten bağış mı?

Velilerin anlattıkları, eğitim sendikalarının da uzun süredir dikkat çektiği bir tabloya işaret ediyor. Eğitim Sen Eskişehir Şube Başkanı Özkan Demirkol, yaptığı yazılı açıklamada yeni eğitim öğretim yılı öncesinde velilerden para ve malzeme istendiğine ilişkin şikayetlerin arttığını belirtiyor. Demirkol’un açıklamasında özellikle “bağış” adı altında yapılan tahsilatlara dikkat çekiliyor: “Her eğitim-öğretim yılı kayıt döneminde olduğu gibi, bu yıl da velilerimizden ‘okul aile birliği bağışı’, ‘kayıt evrakları ücreti’, ‘etkinlik/fotokopi parası’ adı altında yüksek tutarlarda nakit paralar ve koli koli temizlik-kırtasiye malzemeleri talep edildiğine dair şikayetler artarak devam etmektedir.”

Eğitim Sen, bu uygulamanın hukuki boyutuna da dikkat çekiyor. Demirkol, Anayasa’nın 42. maddesini hatırlatarak, “İlköğretim tüm vatandaşlarımız için zorunlu ve devlet okullarında tamamen parasızdır” diyor. Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatında da hiçbir devlet okulunun veya okul idaresinin kayıt, nakil ya da sınıf belirleme gerekçesiyle velilerden zorunlu bağış, para veya malzeme talep edemeyeceğinin açıkça belirtildiğini ifade ediyor. Eğitim Sen’e göre asıl sorun ise okullara ayrılan kamu kaynağının yetersizliği. Demirkol bunu şöyle ifade ediyor: “Okul yönetimlerini velilerle karşı karşıya getiren temel neden, devlet okullarına yeterli cari bütçe ve fiziki ödenek ayrılmamasıdır. Okulların temizlik, güvenlik ve büro malzemesi ihtiyaçları velilerin sırtına yüklenemez.”

Bu sözler, kadınların anlattıklarıyla da örtüşüyor. Bir yanda “bağış” adı altında istenen paralar, diğer yanda okulun temizlik ve kırtasiye gibi temel ihtiyaçları. Okulun ihtiyacı ile velinin ödeme gücü aynı yerde buluştuğunda ise ortaya kayıt parası çıkıyor.

‘Kayıt hakkı paraya bağlanamaz’

Eğitim İş Eskişehir Şube Başkanı Fadime Arslan da yaptığı bir açıklamada devlet okullarında kayıt sırasında velilerden para istendiğine ilişkin iddiaların araştırılması gerektiğini söylüyor. Arslan, Anayasa’nın 42. maddesinin eğitim hakkını, 10. maddesinin ise eşitlik ilkesini güvence altına aldığını hatırlatıyor. Eğitim hakkının velinin ekonomik durumuna göre farklılaştırılamayacağını belirten Arslan, okul aile birliklerinin velileri bağış yapmaya zorlayamayacağını ifade ediyor. “Devlet okulunda kayıt parası olmaz. Bağış gönüllüdür, kayıt paraya bağlanamaz. Eğitim haktır” diyen Arslan, okulların ihtiyaçlarının velilerin cebinden karşılanamayacağını vurguluyor.

‘Kayıt parası efsane’ ise ek personelin parası nereden geliyor?

Bu noktada hükümete yakınlığı ile bilinen Türk Eğitim Sen Eskişehir 1 No’lu Şube Başkanı Kamuran Arıkan’ın yerel bir gazeteye verdiği demece de değinmeden geçemeyiz. Eskişehir’in yerel gazetelerinden İstikbal gazetesinden Ufuk Azbay’a değerlendirmelerde bulunan Arıkan, veliler arasında yüksek kayıt paralarının konuşulduğunu belirterek bunları “şehir efsanesi” olarak nitelendiriyor. Okul müdürlerine bu iddiaları sorduklarını ve müdürlerin böyle bir uygulamanın olmadığını söylediklerini aktarıyor. Ancak aynı demeçte okulların maddi ihtiyaçlarına da dikkat çekiyor. Arıkan, okullarda yeterli sayıda hizmetli bulunmadığını, bazı okullarda velilerden toplanan paralarla ek personel çalıştırıldığını söylüyor. Bu sözler, kayıt parası tartışmasının temelindeki çelişkiyi de ortaya koyuyor: Okulların ihtiyaçları var, fakat bu ihtiyaçların karşılanması için yeterli kamu kaynağı ayrılmıyor. Sonuçta okul yönetimleri ile veliler karşı karşıya geliyor.

‘Çocuğumuz için mecburen veriyoruz’

Kadınlarla yaptığımız sohbetlerde kayıt parasına ilişkin anlatılan rakamlar değişiyor. 10 bin lira, 20 bin lira, 50 bin, 60 bin lira… Geçen yıl için anlatılan en yüksek rakam ise 180 bin liraya kadar çıkıyor. Ancak rakamlar kadar önemli olan başka bir şey daha var: Velilerin bu paraları nasıl bulduğu. Kredi çekiliyor. Altın bozduruluyor. Kredi kartına yükleniliyor. Eşten, dosttan borç alınıyor. Çünkü konu çocuk olunca “vermiyorum” demek kolay değil.

“Çocuğunuz için vermek zorundasınız” sözü, aslında velinin içine itildiği çaresizliği anlatıyor. Eğitim Sen’in “Okulların temizlik, güvenlik ve büro malzemesi ihtiyaçları velilerin sırtına yüklenemez” sözleri de tam bu noktada anlam kazanıyor. Çünkü bağış gerçekten gönüllüyse bağış; çocuğun kaydı için gerekli hale geliyorsa artık veli açısından bir kayıt bedeline dönüşüyor.

Kadınların anlattıkları da devlet okulunda kayıt hakkının ailelerin ekonomik gücüne göre farklılaşmaması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
22.08.2026 16:07 / Güncelleme: 16:44

Maden işçileri seslendi: 'Öldükten sonra uyanamazsınız, ölmeden ses çıkaralım'

Direnişlerinin 13. gününde Çayırhan’da hayatını kaybeden madenci Erdi Kahveci için açıklama yapan Doruk ve Eti Maden işçileri, mücadelenin sadece kendi alacakları için değil, iş cinayetlerinde yaşamını yitiren tüm işçi sınıfı için olduğunu vurguladı.

Maden işçileri seslendi: “Öldükten sonra uyanamazsınız, ölmeden ses çıkaralım”
22.08.2026 16:34

Bu hafta ne oldu? (22 Ağustos 2026)

İBB davasında savunma “uygun ara”ya bırakılırken Süleymancılar ve Kuytulculara operasyonlar başladı. YKS’de eşitsizlik derinleşti, MEB önlük ve randevu düzenledi. Kadınlar katledilirken Mabel Matiz yine hedefte, enflasyonu ise yüzde 31,75.

22.08.2026 20:03

Serinlemek için Zamantı Irmağı'na giren genç boğuldu; 1 çocuk hastanede

Kayseri’nin Tomarza ilçesinde serinlemek için girdikleri Zamantı Irmağı’nda boğulmak üzereyken kurtarılan K.G. kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti; Ö.F.K. ise tedaviye alındı.

Serinlemek için Zamantı Irmağı'na giren genç boğuldu; 1 çocuk hastanede

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!