Masadan hakkımızı almadan kalkmayacağız
'Etrafımızda kapanma örnekleri olan fabrikalar ile aynı şartlarda bir kapanış protokolüyle kendimizi güvence altına almak istedik Yıllarca bizim sırtımızdan milyarlar kazanan yönetim, karşımıza geçip “Hiçbir şey veremeyiz” dedi.'
Gebze'den Ravago işçileri
Merhaba değerli Evrensel gazetesi okurları ve sesimize ses olan kamuoyu. Bizler, küresel kimya devi Ravago Petrokimya’nın fabrikasında, yıllardır geceyi gündüzü birbirine katarak çalışan, o devasa makinelerin çarklarını alın teriyle döndüren 42 işçiyiz. Bu mektubu size fabrikamızın içinden, tezgahlarımızın başından yazıyoruz. Çünkü şu günlerde içeride sessiz ama çok kararlı bir direnişin ateşini yaktık.
Biz bu fabrikayı sadece bir iş kapısı değil, yuvamız bildik. Şirket büyüsün, üretim aksamasın diye yeri geldi ailemizden, yeri geldi sağlığımızdan fedakarlık ettik. Ancak geçtiğimiz günlerde önümüze konulan bir karar, tüm emeğimizin, sadakatimizin ve geleceğimizin bir kalemde silinip atıldığını gösterdi bize.
Yönetim, “Müşteri portföyünü sattıklarını” gerekçe göstererek fabrikamızı 4 ay sonra tamamen kapatacağını ilan etti. Bizim için bu kararın anlamı çok açık: Kışın tam ortasında, en ağır geçim şartlarında, faturaların, kiraların ve masrafların arttığı o buz gibi günlerde sokağa atılmak, işsiz ve güvencesiz kalmak!
Bizler, kış kıyamette ailelerimizle birlikte açlığa mahkum edilmeyelim diye örgütlü olduğumuz Petrol-İş Sendikamızla birlikte işverenin kapısını çaldık. Sadaka ya da lütuf istemedik; etrafımızda kapanma örnekleri olan fabrikalar ile aynı şartlarda bir kapanış protokolüyle kendimizi güvence altına almak istedik. Sadece bizi bekleyen o karanlık kış aylarını atlatabilmemiz için insanca bir “Ek teşvik paketi” talep ettik. Ama aldığımız yanıt koca bir vefasızlık oldu. Yıllarca bizim sırtımızdan milyarlar kazanan, müşteri ağını paraya çeviren yönetim, karşımıza geçip “Hiçbir şey veremeyiz” dedi.
Bugüne kadar sendikamız ile işveren arasında yapılan iki resmi görüşmeden de hiçbir sonuç çıkmadı. İşverenin uzlaşmaz ve katı tutumuyla bizi yok saymaya devam etmesini, sermayenin Türkiye işçi sınıfının taleplerini dikkate almamasını anlamak çok zor. Çalışma Bakanlığının bu konuda arkamızda durup durmayacağı da şüpheli. Ankara’da madencilere yapılanları görüyoruz...
Şimdi önümüzde kaderimizi belirleyecek olan ve 1 Eylül’de yapılacak üçüncü kritik görüşme var. Kendi kaderimizi kendimiz belirleyeceğimizi biliyoruz. Biz o masadan hakkımızı almadan kalkmayacağız. Haklı taleplerimiz duyulana ve taleplerimiz kabul edilene kadar şu andan itibaren fabrikada fazla mesaiye kalmayarak başladığımız eylemlerimize eğer sonuç almazsak üretimden gelen gücümüzü de ekleyerek devam edeceğiz. Eğer 1 Eylül’de de o masadan ellerimiz boş dönersek, tepkimizi ve direnişimizi çok daha büyüteceğiz.
Biz 42 petrokimya işçisiyiz; arkamızda ekmek bekleyen eşlerimiz, okula giden çocuklarımız var. Kış ortasında sokağa atılmak istenen emekçilerin çığlığını duyun, 1 Eylül’deki büyük randevu öncesi sesimiz olun. Saygılarımızla
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et