Ayvalık’ta Evrensel'le dayanışma etkinliği: 'Mücadeleyi birlikte güçlendireceğiz'
Ayvalık'ta Evrensel'le dayanışma amacıyla düzenlenen tekne turunda konuşan Bülent Falakaoğlu, "Bu saldırıları püskürtmenin tek yolu dayanışmayı, mücadeleyi birlikte güçlendirmekten, Evrensel'e ve özgür basına sahip çıkmaktan geçiyor" dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Balıkesir — Evrensel gazetesiyle dayanışma amacıyla düzenlenen Ayvalık tekne turu bu yıl da gerçekleştirildi. "Dayanışma yolculuğumuz sürüyor, Evrensel'e sahip çıkıyoruz" çağrısıyla düzenlenen tekne turuna 250 kişi katıldı. Tekne turuna Evrensel gazetesi adına köşe yazarı Bülent Falakaoğlu ile Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan da katıldı.
Falakaoğlu: Evrensel sınıftan, emekten, halktan ve gerçekten yana
İlk konuşmayı yapan Bülent Falakaoğlu, gazeteyle dayanışmanın önemine değindi. Falakaoğlu, "Evrensel; sınıftan, emekten, halktan, gerçekten yana özgür basının en önemli temsilcilerinden biridir" dedi. Türkiye'deki maden kaynaklarına ilişkin hazırlanan haritaya dikkat çeken Falakaoğlu, şöyle konuştu:
"Türkiye'nin bir haritası var. Bu harita Enerji Bakanlığı tarafından hazırlanmış. Türkiye'nin kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına nerelerde değerli madenler var, nerelerde nadir elementler var, bunlar işaretlenmiş durumda. Ama bu işaretleme, ülkemizin maden kaynaklarının yerlerini gösteren bir haritanın olmasının ötesinde daha fazla bir anlam ifade ediyor. Bu haritayla birlikte ülkemizde Sarayda toplanan bir kurul tarafından verilen maden arama ruhsatlarını, Enerji Bakanlığının verdiği maden sahaları ruhsatlarını düşündüğünüz zaman ülkemizin bir bütün olarak sermayeye, emperyalist şirketlere açık hale geldiğini görüyoruz."
Fotoğraf: Evrensel
Enerji Bakanlığının "adeta ülkenin kaynaklarını uluslararası ve yerli şirketlere pazarlayan bir şirket haline gelmiş gibi" olduğunu söyleyen Falakaoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü; "Yalnızca bununla da kalmıyorlar. İktidar bu kaynakları satmaya çalışırken diğer yandan sermaye en yüksek sesiyle bağırıyor: 'Gelin, bizim ülkemizde çok ucuza çalışacak işçiler var. Gelin, bunların emeğini sonuna kadar kullanın' demeye getiriyor."
“Kaynakların peşkeşi emeğin sömürüsünün derinleşmesi anlamına geliyor”
Türkiye'deki yoksullaşmaya ve ücretlere değinen Falakaoğlu, "Türkiye'deki yoksullaşma, emeğin değerinin her geçen gün ucuzlaşması, bölgesel asgari ücretlerin tartışıldığı günümüzde bu kaynakların peşkeşinin aynı zamanda emeğin sömürüsünün derinleşmesi anlamına geldiğini biliyoruz" dedi.
Evrensel'in bu koşullardaki önemine işaret eden Falakaoğlu, "İşte Evrensel bütün bu gerçekleri, bütün çıplaklığıyla her gün yeniden önümüze getiriyor. Görünenin ardındaki gerçeği her gün yeniden bize emeğin, halkın gözüyle sunuyor" diye konuştu. Falakaoğlu, "Bu saldırıları püskürtmenin tek yolu dayanışmayı, mücadeleyi birlikte güçlendirmekten, Evrensel'e ve özgür basına sahip çıkmaktan geçiyor" dedi.
Aslan: Çerçeve yasaya her sınıfsal aidiyet farklı yaklaşıyor
EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan da konuşmasında ülkedeki ekonomik, politik ve güncel gelişmeleri değerlendirdi. Son günlerde en fazla tartışılan konulardan birinin Kürt meselesi kapsamında Meclisten geçen çerçeve yasa olduğunu belirten Aslan, "Son günlerde hepimizin en çok konuştuğu konu, Kürt meselesi bağlamında Meclisten geçen çerçeve yasadır" dedi.
Çerçeve yasaya farklı kesimlerin farklı yaklaştığını ifade eden Aslan, şöyle konuştu: "Çerçeve yasaya her sınıfsal aidiyet farklı yaklaşıyor. Birinci grupta yer alan şoven, milliyetçi, ırkçı kesimler ki bunların Meclisteki grubunu İYİ Parti temsil ediyor. Yine Yeni Partiden bir grup milletvekili; bunlar 'hayır' diyenler. Bunlar Kürtlerin varlığını tanımak bir yana Kürtleri yok sayan, inkâr ve imha siyasetine devam eden kesim."
Fotoğraf: Evrensel
Yasaya karşı çıkan bir diğer kesime de değinen Aslan, şunları söyledi: "Bir diğer hayırcı kesim, kendisini sol, sosyalist ve demokrat diye tanıtan bir kesim. Bunlar ise bu yasaya 'hayır' gerekçelerini AKP'nin politikalarına karşıtlık üzerinden açıklamaya çalışıyorlar. Bunlara göre ülkedeki sorunların, emekçilerin, Türk ve Kürt halkının içinde yaşadığı sorunlar, halkın talepleri önemli değil; esas olan kendi siyasetleri ve ideolojileridir. Bunların bir kısmına göre bütün sorunlar kendileri iktidara geldiğinde çözülecektir."
“Bizim evetimiz yasanın eksiklerini ortaya koyan bir evettir”
EMEP'in yasaya "evet" dediğini hatırlatan Aslan, partilerinin yaklaşımını şöyle anlattı; "Emek Partisi olarak biz yasaya evet dedik. Bizim evetimiz, yasanın eksiklerini ortaya koyarak, yasayı halkımızla beraber tartışarak, atılması gereken adımları söyleyerek verilen bir evettir. Bize göre çatışan iki taraf eğer 'Silahlar sussun, şiddet ve tırnak içinde terör ortadan kalksın' deniyorsa bunun karşısında durmak, savaş ve şiddet devam etsin, anaların gözyaşı akmaya devam etsin demektir."
Yasanın Kürt meselesini çözme ve demokratikleşme hedefinin olmadığını bildiklerini söyleyen Aslan, "Biz bu yasanın Kürt meselesini çözmek, demokratikleşmek gibi bir hedefinin olmadığını elbette biliyoruz. Ancak cezaevindeki, sürgündeki, dağdaki gençlerin ülkelerine dönmesi, silahlı şiddetin son bulması ve Kürt sorununun barışçıl, demokratik bir şekilde çözülmesi için mücadelenin yolunun açılması anlamında önemli buluyoruz" dedi.
“Saray rejiminin evetini sermayenin çıkarları belirliyor”
AKP, CHP ve Saray rejiminin yasaya yaklaşımını da değerlendiren Aslan, "AKP, CHP ittifakının ve Saray rejiminin 'evet'ini sermayenin çıkarları belirliyor" dedi. Aslan şöyle devam etti;
"Elbette burada hükümetin, Saray rejiminin bölgedeki ve dünyadaki gelişmeler ışığında paylaşımdan pay almak için önünde engel olarak Kürt hareketini tasfiye etmeyi amaçladığı çok açıktır. Yine Saray rejimi, iktidarının ömrünü uzatmak ve bunu bir anayasa değişikliğiyle tahkim etmek için de belli adımları atmak durumunda kalmıştır. Tabii burada yeni gelişmekte olan Kürt burjuvazisinin de Türk burjuvazisiyle birlikte silahların susması sonrası bölgede ve Ortadoğu'da ortaya çıkan pastadan pay alma noktasında bir mutabakata vardığı da söylenebilir."
Yasanın içeriğine ilişkin Aslan, "Bu yasa içerik olarak sadece Kürt silahlı hareketini, onların deyimiyle 'terör' hareketinin tasfiyesi dışında bir şey içermemiştir. Ancak cezaevindeki, yurt dışındaki ve dağdaki gençlerin ülkeye dönmesi ve normal siyasal yaşama katılmasının yolunu açması anlamında önemlidir" dedi. Aslan, "Kürt sorununun gerçek temelde çözümü Türk ve Kürt işçi sınıfının birleşik, örgütlü mücadelesinden geçiyor" diye konuştu.
“Yoksulluk her geçen gün derinleşiyor”
Ülkedeki ekonomik gelişmelere de değinen Aslan, yoksulluğun her geçen gün derinleştiğini, enflasyonun sınıfsal uçurumu büyüttüğünü, asgari ücretin ortalama ücret haline geldiğini ve işçi sınıfının örgütsüzleştirildiğini söyledi.
Türkiye'de yapılan NATO toplantısında alınan kararlara da değinen Aslan, NATO'ya, savaşa ve silahlanmaya ayrılan payın artırılması kararı alındığını belirtti. Aslan, bunun "işçi ve emekçilerin sofrasına göz dikilmesi, emekçilerin geçiminin zorlaşması ve vergilerimizle biriken kaynakların savaşa ayrılması anlamına geldiğini" söyledi.
“İktidarın ve sermayenin saldırılarına karşı birleşik mücadele edilmeli”
Son günlerde kendilerine yönelik, "Neden Özgür Özel ile birlikte ya da ana muhalefetin eylemlerine, gösterilerine, mitinglerine katılıyorsunuz?" eleştirilerinin yöneltildiğini belirten Aslan, şunları söyledi:
"Elbette bu tartışmalar normaldir. Mesele ne Özgür Özel ne Ekrem İmamoğlu ne Silivri ne CHP ve diğerleri değildir. Mesele ülke nüfusunun yarısının asgari bir ücrete mahkûm edilmesidir. Mesele kadınların can güvenliğiyle sokağa çıkamaması meselesidir. Mesele üretici köylünün, yoksul emekçinin meselesidir. Mesele geleceği çalınan gençliğin meselesi, üç kuruşa bir ayını geçiremeyen emeklinin yaşam mücadelesidir."
Aslan, "Partimiz bütün ezilen, sömürülen işçilerin, emekçilerin, yoksulların birleşik, güçlü ve örgütlü bir mücadele vermesi için çaba sarf etmektedir" dedi. İktidarın ve sermayenin politikalarına karşı birleşik mücadele çağrısı yapan Aslan, "İktidarın ve sermayenin halka, sınıfa yönelik planlarına ve saldırganlığına; emeğin ve doğanın yağmasına dur demek için emek ve demokrasi güçleri birleşik mücadele etmelidir" ifadelerini kullandı.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et