Özdilek ve Karesi'deki çalışma koşulları Meclis gündeminde: İhracat rekorunun arkasında saçkıran ve yaralanmalar var
EMEP Milletvekili İskender Bayhan, Bursa, Balıkesir ve Bilecik’teki tekstil fabrikalarında yaşanan 12 saatlik mesai, göçmen işçi sömürüsü ve mobbing iddialarını Meclis gündemine taşıyarak Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan'a soru önergesi verdi.
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
Emek Partisi (EMEP) İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Bursa başta olmak üzere Marmara’daki tekstil fabrikalarında düşük ücret, uzun çalışma saatleri, iş cinayetleri ve iş kazaları, performans baskısı, göçmen işçilerin çalışma koşulları ve işçi sağlığına ilişkin iddiaları Meclis gündemine taşıdı. Bayhan, Karesi ve Özdilek’e sağlanan kamu teşviklerini de sorarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a “Tekstil sektörünün uluslararası rekabet gücü işçilerin ücretlerinin, sağlıklarının ve temel çalışma haklarının baskılanması üzerine mi kurulmaktadır?” diye sordu.
Karesi’de 12 saate varan mesai
Önergede, Bursa’da iki, Balıkesir ve Bilecik’te birer fabrikası bulunan RB Karesi Holding’de 5 bin 200’ün üzerinde işçinin çalıştığı belirtildi. İşçilerin aktarımlarına göre dokuma ve boyahane gibi bazı bölümlerde ücretlerin 45-50 bin lira civarında olduğunu, fabrikanın önemli bölümünde ise ücretlerin asgari ücretin yalnızca birkaç bin lira üzerinde kaldığını belirten Bayhan, birçok bölümde günlük çalışma süresinin 12 saate kadar çıktığını ifade etti.
Bayhan, Bakan Işıkhan’a günlük 11 saatlik azami çalışma süresinin aşılıp aşılmadığını ve işçilerin fazla mesai ücretlerinin eksiksiz ödenip ödenmediğini sordu.
750 Hindistanlı işçi, ayda 1 gün izinli
Karesi fabrikalarında yaklaşık 750 Hindistanlı işçinin çalıştırıldığı yönündeki işçi anlatımlarını da önergesine taşıyan Bayhan, göçmen işçilerin fabrika sahasında oluşturulan barınma alanlarında kaldığını, düşük ücretlerle uzun saatler çalıştırıldığını ve ayda yalnızca bir gün izin kullanabildiğinin aktarıldığını belirtti.
Bayhan, Hindistanlı işçilerin Türkiye’ye hangi şirketler ya da aracılar üzerinden getirildiğini, hangi sözleşmelerle ve ücretlerle çalıştırıldığını; çalışma izinleri, sigorta kayıtları, fazla mesaileri, hafta tatilleri ve barınma koşullarının denetlenip denetlenmediğini sordu.
Göçmen işçilerin daha düşük ücret ve daha ağır çalışma koşulları altında istihdam edilmesinin tüm fabrikadaki ücret ve çalışma koşulları üzerinde baskı oluşturup oluşturmadığının da araştırılmasını isteyen Bayhan, Bakanlığa “Yüzlerce Hindistanlı işçinin istihdam edilmesinin gerekçesi ucuz emek sömürüsü müdür?” diye sordu.
"Kimyasal gaz, aşırı sıcak, iş kazaları"
Karesi işçilerinin boyahane bölümünde yetersiz havalandırma nedeniyle kimyasal gazlara maruz kaldıklarını aktardığını belirten Bayhan, fabrikada fare ve haşere sorunu bulunduğu, içme suyunun niteliğine ilişkin şüpheler olduğu, işçilerin yazın aşırı sıcak, kışın ise aşırı soğuk koşullarda çalıştırıldığı yönündeki şikayetleri de Bakanlığa iletti.
Önergede, son aylarda ikisi fabrika içinde olmak üzere üç işçinin kalp krizi geçirdiğinin aktarıldığına dikkat çekildi. İşçilerin makine ve silindirlere saç, el ve parmak kaptırdığı kazalar ile forklift kazalarının da sık yaşandığını belirten Bayhan, son beş yıldaki iş kazası sayısını ve bu kazalar nedeniyle uygulanan yaptırımları sordu.
Bayhan ayrıca boyahanede ortam ölçümü yapılıp yapılmadığını ve işçilerin periyodik sağlık muayenelerinin Bakanlık tarafından incelenip incelenmediğinin açıklanmasını istedi.
Kadın işçilerin fotoğraflarının çekildiği iddiası
Karesi işçilerinin fabrikada “denetçi” adı altında çalışan kişilerin özellikle kadın işçilerin fotoğraflarını çektiğini ve işçilerin sürekli kameralarla izlendiğini aktardığını belirten Bayhan, bu uygulamaların üretim baskısı ve mobbing aracına dönüştüğünü ifade etti.
Kadın işçilerin itirazlarına rağmen rızaları dışında ve gizlice fotoğraflarının çekilmeye devam edildiği yönündeki iddiaları Bakanlığa soran Bayhan, uygulamayı sürdüren kişiler ile buna izin veren şirket yöneticileri hakkında işlem yapılıp yapılmayacağını sordu.
Özdilek’te performans baskısı ve dinlenme hakkı
Bursa’daki fabrikada uygulanan performans sistemi kapsamında işçilerin aynı anda çok sayıda makineden sorumlu tutulduğunu belirten Bayhan, haftalık performans listelerinin işçilerin görebileceği şekilde yayımlandığını ve işçilerin prim alabilmek için birbirleriyle rekabete zorlandığını kaydetti.
İşçilerden gelen bilgilere göre fabrikada çay molası bulunmadığını, 30 dakikalık yemek molasının ise performans hedefini tutturmaya çalışan işçiler tarafından fiilen yaklaşık 10 dakika kullanılabildiğini belirten Bayhan, söz konusu sistemin işçilerin dinlenme hakkını ortadan kaldırdığını söyledi.
"Saçkıran vakalarının nedeni çalışma koşulları mı?"
Yoğun üretim temposu, vardiyalı çalışma, mobbing ve performans baskısı altında çalışan Özdilek işçileri arasında saçkıran vakalarının yaygınlaştığının basına yansıdığını hatırlatan Bayhan, bu sağlık sorunlarının ağır çalışma düzeniyle bağlantısının araştırılıp araştırılmadığını sordu.
Bayhan, “İşçilerin sağlığını bozduğu yönünde ciddi bulgular bulunan bu çalışma düzeninin sürdürülmesinden yöneticilerin sorumluluğu araştırılacak mıdır?” diye sordu.
Patronlara teşvik, işçilere ağır çalışma koşulları
Bayhan, Karesi ve Özdilek’in çeşitli kamu teşviklerinden yararlandığına da dikkat çekti. Karesi Holding’in yatırım teşvikleri, vergi indirimleri, yatırıma katkı, KDV ve gümrük vergisi muafiyetleri ile enerji desteklerinden; Özdilek’in ise TOSAB’daki yeni yatırımı nedeniyle çeşitli devlet teşviklerinden faydalandığını belirtti.
Bakanlıktan her iki şirketin son beş yılda aldığı prim, istihdam ve diğer teşviklerin yıllara göre açıklanmasını isteyen Bayhan, bir yandan kamu kaynaklarının patronlara aktarıldığını, diğer yandan işçilerin sağlıklarından ve dinlenme haklarından fedakârlık etmeye zorlandığını söyledi.
"Denetim kapasitesi bu fabrikalarda nasıl kullanıldı?"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi kapsamında “denetim kapasitesinin artırıldığını” açıkladığını hatırlatan Bayhan, Bakanlığın bu kapasiteyi binlerce işçinin çalıştığı Karesi ve Özdilek fabrikalarında nasıl kullandığının açıklanmasını istedi.
Son beş yılda iki şirkete ait fabrikalarda kaç denetim yapıldığını, hangi mevzuat ihlallerinin tespit edildiğini ve şirketlere hangi yaptırımların uygulandığını soran Bayhan, işçilerin doğrudan dinleneceği kapsamlı bir iş teftişi yapılması çağrısında bulundu. Bayhan, teftiş kapsamında ücretlerin, çalışma sürelerinin, sendikal örgütlenmenin, iş kazalarının, meslek ve işe bağlı hastalıkların, mobbing uygulamalarının ve göçmen işçilerin çalışma koşullarının birlikte incelenmesini istedi.
"Rekabet gücü işçilerin haklarının baskılanmasına mı dayanıyor?"
Bayhan önergesinde Bakan Işıkhan’a şu soruyu yöneltti:
“Tekstil patronlarının üretim ve ihracat rakamları bir ‘başarı’ olarak sunulurken; bu başarının işçilerin günde 12 saate varan çalışma süreleriyle, asgari ücret seviyesindeki ücretlerle, dinlenme haklarından feragat etmeleriyle, sağlıklarını kaybetmeleriyle ve ağır çalışma baskısıyla sağlanmasına Bakanlığınız neden sessiz kalmaktadır? Türkiye tekstil sektörünün uluslararası rekabet gücü işçilerin ücretlerinin, sağlıklarının ve temel çalışma haklarının baskılanması üzerine mi kurulmaktadır?”
Bayhan ayrıca ağır hak ihlalleri ve işçi sağlığı sorunlarıyla gündeme gelen şirketlere teşvik verilmesi ve patronlarının ödüllendirilmesinin yarattığı “yaptırımsızlık” ortamını da gündeme getirerek, “Patronlar, işçi sağlığı ve haklarını hiçe sayan uygulamalarını iktidarınızın sağladığı teşvikler, imtiyaz ve yaptırımsızlıktan aldıkları güvenle mi sürdürmektedir?” diye sordu.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et