19.08.2026 17:23 / Güncelleme: 22:07

Temel Conta’da grev hakkının hukuk eliyle yok edilmesi raporlaştırıldı

Petrol-İş tarafından hazırlanan kapsamlı rapor, Temel Conta’da 595 gün süren grev ve direniş boyunca yaşanan hukuki ve fiili engelleri ortaya koydu.

Temel Conta’da grev hakkının hukuk eliyle yok edilmesi raporlaştırıldı

Fotoğraf: ANKA

Emine Uyar


İzmir- Petrol İş sendikası, 595 gün süren ve fabrika önü direnişin 27 Temmuz günü sonlandırıldığı Temel Conta Grevinde yaşanan hukuki süreçleri raporlaştırdı.

Sendika Genel Merkez Avukatı İrfan Taşkın tarafından hazırlanan rapor, “Temel Conta Grevi, Sendikal Örgütlenme Toplu İş Sözleşmesi, Yetkisi ve Grev Kırıcılığına Karşı Hukuki ve Fiili Mücadelenin Raporu” başlığı ile kamuoyuyla paylaşıldı.

Raporun emekten yana güçlerin mevcut tabloyu Temel Conta örneği üzerinden yeniden değerlendirmesi ve çözüm yollarının tartışılmasını hedeflediği belirtildi.

İlk sendikalaşma deneyiminin 1984 yılında yaşandığı Temel Conta’da yaklaşık 40 yıl sonra Eylül 2023’te 21 işçinin 16’sını örgütleyen Petrol İş Aliağa Şubesi TİS için Bakanlığa başvurmuş, işverenin yaptığı itiraz sonrası yetki 16 Ağustos 2024 tarihinde kesinleşebilmişti. Patronun TİS masasına gelmemesi nedeni ile 10 Aralık 2024’te greve çıkıldı.

Greve çıkılacağının duyurulması ile grev kırıcılığı başladı

Petrol İş sendikasının grev kararını ilan etmesinden hemen sonra Temel Conta işvereni Işıkkent/Pınarbaşı’ndaki İşyerinden 11 işçiyi grev kararı alınan Kemalpaşa’daki işyerine nakil ederek grev kırıcılığına başlamış, bu durum Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince de tespit edilmişti.

Ocak 2025’te ise grev uygulanan Kemalpaşa İşyerindeki üretim kalıpları, makineler ve hammaddeler, işyerinden çıkarılmaya başlanmış, müfettiş raporlarında, grev uygulanan Kemalpaşa İşyerinde yapılan çapak alma, conta basımı, kumlama, boyama, mantar kesim, yemek dağıtımı gibi işlerin hem yeni alınan işçilere hem de Işıkkent/Pınarbaşı İşyerinde çalışan işçilere yaptırılmaya başlandığı tespit edilmişti.

İşveren yargıyı ve kolluğu grevi kırmak için araçsallaştırdı

İşveren ayrıca işçilerin dinlediği müziği, attıkları sloganları, astıkları pankartları, alkış tutmalarını, halay çekmelerini, basın açıklamalarını vb. her davranışını sürekli olarak şikâyet konusu yaptı. Kolluk ve savcılık ise işverenin her şikâyeti sonrasında anında harekete geçerek aynı gün işçileri ifadeye çağırdı. İşçiler kolluk kuvvetleri ve savcılık tarafından azarlandılar. İşçiler onlarca işveren şikâyeti nedeniyle sürekli olarak karakola ve savcılığa gidip ifade vermek zorunda kaldılar. Raporda işverenin en sistemli ve stratejik grev kırıcılık uygulamasının, yargıyı ve kolluğu araçsallaştırmaya çalıştığı bu yöntemin olduğu ifade edildi.

İşveren, Kemalpaşa İşyerindeki üretimi Ocak 2026’da polis marifetiyle boşalttı ve Torbalı/Pancar İşyerine taşırken işçiler de grev çadırını buraya taşıdı. İşveren bunun üzerine işçilerin bu işyeri önünde grev pankartı asmasının ve grev çadırı bulundurmasının yasa dışı olduğunun tespitine karar verilmesi amacıyla dava açtı.

Temmuz 2026’da işçiler ve sendika yapılan durum değerlendirmesi sonucunda grev nöbetini sonlandırma ve hukuki mücadeleyi sürdürme kararı aldı.

Bakanlık “iki kere ceza verdik üçüncüye gerek yok” dedi

Raporda, Temel Conta işçilerinin, 595 gün boyunca yalnızca işverene karşı değil, hakları kâğıt üzerinde tanıyan yasalara, yargıya, bürokrasiye ve kolluk güçlerine karşı da mücadele yürüttüğüne dikkat çekildi.

Grev kırıcılığının tespiti ve gerekli tedbirlerin alınması amacıyla ilk olarak Şubat 2025’te başvuruda bulunulurken Bakanlık müfettişleri tarafından yaptıkları incelemede işverenin grev kırıcılığı yaptığını tespit ederek hakkında idari para cezası uyguladı. İşverenin grev kırıcılık faaliyetlerine devam etmesi üzerine ikinci defa ÇSGB’ye başvuruda bulunuldu, buna ilişkin incelemede de işverenin grev kırıcılığa devam ettiği tespit edilerek yeniden idari para cezası uygulandı.

İşveren ise Bakanlık tarafından hazırlanan raporlara ve idari para cezalarına karşı dava açtı. İdari para cezalarına karşı Temel Conta işverenin grev kırıcılığına devam etmesi üzerine sendika, üçüncü defa Bakanlığa başvuruda bulunduğunda ise Bakanlık, daha önce iki defa idari para cezası uyguladığını gerekçe göstererek dilekçenin reddine karar verdi.

Bilirkişi grev kırıcılığını işveren açısından rantabl buldu!

Bunun üzerine sendika Haziran 2025’te Anayasa Mahkemesine başvuruda bulundu. İşyerinde sendika avukatının katılması engellenerek gerçekleştirilen inceleme sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunda, grevdeki işçilerin yaptığı işlerin başka işçilere yaptırıldığı tespit edilmesine karşın, bu işler "katma değeri olmayan işler" olarak nitelendirilerek işverenin bu işleri başka işyerlerinde yaptırmasının "işveren açısından rantabl" olduğu değerlendirildi.

Temel Conta işverenin 6356 sayılı Yasanın 68. maddesine aykırı olacak şekilde grev kırıcı eylemlerde bulunduğu tespit edilirken bu eylemlerinin sonlandırılmasına yönelik icrai nitelikli taleplerin ise reddine karar verildi. Kararla ilgili temyiz süreci devam ediyor.

İşverenin Ocak 2026’da üretim araçlarını ve hammaddeyi İzmir’in Torbalı ilçesindeki yeni işyerine taşımasının ardından açılan davada İzmir 4. İş Mahkemesi delil tespiti yapılmış olmasına, işveren ve yetkilileri hakkında Şubat 2025 ve Mart 2026 tarihlerinde Türk Ceza Kanunu’nun 118.maddesi kapsamında suç duyurusunda bulunulmasına rağmen işveren yetkilileri hakkında henüz iddianame düzenlenmedi.

İşverenlere yönelik mevcut yasal yaptırım işlevsiz

Temel Conta grevinde yaşananların Türkiye’de sendikal haklara yönelik saldırılar karşısında, mevcut yasal yaptırım rejiminin işlevsiz kaldığının bir kez daha görüldüğü, idari para cezası, sendikal tazminat, cezai müeyyide gibi yaptırımların caydırıcılıktan uzak, sembolik ve yetersiz olduğu vurgulandı.

İhlalleri durdurmak ve telafi etmekle görevli olan iş mahkemeleri ve savcılıklar gibi yargı organlarının süreci uzattığı, tedbir almaktan kaçındığı ve ceza soruşturmalarını ağırdan aldığı ifade edildi.

Sistemin en büyük açmazının 6356 sayılı Yasa’nın 43/5.maddesindeki “İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur” hükmü olduğu, işverenlerin bu itiraz sürecini sendikasızlaştırmanın etkili bir aracı olarak kullandığı hatırlatıldı.

Yargı grev hakkını korumada etkisiz

Temel Conta grevinin Türkiye’de sendikal haklara yönelik saldırılar karşısında öngörülen üçlü yaptırım mekanizmasının (idari–hukuki–cezai) pratik bir karşılığı olmadığının somut örneğidir. İşverenin, Bakanlık tespitlerine, cezalara, mahkeme kararlarına ve suç duyurularına rağmen, grev kırıcı faaliyetlerini hiçbir engelle karşılaşmadan sürdürebildiği bu durumun, mevcut yasal düzenlemelerin politik tercihini sermayeyi korumaktan yana kullandığının açık göstergesi olduğu belirtildi.

Sorunun sadece teknik veya hukuki düzenlemelerle çözülemeyecek kadar derin ve çok boyutlu olduğu, bu nedenle, çözüm önerilerinin de hukuki, idari, örgütsel, toplumsal ve siyasi alanları kapsayan bütünlüklü bir yaklaşımı gerektirdiği belirtildi.

Temel Conta grevini hukuki yönden ele alan raporda çözüm önerileri de bu çerçevede ele alındı.

Raporda hukuki yönden sunulan çözüm önerileri:

  • Öncelikle mutlak bir iş güvencesi sistemi oluşturulmalıdır. İşçi işe başlatılana kadar boşta geçen tüm süre ücretine hak kazanmalıdır.
  • Sendikal örgütlenme gerçekleştirilerek yetki başvurusunda bulunulan işyerlerinde işten çıkarma işlemi görevli makamın (Türkiye İş Kurumu) iznine ve teminata bağlanmalıdır.
  • Toplu İş Sözleşmesi yetki sistemi yeniden düzenlenmelidir. Sendikanın yetkisine karşı yapılan itiraz süreci durdurmamalıdır.
  • Grev kırıcılığına karşı caydırıcı ve etkili yaptırımlar getirilmelidir.

Bunun için;

• İdari para cezası katlanarak artırılmalıdır.

• Grev kırıcılığı yapan işverene, grevdeki işçilere sendikal tazminat yanında grev süresince ücretlerinin tamamını ödeme yükümlülüğü getirilmelidir.

• Grev kırıcılığının Bakanlık müfettişlerince tespit edilmesi halinde görevli makam resen mühürleme, geçici kapatma vb. geçici tedbir uygulamalarını devreye sokabilmelidir.

•Grev sürecinde Bakanlığın taraflara çağrı yapması halinde davete gelmeyen taraf için caydırıcı bir idari para cezası getirilmelidir

• Grev kırıcılığı yaptığı kesinleşen işverenler, geriye yönelik SGK ve İŞKUR teşviklerinden men edilmelidir.

Raporda ayrıca, “Türk Ceza Kanunu’nda değişiklik yapılarak TCK 118. maddesindeki suçlara ilişkin getirilen ceza süreleri adli para cezasına çevrilmeyecek şekilde arttırılmalıdır. Soruşturmanın en geç 3 ay içinde sonuçlandırılıp dava açılacağı yönünde yasal düzenleme yapılmalıdır” denildi.

Raporun sonuç bölümünde tüm engellemelere karşın 595 gün boyunca grev çadırında nöbet tutan, şiirler yazan, çocuklarıyla birlikte direnen Temel Conta işçilerinin, onurlu mücadelelerini sürdürdüğü belirtilerek, “Temel Conta’da grev nöbeti sona ermiş olsa da grev hakkını var edebilmek için verilen mücadele devam edecektir” denildi.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
19.08.2026 14:12 / Güncelleme: 14:22

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan İstanbul için deprem uyarısı: Fay hattında hareketlilik başladı

Marmara Denizi’nde son 1-2 günde 10-13 kilometre derinlikte mikrodeprem aktivitesinin yoğunlaştığı belirtildi. Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş, hareketliliğin Adalar ve Çınarcık fayları boyunca görüldüğünü belirtti.

Prof. Dr. Osman Bektaş'tan İstanbul için deprem uyarısı: Fay hattında hareketlilik başladı
19.08.2026 10:55 / Güncelleme: 11:05

Zelenskiy’nin görevden aldığı eski bakan seçim çağrısı yaptı

Zelenskiy tarafından görevden alınması protestolara yol açan eski Savunma Bakanı Mihailo Fedorov, savaş sürse bile sandığa gidilmesi gerektiğini belirterek, seçim çağrısında bulundu.

Zelenskiy’nin görevden aldığı eski bakan seçim çağrısı yaptı

Fotoğraf: Wikimedia

19.08.2026 10:44

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: 'Siyasi partiler ve seçim sistemi yeniden düzenlenmeli'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna uygun şekilde siyasi partiler ve seçim sisteminin yeniden düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: "Siyasi partiler ve seçim sistemi yeniden düzenlenmeli"
19.08.2026 17:10

Yeni Partili Melih Meriç'i bıçaklayan Seydi Ahmet Keleş'in ifadesi ortaya çıktı

Yeni Partili Meriç’i bıçaklayan eski CHP'li Seydi Ahmet Keleş’in ifadesi ortaya çıktı. Atama tartışması yüzünden kavga ettiklerini belirten Keleş, vekilin kendisine yumruk atması üzerine kendisini korumak için bıçağı savurduğunu iddia etti

Yeni Partili Melih Meriç'i bıçaklayan Seydi Ahmet Keleş'in ifadesi ortaya çıktı

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!