Ötekilik Endeksi Raporu: Türkler ve Kürtler arasında duygu olumlu, statü mesafe belirtiyor
“Ötekilik Endeksi” araştırmasında Türkler ile Kürtler arasındaki toplumsal mesafe 34 puan olarak ölçüldü; sonuçlar iki grubun birbirini sevip güvendiğini ancak eşit görmediğini ortaya koydu.
Vicdan Vakfı tarafından Av. Melih Rüştü Çalıkoğlu hazırlığıyla yayımlanan “Ötekilik Endeksi” araştırması, Türkler ile Kürtler arasındaki toplumsal mesafenin 80 puanlık ölçekte 34 olduğunu ortaya koydu. 613 kişinin katılımıyla gerçekleştirilen çalışmada iki grubun birbirine yönelik duygu ve ilişki puanları pozitif ölçülürken, statü boyutunda her iki grubun da kendisini diğerinden üstün konumlandırdığı tespit edildi.
Araştırmanın metodolojisi ve örneklem sınırları
Ağustos ayında yayımlanan araştırma, Temmuz 2025’te NuvoPoll üzerinden çevrimiçi ve anonim olarak yürütüldü. Çalışmaya 398 Türk, 169 Kürt ve kendisini bu iki kimlikle tanımlamayan 45 kişi katıldı. Toplam 30 sorunun yöneltildiği araştırmada örneklemin olasılıklı olmadığı; katılımcıların yaklaşık %75’inin erkek, %75’inden fazlasının ise üniversite mezunu olduğu aktarıldı. Bu nedenle sonuçların tüm Türkiye’yi temsil etmediği, sadece katılan 613 kişinin yanıtlarını yansıttığı belirtildi. Öte yandan, istatistiksel hesaplamaların güven aralıkları ve katman bileşimi düzeltmeleri dahilinde büyük dil modeli desteğiyle yürütüldüğü kaydedildi.
Duygu ve ilişkide yakınlık, statüde farklılaşma
Ötekilik algısını duygu, ilişki ve statü boyutlarında inceleyen endeksin sonuçları şu şekilde şekillendi:
Türk Katılımcılar: Kürtlere yönelik duygu puanı +9,80, ilişki puanı +10,10, statü puanı ise -2,66.
Kürt Katılımcılar: Türklere yönelik duygu puanı +4,59, ilişki puanı +5,01, statü puanı ise -8,85.
Raporda bu veriler “seviyoruz, güveniyoruz, ama denk görmüyoruz” ifadesiyle özetlendi. Kürt katılımcılardaki statü açığının Türk katılımcıların üç katından fazla olduğu vurgulandı. Eğitim ve gelir düzeyinin bu farkı değiştirmediği görülürken, rapor statü farkının sebebine ilişkin bir açıklama sunmuyor.
Siyasi kimlik ve cinsiyetin etkisi
Gelir, yaş, eğitim ve sosyal medya kullanımının belirgin bir fark oluşturmadığı çalışmada, en güçlü ayrışmanın siyasi kimlikte yaşandığı belirlendi:
- Türk katılımcılarda kendisini milliyetçi olarak tanımlayan grup, duygu ve ilişki boyutunda negatif puan alan tek kesim oldu. Milliyetçiler ile muhafazakârlar arasındaki duygu puanı farkı 16 puana ulaştı.
- Kürt katılımcılarda ise belirli bir siyasi kimlikten ziyade, siyasi kimliğe bağlılık düzeyi arttıkça Türklere yönelik ötekilik seviyesinin kademeli yükseldiği görüldü.
- Kadın katılımcıların her iki grupta da erkeklere kıyasla daha mesafeli puanlar verdiği saptandı. Örneğin “Aynı asansörde kapalı kalmaktan rahatsız olmam” sorusuna Türk erkekleri +17,61 ortalama verirken kadınlarda bu oran +14,02 oldu. Bu durumun doğrudan ötekilikten ziyade güvenlik algısıyla ilgili olabileceği değerlendirildi.
Soru sorulduğunda kaçınılan alanlar
Katılımcılara sunulan “Bilgim yok” ve “İlgilenmiyorum” seçeneklerinin kullanımı iki grupta farklılaştı:
- Türklerin en çok yanıtlamaktan kaçındığı ilk 5 sorunun tamamı statü boyutunda yer aldı. “Bize göre daha zeki mi?” ve “Daha temiz mi?” gibi soruları yanıtsız bırakma oranı %24’e ulaştı.
- Kürtlerin en çok kaçındığı ilk 5 soru ise tamamen duygu boyutundan oluştu.
Rapor, bu tablonun Türkler için “Onlar bizden üstün mü?”, Kürtler için ise “Onlara karşı ne hissediyorsun?” sorusunun yanıtlanmasının daha zor olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Suriyeliler araştırması ile karşılaştırma
2024 yılında Türkiyeliler ile Suriyeli göçmenler arasında aynı yöntemle yapılan araştırmada toplumsal mesafe 45,40 olarak ölçülmüştü. Türkler ve Kürtler arasındaki 34 puanlık mesafe bundan 11 puan daha düşük çıktı.
Ancak raporda sıfıra yaklaşan bir skorun toplulukların ayrı gruplar olmaktan çıkması anlamına gelebileceği, bu yüzden mesafenin tamamen kalkmasından ziyade niteliği ve büyüklüğünün kritik olduğu belirtilerek sonucun bir “başarı” olarak görülmemesi gerektiği vurgulandı. Çalışmanın bir “sosyopolitik röntgen” olduğu ve tarihsel, psikolojik veya ekonomik nedenleri sunmak yerine mevcut durumu ölçtüğü ifade edildi.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et