Gebze Sendikalar Birliğinden maden işçilerine destek: Ülkeyi de madenciyi de soydunuz
Ankara'da hak arama mücadelesini sürdüren Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri için açıklama yapan Gebze Sendikalar Birliği; tüm alacakların güvence altına alınması ve madenlerin kamulaştırılması çağrısı yaptı.
Fotoğraf: Hasret Gültekin Kozan/Evrensel
Ankara'da hak arama mücadelesini sürdüren Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri için "Ülkeyi de madenciyle soydunuz! Sessiz kalmayacağız!" başlığıyla açıklama yapan Gebze Sendikalar Birliği, tüm alacakların güvence altına alınması ve kamu işletmelerinin yeniden kamulaştırılması çağrısında bulundu.
Açıklamada madencilerin ödenmeyen ücretleri, eksik sigorta primleri, gasbedilen tazminatları ve keyfi ücretsiz izin uygulamaları için Ankara'da olduğu, yetkililerle yapılan görüşmelerde verilen sözlerin tutulmadığına dikkat çekildi. İşçilerin hakkını vermeyenlerin değil, hakkını isteyen işçilerin gözaltına alındığı ifade edilen açıklamada "Madencilerin istediği bir ayrıcalık değildir; kendi alın terlerinin karşılığıdır. Bu mağduriyet artık görmezden gelinemez."
Sorunun sadece şirket odaklı görülmemesi gerektiği, ciddi bir kamu sorumluluğunun da bulunduğu belirtilen açıklamada şu talepler sıralandı: "Ödenmeyen tüm ücret, tazminat ve işçilik alacakları derhal güvence altına alınmalı. Sigorta ve sosyal güvenlik haklarındaki eksiklikler giderilmeli. Keyfi ücretsiz izin baskılarına son verilmeli. Kamu kaynaklarının sermayeye aktarılması engellenmeli ve halkın malı olan kamu işletmeleri yeniden kamulaştırılmalı." Gebze Sendikalar Birliği, Ankara'da direnen maden işçilerinin mücadelesini kendi mücadeleleri olarak gördüklerini ve haklar teslim edilene kadar dayanışmayı sürdüreceklerini belirtti.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"ÜLKEYİ DE MADENCİYİ DE SOYDUNUZ! SESSİZ KALMAYACAĞIZ!
Türkiye, bir tarafta milyonlarca emekçinin her geçen gün daha fazla yoksullaştığı, diğer tarafta bir avuç sermayedarın servetine servet kattığı ağır bir ekonomik ve sosyal krizin içinden geçiyor. Hayat pahalılığı, yüksek enflasyon ve gelir dağılımındaki adaletsizlik emekçilerin yaşamını her geçen gün daha da zorlaştırıyor. İşçiler geçinemiyor, emekliler geçinemiyor, işsizler açlıkla karşı karşıya. Ancak bugün Ankara’da direnen maden işçilerinin yaşadıkları, ülkemizde emeğe ve işçiye nasıl bakıldığının en çarpıcı örneklerinden biridir.
MADENCİLERİN HAKLARI GASP EDİLİYOR
Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçileri, alın terlerinin karşılığını ve yıllardır biriktirdikleri haklarını alabilmek için günlerdir Ankara’da direniyor. Bu işçiler yerin yüzlerce metre altında, hayatlarını her gün riske atarak çalıştılar. Karanlığın içinde alın teri döktüler. Ülkenin ekonomisine, sanayisine ve üretimine katkı sundular. Ancak bugün kendi haklarını alabilmek için başkentte mücadele etmek zorunda bırakıldılar.
İşçilerin ücretleri ödenmedi, sigorta primleriyle ilgili sorunlar yaşandı, tazminatları ve diğer kazanılmış hakları gasp edildi. İşçilere keyfi biçimde ücretsiz izin uygulamaları dayatıldı. Yıllarca çalışan, emeğini ortaya koyan işçiler bir anda ücretlerinden, sosyal haklarından ve geleceklerinden mahrum bırakıldı. Üstelik bütün bunlar olurken şirketlerin faaliyetlerinin devam etmesine izin verildi. Bir tarafta işçinin alın teri üzerinden elde edilen kazançlar, diğer tarafta hakkını alamayan, ailesinin geçimini sağlayamayan ve geleceğini göremeyen madenciler… İşte bu düzenin adı adaletsizliktir.
İŞÇİLER OYALANIYOR, VERİLEN SÖZLER TUTULMUYOR
Madenciler haklarını almak için defalarca yetkililerin kapısını çaldı. Görüşmeler yapıldı. Sözler verildi. Ancak verilen sözlerin gereği yerine getirilmedi. İşçiler her defasında biraz daha oyalanarak sorunlarının kendiliğinden ortadan kalkacağının düşünülmesi istendi. Ama madenciler susmadı. Ankara’ya geldiler. Haklarını almak için direndiler. Ve haklı mücadeleleri nedeniyle defalarca gözaltına alındılar. İşçilerin hakkını vermeyenler değil, hakkını isteyen işçiler gözaltına alındı! Biz buradan açıkça söylüyoruz:
Madencilerin mağduriyeti artık görmezden gelinemez.
Bu işçilerin çocuklarının rızkı, evlerinin kirası, sofralarının ekmeği, yıllarca alın teriyle kazandıkları tazminatları söz konusudur.
Madencilerin istediği bir ayrıcalık değildir. İstedikleri, kendi alın terlerinin karşılığıdır.
SORUMLULUK DEVLETİNDİR
Burada yalnızca bir şirketin işçilere karşı sorumluluklarını yerine getirip getirmediği tartışılmamalıdır.
Ortada aynı zamanda ciddi bir kamu sorumluluğu bulunmaktadır.
Kamu kaynaklarından yararlanan, kamu varlıkları üzerinden faaliyet gösteren şirketlerin işçilerin haklarını gasp etmesine izin verilemez.
Devlet, işçinin karşısında değil, işçinin hakkını koruyan tarafta olmak zorundadır.
Bakanlıklar sorumluluklarını yerine getirmeli, işçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için gerekli bütün adımlar derhal atılmalıdır.
Kamu kaynaklarını kullananlar, işçilerin haklarını yok sayamaz.
Kamu malı sermayeye peşkeş çekilirken işçinin hakkı sermayenin insafına bırakılamaz.
BURADAN İKTİDARA ÇAĞRIMIZDIR!
Madencilerin gasp edilen haklarını derhal ödeyin.
Ödenmeyen ücretleri, tazminatları ve diğer tüm işçilik alacaklarını güvence altına alın. İşçilerin sigorta ve sosyal güvenlik haklarını eksiksiz yerine getirin.
Keyfi ücretsiz izin uygulamalarına son verin.
Madencilerin yıllardır verdikleri emeğin karşılığını almalarını sağlayın. Ve daha da önemlisi;
Kamu kaynaklarının ve kamu varlıklarının sermayeye aktarılmasına son verin.
İşçilerin ve halkın malı olan kamu işletmelerini yeniden kamulaştırın. Çünkü biz biliyoruz:
Ülkenin zenginliği birkaç holdingin değil, bu ülkenin emekçilerinin ve halkının ortak değeridir. Madencinin alın teri patronun servetine servet katmak için kullanılamaz. İşçinin emeği yok sayılamaz.
İşçinin hakkı gasp edilemez.
Ve işçiler susturularak bu düzen sürdürülemez.
Gebze Sendikalar Birliği bileşenleri olarak Ankara’da direnen Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin yanındayız.
Madencilerin haklı mücadelesini kendi mücadelemiz olarak görüyoruz.
Onların sesi olmaya, dayanışmayı büyütmeye ve haklarını alana kadar mücadelelerini sahiplenmeye devam edeceğiz.
Madenciler yalnız değildir! İşçinin hakkı, işçinin alın teridir!
Yaşasın işçilerin birliği, yaşasın örgütlü mücadele!"
(İşçi Sendika Servisi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et