Bayır çimento fabrikası kömür kullanımının ekolojik etkileri raporlaştırıldı
Prof. Dr. Doğan Kantarcı'nın raporu, Çanakkale'de kurulması planlanan çimento fabrikasının yakacağı ağır metal ve kükürt oranları yüksek kömürlerin tarımsal verimi düşüreceğini, kanser riskini artıracağını ve çevre tahribatı yaratacağını gösterdi.
Fotoğraf: Deştin Çevre Platformu
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale - Prof. Dr. Doğan Kantarcı, Bayır Tekağaç Sırtı bölgesinde kurulması planlanan çimento fabrikasının yakıt ihtiyaçları, kömür özellikleri ve taşıma süreçlerine dair kapsamlı bir ekolojik değerlendirme raporu hazırladı. Raporda, fabrikanın ihtiyaç duyacağı yıllık kömür miktarının 360 bin ile 440 bin ton arasında değişeceği öngörülüyor. Bölgeye en yakın kömür yataklarının Yatağan çevresinde yer almasına rağmen bu linyitlerin düşük kalorili olması ve termik santralde kullanılması sebebiyle fabrikanın Söke veya Kütahya kömürlerine yönelmek zorunda kalacağı ifade ediliyor.

Söke ve Kütahya kömürlerinin çevresel riskleri
Kantarcı’nın raporuna göre; Söke bölgesinden getirilecek kömürlerin kalorisi Kütahya linyitine göre daha düşük seviyede kalırken, içerdiği yüksek kükürt ve azot oranları çevre kirliliği açısından ciddi endişeler yaratıyor. Yüksek fırın sıcaklıklarında yanan kükürt ve azot gazları, bitkilerin yapraklarındaki hücreleri tahrip ederek döllenmeyi olumsuz etkileme ve meyve verimini düşürme riski taşıyor. Ayrıca Söke kömüründe dünya ortalamasının çok üzerinde arsenik ve uranyum gibi ağır metallerin tespit edilmesi, insan ve hayvan sağlığı için büyük bir tehdit oluşturuyor. Raporda Kütahya kömürlerinin kalori değeri daha yüksek olsa da, yatağına göre değişen kükürt ve azot içerikleri ile yüksek miktarda arsenik salınımına yol açabileceği belirtiliyor.
Hava kirliliği ve tarımsal alanlardaki tahribat
Fabrika bacalarından salınacak ince kül ve gazlar, hakim rüzgarların etkisiyle gece saatlerinde soğuyan havayla birlikte çevre vadilere ve tarım alanlarına çökme eğilimi gösterdiğinin altının çizildiği raporda, çam ağaçlarının ibreleri ve bitki yaprakları üzerinde biriken kül tabakası, güneş ışığını engelleyerek fotosentez sürecini baltalıyor ve yaprakların solunum gözeneklerini tıkayarak yaz kuraklığında erken kurumalara yol açıyor. Bununla birlikte, küllerle taşınan arsenik ve diğer ağır metaller marul, ıspanak gibi sebzelerin ve zeytin gibi meyvelerin hücrelerine nüfuz ederek yıkama yoluyla bile temizlenemeyen kalıcı bir kirlilik yaratıyor. Çöken küllerin içerisindeki çok küçük tanecikler ise solunum yoluyla doğrudan akciğerlere ulaşıp kana karışarak beyne kadar iletilebiliyor ve kanser vakalarını tetikliyor.
Sera gazları ve lokal iklim değişiklikleri
Kömürün yakılmasıyla havaya salınacak olan karbondioksit miktarının, fabrikanın kurulduğu bölgede sera etkisi oluşturarak hava sıcaklıklarını artıracağı öngörülüyor. Bu durum toprak yüzeyinden buharlaşmayı ve bitkilerden su kaybını hızlandırarak lokal bir ısı adası oluşmasına zemin hazırlıyor. Yaşanan bu değişim karşısında çiftçilerin tarım alanlarını ve zeytinliklerini daha sık sulamak zorunda kalacağı, sulama imkanı olmayan yerlerde ise ürün kalitesinin ve miktarının düşeceği vurgulanıyor.
Ağır kamyon trafiği ve dağ yollarındaki bozulmalar
Yıllık kömür ihtiyacının taşınması süreci, Muğla ve Bayır çevresindeki yollarda çok ciddi bir trafik yükü meydana getiriyor. Yapılan hesaplamalara göre, günlük kömür sevkiyatı için her birkaç dakikada bir ağır tonajlı kamyonların yola çıkması gerekiyor. Bu durum yerleşim yerlerinde gürültü, sarsıntı ve kaza riskini artırırken, stabilize dağ yollarında ve ormanlık alanlarda ağır tahribatlara yol açıyor. Kamyonların ham yollarda çıkardığı yoğun tozun rüzgarlarla taşınarak yol kenarındaki ağaçların kurumasına sebep olacağı, virajların genişletilmesi amacıyla yapılacak orman kesimlerinin ise doğal ekosistemi geriye dönülemez biçimde bozacağı ifade ediliyor.

Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et