İklim krizi ve yaşlı sağlığı: Aşırı sıcakların bedeli kaçınılmaz değil
İklim krizinin sonuçlarını herkesin aynı biçimde yaşamadığını belirten Doç. Dr. Zeynep Altın, “Aşırı sıcakların kendisi kaçınılmaz olabilir; ancak yol açtığı sağlık kayıplarının bu ölçüde ağır olması kaçınılmaz değildir” dedi.
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir- Türkiye'de küresel iklim değişikliği nedeniyle sıklığı ve süresi artan sıcak hava dalgaları, 65 yaş ve üzeri bireyler için hayati riskler barındıran ciddi bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. İleri yaşla birlikte azalan fizyolojik kapasite ve kronik rahatsızlıklar, bu yaş grubunu yüksek sıcaklıklara karşı doğrudan savunmasız hale getiriyor.
Sağlık Bakanlığı verileri 75 yaş üzerindeki kişilerin aşırı sıcaklardan en fazla etkilenen grup olduğunu belirtirken, yine Bakanlık verilerine göre son 10 yılda yüksek sıcaklıklara bağlı nedenlerden dolayı 27 bin 564 kişi hayatını kaybetti.
Temmuz ve ağustos aylarında artan sıcaklıkların çoğu zaman yaz mevsiminin doğal bir parçası gibi karşılandığını belirten Doç. Dr. Zeynep Altın ile yaşlılar açısından sağlık, barınma, enerjiye erişim ve sosyal destek gibi temel hakları konuştuk.
“Risk yalnızca biyolojiyle açıklanamaz”
Yaş ilerledikçe organizmanın sıcaklık değişimlerine uyum sağlama kapasitesinin azalabildiğini belirten Doç. Dr. Zeynep Altın, susama duyusunun zayıflaması, kronik hastalıkların yaygınlaşması ve kullanılan bazı ilaçların vücudun ısı ve sıvı dengesini etkileyebilmesinin, yaşlıları sıcak hava koşullarında daha kırılgan hale getirebileceğini söyledi.
Gelir yetersizliğin her alanda olduğu gibi bu konuda da kendini gösterdiğinin altını çizen Doç. Dr. Zeynep Altın, “Yalnız yaşayan ya da sağlık hizmetlerine erişimi sınırlı olan bir yaşlının aşırı sıcak karşısındaki riski, aynı sıcaklığa maruz kalan herkesle aynı değildir. Bu nedenle aşırı sıcakların yol açtığı sağlık sorunlarını yalnızca bireysel tedbirler üzerinden değerlendirmek eksik kalır. İnsanların sağlığını koruyabilmeleri için gerekli koşulları oluşturmak aynı zamanda kamusal bir sorumluluktur” dedi.
Aşırı sıcaklar kronik rahatsızlıkları tetikliyor
Türkiye'de ölüm nedenleri içerisinde dolaşım sistemi hastalıklarının önemli bir yer tuttuğunu ifade eden Doç. Dr. Altın, aşırı sıcakların ise özellikle ileri yaşta ve kronik hastalığı bulunan kişilerde kalp-damar sistemi üzerindeki yükü artırabildiğine dikkat çekti. Altın, bu durumun, iklim krizini yaşlı sağlığı açısından geleceğin değil, bugünün sağlık politikası meselesi haline getirdiğini, meselenin yalnızca “sıcaktan nasıl korunmalıyız” sorusu olmadığını asıl sorunun, kimlerin korunmaya daha fazla ihtiyacı olduğu ve kamunun bu korumayı nasıl güvence altına alacağı olduğunu vurguladı.
Sağlık hakkının, yalnızca hastalanıldığında sağlık kuruluşuna başvurabilmekten ibaret olmadığını aktaran Altın, “Sağlığı tehdit eden koşulların önlenmesi de bu hakkın bir parçasıdır. Yaşam hakkının gerçek anlamda korunabilmesi ise özellikle kırılgan grupların öngörülebilir riskler karşısında yalnız bırakılmamasını gerektirir. Bu bakış açısıyla sıcak hava dalgalarına karşı birkaç temel adımın güçlendirilmesi gerekir” dedi.
“Meteorolojik sağlık ve sosyal hizmetler birlikte değerlendirilmeli”
Aşırı sıcakların, özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan kişiler açısından bir halk sağlığı riski olarak ele alınması; meteorolojik uyarıların sağlık ve sosyal hizmetlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Altın, “Sıcaklığın tehlikeli düzeylere ulaştığı dönemlerde herkesin ücretsiz olarak erişebileceği, özellikle yaşlıların ihtiyaçlarına uygun serinleme alanları oluşturulmalıdır. Soğutma ihtiyacı lüks değil, bazı kişiler için doğrudan sağlık ihtiyacıdır. Ekonomik güçlük yaşayan yaşlıların aşırı sıcaklarda temel enerji gereksinimlerini karşılayabilmeleri için sosyal destek mekanizmaları geliştirilmelidir” bilgisini paylaştı.
İklim krizinin sonuçlarını herkes aynı biçimde yaşamıyor
İklim krizinin sonuçlarını herkesin aynı biçimde yaşamadığını belirten Altın, sözlerini şöyle sürdürdü, “Yalnız yaşayan, hareket kısıtlılığı bulunan veya kronik hastalığı olan yaşlıların riskli dönemlerde izlenmesi; sağlık, sosyal hizmet ve yerel yönetim mekanizmaları arasında koordinasyon sağlanması gerekmektedir. Yaş, gelir, sağlık durumu, barınma koşulları ve sosyal çevre, aşırı sıcakların kimler için daha ağır sonuçlar doğuracağını belirliyor. Bu nedenle iklim krizine karşı mücadele aynı zamanda bir eşitlik ve toplumsal adalet mücadelesidir. Yaşlıların güvenli bir ortamda yaşamalarını sağlamak bir ayrıcalık değil, haktır. Aşırı sıcakların sağlık üzerindeki etkilerinin önemli bir bölümü öngörülebilir ve azaltılabilir durumdaysa, bu risklere karşı gerekli kamusal önlemleri almak da bir tercih olmaktan çıkar. Hak temelli bir sağlık anlayışı, kişilere sorumluluk yüklemekle yetinmez; onların bu hakları kullanabilmesi için gerekli koşulları da yaratır” diye konuştu.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et