14.08.2026 18:28

KESK'ten 'Çerçeve Yasa' değerlendirmesi: 'Barışı iktidarın tasarrufundan çıkarıp toplumun meselesi haline getirmeliyiz'

KESK, “Çerçeve yasanın çatışmasızlığın yasal zemine kavuşturulması açısından önemli, ancak Türkiye’nin demokratikleşmesi için yeterli olmadığını belirterek, “Esas olan, barışı iktidarın tasarrufundan çıkarıp toplumun meselesi haline getirmektir” dedi

KESK'ten “Çerçeve Yasa” değerlendirmesi: “Barışı iktidarın tasarrufundan çıkarıp toplumun meselesi haline getirmeliyiz”

Fotoğraf: KESK

KESK Yürütme Kurulu, kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'a ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yasanın "çatışmasızlık ve Kürt meselesinin çözümüne ilişkin ilk kez yasal bir düzenleme yapılmış olması" bakımından önemli olduğu belirtilen açıklamada, "Ancak bu yasa Kürt sorununun çözüm yasası değildir. Hele ki Türkiye’nin demokratikleşme yasası hiç değildir" denildi.

Açıklamada, "On yıllardır süren çatışmalı ortamda yaşamını yitirenlerin, evlatlarını kaybeden ailelerin, yerinden edilenlerin, yaşamlarının önemli bir bölümünü cezaevlerinde ve sürgünde geçirenlerin, savaş politikalarının ekonomik ve toplumsal sonuçlarını taşıyan milyonların bulunduğu bir ülkede silahların susmasının önemi tartışmasızdır" ifadelerine yer verildi.

Yasayla çatışmasızlığın yasal bir zemine kavuşturulmak istenmesinin önemli olduğu, ancak Kürt sorununun tarihsel, siyasal, toplumsal ve kültürel nedenlerine ilişkin bütünlüklü bir yaklaşım ortaya koymadığı kaydedillen açıklamada, "Yerel demokrasi, anadil hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü ile örgütlenme özgürlüğü gibi temel başlıklarda kapsamlı bir düzenleme getirmemektedir" denildi.

“Demokratikleşme sonucu çıkarmak mümkün değildir"

Yasanın Türkiye’nin yaşadığı demokrasi ve hukuk sorunlarının çözümüne ilişkin güvence sunmadığını belirtilen açıklamada, "Siyasetçiler, gazeteciler, sendikacılar, öğrenciler ve hak savunucuları üzerindeki yargı baskısını ortadan kaldıracak herhangi bir demokratikleşme düzenlemesi bulunmamaktadır. Aynı şekilde KHK’lerle hukuksuz biçimde kamu görevinden çıkarılan binlerce kamu emekçisinin yaşadığı adaletsizlik de giderilmemektedir. Bütün bunlar olduğu yerde dururken, yalnızca çatışmanın bir boyutunu düzenleyen bir yasadan kendiliğinden bir ‘demokratikleşme’ sonucu çıkarmak mümkün değildir. Kaldı ki yasa gerekçesinde de böyle bir iddia bulunmamaktadır" ifadeleri kullanıldı.

“Sonuç olarak örgütsüz bırakılan emekçiler kaybetmiştir”

Çatışmalı ortamın emekçiler açısından karşılığının "kutuplaşma ve örgütsüzlük" olduğu belirtilen açıklamada, "Yıllardır çatışmalarda kaybettiklerimizin büyük çoğunluğunun yoksul emekçi halkların çocukları olduğuna dikkat çektik. Bu süreçte yoksul hanelere yeni acıların düşmüyor olması, emekçiler ve halklarımız açısından sürecin en önemli kazanımıdır" denildi.

Çatışmalı dönemlerin toplumsal ayrışmayı ve kutuplaşmayı derinleştirdiği ifade edilen açıklamada, "Aynı işyerinde, aynı koşullarda çalışan ve aynı sömürü düzeninin sonuçlarını yaşayan emekçilerin ortak hak ve çıkarları etrafında buluşması zorlaşmış; kutuplaştırıcı politikalar zemin bulmuş, sınıf dayanışmasını zayıflatmıştır. Sonuç olarak örgütsüz bırakılan emekçiler kaybetmiştir" değerlendirmesi yapıldı.

Açıklamada, çatışmaların sona ermesiyle demokrasinin ya da emek sömürüsünün kendiliğinden sona ermeyeceği vurgulanarak, "Mevcut ekonomik ve siyasal düzen değişmediği sürece kapitalist sömürü çarkları işlemeye; işsizlik, güvencesizlik, kamudaki mülakat adaletsizliği, liyakatsizlik ve siyasi kadrolaşma devam edecektir" denildi.

Buna karşın çatışmasızlık ortamının emekçilerin ortak mücadele zeminlerini güçlendirebilecek önemli imkânlar yaratabileceği belirtilen açıklamada, "Kutuplaşmanın gerilemesi, emekçilerin ortak sorunlarını ve sınıfsal çıkarlarını daha görünür hale getirebilir; birlikte örgütlenmenin ve mücadele etmenin koşullarını güçlendirebilecektir" görüşü dile getirildi.

“Kaynakların halkın ihtiyaçlarına ayrılmasını sağlayacak olan emekçilerin mücadelesidir”

Yıllardır savaş ve güvenlik politikalarına ayrılan kamu kaynaklarının toplum üzerinde yarattığı ekonomik yüke de dikkat çekilen açıklamada, "Silaha ve çatışmaya ayrılan kaynakların AKP iktidarı tarafından kendiliğinden eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe, istihdama ve nitelikli kamu hizmetlerine aktarılacağını düşünmek gerçekçi değildir" ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, "Bu kaynakların sermayenin ihtiyaçlarına değil halkın ihtiyaçlarına, kamusal hizmetlere ve emekçilere ayrılmasını sağlayacak olan yine emekçilerin örgütlü ve kararlı mücadelesidir" denildi.

“Emek ve demokrasi mücadelesini büyütmek”

İktidarın demokrasi siciline ilişkin eleştirilerin de sıralandığı açıklamada, "Yargının siyasallaştırılmasından kayyım politikalarına, laik ve seküler yaşam tarzına yönelik müdahalelerden grev yasaklarına ve sendikal baskılara, KHK rejiminden düşünce, ifade, toplantı ve gösteri özgürlüğünün sınırlandırılmasına kadar uzanan antidemokratik uygulamalar önümüzde durmaktadır" ifadesi kullanıldı.

İktidarın süreci kendi siyasal geleceğini güvence altına almak, toplumsal muhalefeti parçalamak, yeni ittifak dengeleri oluşturmak ya da mevcut rejimi tahkim etmek amacıyla kullanabileceğine ilişkin kaygıların anlaşılır olduğu belirtilen açıklamada, "Ancak buradan çıkarılması gereken sonuç, barış ihtimaline sırt çevirmek değil, oluşabilecek zeminin emek ve demokrasi mücadelesini büyütme fırsatına dönüştürmektir. Esas olan, barışı iktidarın tasarrufundan çıkarıp toplumun meselesi haline getirmek; barış mücadelesini demokrasi, emek, eşitlik ve özgürlük mücadelesiyle birlikte büyütmektir" ifadelerine yer verildi.

KESK’in talepleri...

TBMM’de süreç kapsamında oluşturulan komisyonun çalışmaları doğrultusunda tüm iş kollarından ve örgütün tabanından gelen görüş ve önerileri bir araya getirerek kapsamlı bir rapor hazırladığı ve kamuoyuyla paylaştığı belirtilen açıklamada, "Kalıcı ve toplumsal bir barışın nasıl tesis edilebileceğine ilişkin eleştirilerimizi ve her biri hayati öneme sahip önerilerimizi içeren bu raporun temel yaklaşımının bugün de arkasındayız" denildi.

Açıklamada, "Kayyım rejiminin sona erdirilmesi; AYM ve AİHM kararlarının eksiksiz uygulanması; düşünce, ifade, basın, toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüklerinin güvence altına alınması; KHK’lerle ihraç edilen kamu emekçilerinin uğradığı hukuksuzlukların giderilmesi; demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması; eşit yurttaşlık ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi; kadınların eşit ve özgür yaşamının güvence altına alınması; sendikal hak ve özgürlüklerin uluslararası normlara uygun hale getirilmesi başlıklarında düzenlemeler olmadan emekçiler barışın gerçek kazanımlarını gündelik yaşamlarında hissedemeyeceklerdir. Bunu sağlayacak esas güç ise emekçiler, halklar, kadınlar ve ortak mücadelemizdir. Emek, demokrasi ve barış mücadelemizi birlikte ve kararlılıkla sürdüreceğiz" ifadeleri kullanıldı.

(ANKA)

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
14.08.2026 14:31 / Güncelleme: 17:28

4 Avrupa ülkesi için yeni dönem: Schengen vizesinde randevu süresi kısalacak mı?

Vize şirketlerine yönelik operasyonun ardından usulsüz alındığı belirtilen randevuların iptali gündemde. Dört Avrupa ülkesi için 6 aya varan bekleme sürelerinin bir aya kadar düşebileceği öne sürüldü.

4 Avrupa ülkesi için yeni dönem: Schengen vizesinde randevu süresi kısalacak mı?

Fotoğraf: Global Residence Index/Unsplash

14.08.2026 07:00

Kolombiya'da arama kurtarma sürüyor: Depremde can kaybı 281'e yükseldi

Kolombiya'da 10 Ağustos'ta meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde can kaybı 281'e yükseldi. 3 bin 971 kişi yaralanırken, 379 kişiyi arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

Kolombiya'da arama kurtarma sürüyor: Depremde can kaybı 281'e yükseldi

Fotoğraf: AA

14.08.2026 17:51

Marmaris’in Turgut Mahallesi’nde yaşam alanı nöbeti: 'Turgut Koyu sahipsiz değil'

Marmaris’in Turgut Mahallesi halkı, Turgut Koyu’nu ticari alana dönüştürecek iskele ve marina projesine tepkili. Toplanan 183 ıslak imzalı itiraz dilekçesini Bakanlığa sunan mahalle halkı, "Kıyılar halka kapatılamaz” dedi.

Marmaris’in Turgut Mahallesi’nde yaşam alanı nöbeti: “Turgut Koyu sahipsiz değil”
14.08.2026 10:30

Dang virüsü nedir, belirtileri nelerdir?

Aedes türü sivrisineklerin ısırmasıyla bulaşan Dang Virüsü, bazı kişilerde hafif seyrederken ağır vakalarda yaşamı tehdit edebiliyor. Peki Dang hummasının belirtileri neler, nasıl bulaşıyor, tanı ve tedavisi nasıl yapılıyor?

Dang virüsü nedir, belirtileri nelerdir?

Görsel: Fusion Medical Animation/Unsplash

14.08.2026 08:35

Fenerbahçe'de ayrılık resmileşti: Yeni takımı belli oldu

Fenerbahçe, kaleci İrfan Can Eğribayat'ın takımdan ayrıldığını açıkladı. Sarı-lacivertli kulüp, Eğribayat'ın Gençlerbirliği'ne transfer olduğunu açıkladı.

Fenerbahçe'de ayrılık resmileşti: Yeni takımı belli oldu

Görsel: Fenerbahçe Spor Kulübü

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!