EMED: Engelli emekliliğinde hak kaybı ve belirsizlik büyüyor
15 Ocak 2025'te yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun ile engelli emekliliği sisteminin değiştiğine dair konuşan Nazlı Tetik, yeni değerlendirme kriterlerinin belirsizlik yarattığını belirterek uygulamanın yeniden gözden geçirilmesini talep etti.
Fotoğraf: Pixabay
Elif Turgut
[email protected]
Türkiye’de yaklaşık 45 yıldır uygulanan engelli emekliliği sistemi, 15 Ocak 2025 tarihinde yürürlüğe giren 7538 sayılı Kanun ile önemli ölçüde değişti. Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), yeni sistemin özellikle yıllardır çalışan, prim ödeyen ve emeklilik planını mevcut mevzuata göre yapan engelli vatandaşlar açısından ciddi hak kayıpları ve belirsizlikler oluşturduğunu belirtti.
Mağduriyet iddiaları büyüyor
Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), 7538 sayılı Kanun ile engelli emekliliğinde yapılan değişikliklerin binlerce engelli vatandaşın emeklilik planlarını doğrudan etkilediğini savundu.
EMED Başkanı Nazlı Tetik, önceki sistemde engelli vatandaşların emeklilik konusunda daha öngörülebilir bir sürece sahip olduğunu, yeni sistemle birlikte ise emeklilik şartlarının ve değerlendirme sürecinin vatandaşlar açısından daha belirsiz hale geldiğini söyledi.
Tetik, “Biz engelliyiz, ayrıcalık istemiyoruz. Hakkımızı, emeğimizin karşılığını ve geleceğimizin güvence altında olmasını istiyoruz” dedi.
Eski sistemde engelli yurttaşlar emekliliğini planlayabiliyordu
EMED'in değerlendirmesine göre önceki sistemde engelli vatandaşlar, hastanelerden aldıkları sağlık kurulu raporlarında belirlenen engel oranları üzerinden emeklilik planlaması yapabiliyordu.
Hastalıkların karşılık geldiği engel oranlarının belirli olması sayesinde vatandaşlar, çalışma süresini ve prim gününü hesaplayarak ne zaman emekli olabileceklerini öngörebiliyordu.
EMED Başkanı Nazlı Tetik şu ifadelerle açıkladı:
“Önceki sistemde vatandaş hastaneye gidiyordu, sağlık kurulundan raporunu alıyordu. Raporundaki oran belliydi. Bu orana göre kaç yıl çalışacağını, kaç gün prim ödeyeceğini ve ne zaman emekli olacağını biliyordu. İnsanlar bütün hayat planını buna göre yapıyordu.”
Daha dar listeye geçiş
EMED, önceki dönemde kullanılan ve Dünya Sağlık Örgütü'nün ICF yaklaşımıyla ilişkilendirilen yaklaşık 170 sayfalık ayrıntılı değerlendirme sisteminde, çok sayıda hastalık ve bu hastalıkların engellilik karşılıklarının bulunduğunu belirtti.
Derneğe göre 7538 sayılı Kanun sonrasında ise engelli emekliliğinde farklı bir değerlendirme sistemi uygulanmaya başlandı. EMED, yaklaşık 40 sayfalık maluliyet ve çalışma gücü kaybı listesi üzerinden yapılan değerlendirmelerin bazı engelli vatandaşlar açısından emekliliğe erişimi zorlaştırdığını ve belirsizliği artırdığını savunuyor.
Tetik, sistem değişikliğine ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Yıllardır uygulanan, hastalıkları ve karşılıklarını ayrıntılı biçimde gösteren bir sisteminiz var. Vatandaş elindeki rapora bakarak geleceğini planlıyor. Sonra bu sistemden vazgeçiliyor ve çok daha dar bir değerlendirme sistemiyle karşı karşıya kalıyoruz.”
Engelli haklarının iyileştirilmesi beklenirken emeklilik şartları ağırlaştı
EMED, engelli haklarının iyileştirilmesi yönündeki beklentilere rağmen engelli emekliliğinde yeni bir değerlendirme sürecinin ortaya çıktığını belirtti.
Dernek, daha önce yüksek oranlı engelli raporu bulunan bazı vatandaşların yeni sistem kapsamında çalışma gücü kaybı ve maluliyet kriterleri üzerinden yeniden değerlendirilerek ret kararıyla karşılaşabildiğini ifade etti.
Tetik, engelli vatandaşların yalnızca “çalışabilir mi?” şeklindeki dar bir değerlendirmeyle ele alınmaması gerektiğini belirterek, hastalığın kişinin çalışma hayatına ve günlük yaşamına etkisinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“Kanserle mücadele eden bir insanı, ağır epilepsi nöbetleri geçiren bir insanı yeniden çalışma hayatına dönebilecekmiş gibi değerlendirmek vatandaşın yaşadığı gerçekliği görmemektir.”
Emekliliğine günler yeni sistemle karşılaştılar
EMED'in düzenlemeye yönelik en önemli itirazlarından biri de geçiş süreci ve ön bilgilendirme yapılmadığı iddiası oldu.
Dernek, yıllardır mevcut sisteme göre çalışan, prim ödeyen ve emeklilik tarihini buna göre hesaplayan vatandaşların, yeni düzenlemeyle birlikte farklı kriterlerle karşı karşıya kaldığını belirtti.
Özellikle emekliliğine kısa süre kalan engelli vatandaşların düzenlemeden doğrudan etkilendiğini ifade eden EMED, vatandaşların yeni sistem konusunda yeterince bilgilendirilmediğini savundu.
Tetik, konuyla ilgili olarak,“İnsanlar emeklilik günlerini hesapladı. Kimi birkaç ay sonra, kimi birkaç hafta sonra emekli olacağını biliyordu. Primini buna göre tamamladı. Bir anda sistem değişti” dedi.
Engelli emeklilik başvurularında aylarca bekleme iddiası
EMED, kanun değişikliği gündeme gelirken sürecin daha hızlı ve etkin hale getirileceğine yönelik açıklamalar yapıldığını, ancak kendilerine ulaşan başvurularda SGK'ya belgelerini teslim eden bazı vatandaşların aylarca sonuç beklediğini belirtti.
Tetik, bazı vatandaşların 8 ay, 10 ay gibi uzun süreler boyunca SGK'dan sonuç beklediğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Bu insanlar bu süre boyunca nasıl geçinecek? Sağlık güvencesi konusunda ne yapacak? Bir engelli vatandaşın aylarca gelirsiz ve belirsizlik içinde bırakılması çok ağır bir durum.”
EMED'e göre uzun süren değerlendirme süreçleri, özellikle çalışamayacak durumda olan engelli vatandaşlar açısından ekonomik ve sosyal sorunları derinleştiriyor.
Engelli emekli maaşlarının kesildiği iddiası
EMED, düzenlemenin yalnızca henüz emekli olmayan engelli vatandaşları etkilemediğini, daha önce engelli emekliliği kapsamında aylık bağlanan bazı kişilerin de mağduriyet yaşadığını belirtti.
Dernek, kendilerine ulaşan başvurularda bazı vatandaşların emekli aylıklarının kesildiğini ve buna bağlı olarak sağlık güvencesi konusunda da sorun yaşadığını aktardı. Tetik, emekli aylığının kesilmesinin yalnızca gelir kaybı anlamına gelmediğini belirterek,“Bu insanlar yalnızca emekli maaşını kaybetmiyor. Aynı zamanda sağlık güvencesini de kaybediyor. Kendisinin hastaneye erişimi, ilaçlarını alabilmesi, tedavisini sürdürebilmesi tehlikeye giriyor” dedi.
EMED, bu durumun bazı vatandaşların eş ve çocuklarının sağlık güvencesini de etkileyebileceğine dikkat çekti.
“Biz engelliyiz, ayrıcalık istemiyoruz”
EMED Başkanı Nazlı Tetik, engelli vatandaşların taleplerinin bir ayrıcalık talebi olmadığını vurguladı.
Tetik şöyle konuştu:
“Biz engelliyiz. Yıllarca sağlık sorunlarımızla mücadele ederek çalıştık. Prim ödedik. İnsanlar emeklilik günlerini hesapladı ve hayatını buna göre kurdu. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Hakkımızı, emeğimizin karşılığını ve geleceğimizin güvence altında olmasını istiyoruz.”
Tetik ayrıca tüm engelli derneklerine, platformlara ve sivil toplum kuruluşlarına çağrıda bulunarak, engelli emekliliği konusunda yaşanan sorunlara karşı ortak hareket edilmesi gerektiğini ifade etti.
EMED'den tüm engelli derneklerine çağrı
EMED Başkanı Nazlı Tetik, yaşanan sorunun yalnızca bir derneğin veya belirli bir grubun sorunu olmadığını belirterek:
“Bugün birimizin yaşadığı sorun, yarın başka bir engelli vatandaşın karşısına çıkabilir. Engelli haklarının geriye götürülmesine karşı bütün dernekleri, platformları ve sivil toplum kuruluşlarını birlikte hareket etmeye davet ediyoruz ” ifadelerini kullandı.
Anayasa Mahkemesi kararı bekleniyor
EMED, Anayasa Mahkemesinde bulunan E.2025/78 sayılı dosyanın sonucunun engelli vatandaşlar açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Dernek Başkanı Tetik, kararın uzun süredir beklendiğini ifade ederek:
“18 aydır bu kararın sonucunu bekliyoruz. Bu süre boyunca insanların hayatı beklemiyor. Emekliliğine günler kalan, aylardır SGK'dan sonuç bekleyen, gelirini kaybeden insanlar var” dedi.
EMED'e göre karar sürecinin uzaması, engelli vatandaşların emeklilik konusunda yaşadığı belirsizliğin devam etmesine neden oluyor.
“Engelliler daha fazla beklememeli”
Engelli Emeklilik Dayanışma Derneği (EMED), engelli emekliliğinde yaşanan sorunların çözülmesi, geçiş sürecinde mağduriyetlerin giderilmesi ve emeklilik hakkına ilişkin belirsizliklerin ortadan kaldırılması çağrısında bulundu.
Dernek, özellikle 7538 sayılı Kanun sonrasında ortaya çıkan hak kayıplarının ve mağduriyet iddialarının yeniden değerlendirilmesini, emekliliğe yakın vatandaşların kazanılmış beklentilerinin korunmasını ve engelli vatandaşların geleceğini planlayabileceği adil, şeffaf ve öngörülebilir bir emeklilik sistemi oluşturulmasını talep ediyor.
EMED'in çağrısı ise net:
“BİZ ENGELLİYİZ. AYRICALIK İSTEMİYORUZ. HAKKIMIZI, EMEĞİMİZİ VE GELECEĞİMİZİ İSTİYORUZ.”
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et