EŞİK: Engelli yakını intiharları aile faciası değil, bakım krizinin sonucudur
EŞİK, İzmir’deki anne ve oğul katliamının “aile faciası” denilerek magazinleştirilmesine tepki gösterdi. Bakım yükünün kadınların sırtına yıkıldığını vurgulayan platform, kamucu bakım hizmetlerinin acilen bir hak olarak tanımlanmasını istedi.
EŞİK-Eşitlik İçin Kadın Platformu logosu
Elif Turgut
[email protected]
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK), İzmir’de Nurten Kandemir’in, lösemi hastası engelli oğlu Ahmet Barış Kandemir’i öldürdükten sonra yaşamına son vermesine dair yazılı bir açıklama yayımladı. Yaşananların basında "aile faciası" veya "bunalıma giren anne" başlıklarıyla yer almasına tepki gösteren EŞİK, olayın bireysel bir çaresizlik değil sosyal devletin ortadan kaldırılmasının, insan hayatı ile bakım emeğinin değersizleştirilmesinin ağır bir sonucu olduğunu vurguladı.
"Aynı acı tekrarlanıyor"
İzmir’deki olayın ilk olmadığını 2018’de Denizli’de, 2023’te Trabzon’da ve 2024’te Bursa’da benzerlerinin yaşandığını hatırlatan EŞİK, Trabzon’da 80 yaşındaki bir babanın zihinsel engelli kızını öldürüp intihar etmeden önce bıraktığı "Ben ölürsem kızıma kim bakacak" notunu örnek gösterdi.
Lösemi gibi ağır ve kronik hastalıkların aileler üzerinde büyük bir ekonomik ve psikolojik baskı yarattığına dikkat çekilen açıklamada, "Ağır hastalık, engellilik ve yoğun bakım ihtiyacı birleştiğinde geleceğe yönelik kaygılar derinleşmektedir. Ancak bakım yalnızca kadınların veya ailelerin omuzlarına bırakılacak bir iş değildir" denildi.
"Bakanlık neredeydi?"
İktidara ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına tepki gösteren platform, açıklamasında şu soruları yöneltti:
- "Aile yılları, aile on yılları ilan etmek kolay. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı neredeydi?
- Sağlık ve sosyal bakım hizmetleri neredeydi?
- Neden engelli ve ağır hastalığı olan insanların yaşam hakkını güvence altına alması gereken sosyal devlet politikaları uygulanmıyor?
- Hasta, yaşlı, engelli, özel gereksinimli insanlar neden ailelerin dayanma gücüne terk ediliyor?"
"Sembolik maaş yetmez"
Sadece sembolik evde bakım maaşı ya da geçici yardımların sorunu çözmediği belirtilen açıklamada, bakım üstlenen kişilere ve özellikle kadınlara kurumsal desteklerin yanı sıra düzenli psikososyal destek, yıpranma payı ve emeklilik hakkı gibi sosyal güvenlik güvencelerinin sağlanması gerektiği vurgulandı.
EŞİK, insan onuruna yaraşır bir yaşam için kamusal, nitelikli ve herkes için erişilebilir bir bakım hizmetinin "evrensel bir yurttaşlık hakkı" olarak tanınması gerektiğini belirtti. Açıklamada, kârı değil yaşamı merkeze alan politikaların acilen hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı.
Açıklamada, "Gündüz ve gece kreşleri, yaşlı bakım merkezleri, engelli ve özel gereksinimli bireyler için rehabilitasyon merkezleri, bakım verenler için 'mola evleri', parklar vb. erişilebilir yaşam alanları" taleplerine yer verildi.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et