Sivas'ın Kangal ilçesinde yapılması planlanan patlayıcı tesisi çevresel etkileriyle ele alınıyor
Sivas'ın Kangal ilçesinde çayır-mera alanında kurulması planlanan patlayıcı üretim ve depolama tesisi, tarım alanları, su kaynakları ve bozkır ekosistemi üzerindeki olası etkileri nedeniyle yöre halkını endişelendiriyor.
Fotoğraf: Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Sivas — Sivas'ın Kangal ilçesi Kuşkayası köyü sınırlarında Kırlıoğlu Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş. Tarafından yapılması planlanan Anfo Üretimi, Anfo ve Patlayıcı Madde Depolama ile Kapsül Montaj Tesis projesi bölge köylülerini endielendiriyor. Yöre halkı tesisin, bölgenin sanayi altyapısı, tarım alanları, su kaynakları ve hassas ekosistemi üzerinde oluşturabileceği etkilerine dair tedirgin bir bekleyiş içerisindeler.
Çayır-mera alanından patlayıcı madde üretim tesisine
Proje için seçilen Kuşkayası köyü Değirment mevkisindeki yaklaşık 802 bin metrekarelik arazi, üst ölçekli Yozgat-Sivas-Kayseri Çevre Düzeni Planı kararlarına göre çayır-mera alanı sınırları içerisinde kalıyor. Ancak plan hükümlerindeki sanayi alanlarına yönelik özel maddeler uyarınca, patlayıcı madde üretim ve depolama tesislerinin ilgili kurumlardan uygun görüş alınması kaydıyla çevre düzeni planı değişikliği gerektirmeden alt ölçekli planlarla onaylanabileceği belirtiliyor.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Sivas İl Müdürlüğü ile diğer ilgili kurumların olumlu görüşleri doğrultusunda, söz konusu parsel için hazırlanan nazım imar planı ve uygulama imar planı teklifleri onay sürecine sunuluyor. Proje sahasının Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü tarafından özel izin alanı olarak sisteme işlendiği ve imar planı çalışması yapılmasında bir sakınca görülmediği de resmi kayıtlarda yer alıyor.

En yakın konut 1,5 km uzaklıkta
Tesisin yerleşim alanlarına olan mesafesi, projenin güvenlik boyutundaki en önemli başlıklar arasında bulunuyor. En yakın yerleşim yeri olan Kuşkayası köyünün tesis sınırlarına kuş uçumu yaklaşık 3,5 kilometre mesafede konumlandığı, en yakın konutun ise yaklaşık 1550 metre uzaklıkta yer aldığı belirtiliyor. Tesisin çevresinde dış sınırdan içeriye doğru 60 metre genişliğinde bir sağlık koruma bandı oluşturulması ve bu alanın tamamen yapılaşmaya kapatılması planlanıyor.
Bölgenin meteorolojik verilerine göre hakim rüzgâr yönü kuzeybatı ve batı olarak belirlendiği için batıda kalan köyün tesisten kaynaklanabilecek emisyonlardan olumsuz etkilenmeyeceği öngörülüyor. Ayrıca proje sahasının deprem tehlike haritasına göre düşük riskli dördüncü derece deprem bölgesinde yer aldığı ve alandaki tüm yapıların güncel deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edileceği ifade ediliyor. Tesis sınırlarına en yakın aktif heyelan bölgesinin ise yaklaşık 6,90 kilometre uzaklıkta olduğu aktarılıyor.
Toz ve Mancınık deresi tedirginliği
Proje alanını oluşturan arazinin tapu kayıtlarında ham toprak niteliğinde olduğu ve üzerinde aktif bir tarımsal faaliyet yürütülmediği ileri sürülüyor. İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından tarım dışı kullanımına izin verilen alandaki inşaat çalışmaları sırasında, oluşabilecek tozun çevre tarım arazilerine ulaşmasını önlemek amacıyla yolların arazözlerle nemlendirilmesi planlanıyor. Su kaynaklarının korunması noktasında, sahanın kuzeyinden geçen Mancınık Deresi yatağına hiçbir şekilde hafriyat veya atık dökülmeyeceği, dere akışına müdahale edilmeyeceği vurgulanıyor.
Mahmuzlu Akdeniz kaplumbağası nasıl korunacak?
Bölgenin biyolojik çeşitliliğine yönelik yapılan araştırmalar, karasal bozkır ekosistemine sahip proje alanında ve yakın çevresinde herhangi bir endemik bitki türünün bulunmadığı iddia ediliyor. Ancak uluslararası sözleşmeler ve koruma kriterlerine göre sahada korunması gereken bazı hayvan türleri bulunuyor. Bunların başında, hassas statüde yer alan ve yavaş hareket etmesi nedeniyle inşaat çalışmaları ve araç trafiğinden doğrudan etkilenebilecek olan mahmuzlu Akdeniz kaplumbağası geliyor.
Karasal stepte yuva yapan ve tehdide yakın statüde bulunan Anadolu yer sincabı ile avurtlak gibi kemirgenlerin de kazı çalışmaları sırasında zarar görmemesi için önlemler alınması planlanıyor. Ayrıca geçici su birikintilerinde üreyen değişken desenli gece kurbağası ile bölgede beslenen şahin ve kızıl şahin gibi kesin koruma altındaki yırtıcı kuş türlerinin de üreme dönemlerinde zarar görmemesi amacıyla uzman biyologlar eşliğinde kontroller yapılması öngörülüyor. Doğa Koruma ve Milli Parklar Bölge Müdürlüğü, mevzuat hükümlerine ve av yasaklarına uyulması kaydıyla projenin hayata geçirilmesinde biyolojik çeşitlilik açısından bir sakınca görmediğini belirtiyor.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et