Can Atalay'dan 'çerçeve yasa' açıklaması
Gezi Davası kapsamında cezaevinde tutulan Can Atalay, 'çerçeve yasa'nın 'şiddetsiz siyaset' açısından önemli olduğunu vurgulayarak ve 4 Mart 2025 tarihli açıklamasını tekrar paylaştı.
Fotoğraf: MA
Gezi Davası kapsamında 4 yıldan uzun süredir cezaevinde tutulan Can Atalay, TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 'çerçeve yasa'nın 'şiddetsiz siyaset' açısından önemli olduğunu belirtti ve 4 Mart 2025 tarihli açıklamasını tekrardan paylaştı.
Gezi Davası'nda 'Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçlamasıyla 18 yıl hapis cezasına mahkum edilen avukat Can Atalay, bugün TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen 'çerçeve yasa' hakkındaki görüşlerini ifade etti.
İktidarın 'Terörsüz Türkiye" adını verdiği süreçle ilgili çıkarılan ve Adalet Komisyonu'nda kabul edilen 12 maddelik yasa teklifi için 'şiddetsiz siyaset ortamı oluşturmanın' adımlarının önemli olduğunu vurgulayan Atalay, 4 Mart 2025 tarihli açıklamasını tekrar paylaştı.
“Şiddetsiz bir siyaset ortamı için yapılan çağrıya dikkat kesilelim"
Can Atalay'ın "Şiddetin gölgesini, memleketin ve Kürt yurttaşlarımızın demokratik talepleri üzerinden kaldırmak için hatırlatma ve tavrımdır" başlığıyla yayımladığı açıklamasının şu şekilde...
Şubat 2025’te “silahların bırakılması” çağrısından hemen sonra *ülkemizde; Anayasanın, yasaların, başta TBMM olmak üzere kurumların, kuralların askıda olduğunu dikkat merkezimizden kaçırmadan* ama *Kürt Sorunu’nda “silahlara veda çağrısı”nın başlatacağı yeni bir siyaset ortamını heba etmeden sürecin ülkemiz ve bölgemiz için önemli sonuçları olacağını açıkladım.
Bugün de ülkemizde demokratik siyaset ortamının bir yıl öncesine göre daha olumsuz olduğunun altını çizerek “şiddetsiz siyaset” adımları önemlidir.
4 Mart 2025 tarihli açıklamamı tekrar paylaşıyorum.
“Şiddetsiz bir siyaset ortamı oluşturmak için” her yurttaşın, her kurumun önemsemesi gereken çok güçlü bir çağrı yapıldı.
Bir an için Anayasa’nın askıda olduğunu unutalım.
Bir an için hukukun en dipte, keyfiliğin dorukta olduğunu unutalım.
Bir an için her türlü demokratik talep gibi Kürt yurttaşlarımızın demokratik taleplerinin demokratik bir ortam olmadan serpilip gelişemeyeceğini, atılan adımların güvenceye kavuşamayacağını, kalıcı olamayacağını da unutalım.
Şimdi, Kürt Sorununun silahların gölgesi olmadan, şiddetsiz bir ortamda konuşulabilmesi için, “önce barış” diyen, “şiddetsiz bir siyaset ortamı” için yapılan çağrıya dikkat kesilelim. Yakılmaya çalışılan barış ateşinin, her yönden esen sert siyaset fırtınalarıyla sönmemesi için çevresini kuşatalım. Toplumsallaşması için sahip çıkalım.
Kürt Sorunu üzerinden şiddetin gölgesinin kaldırılması çabaları yeni toplumsal ve siyasal mutabakatlar için bir fırsat olabilir. Bu çabanın karşılığı verilmelidir. Barışçı bir ortamda bütün görüşlerin özgürce kendini ifade edebilmesi, derinlemesine konuşulup tartışılması “fiili durumlar”a, siyasetin hoşgörüsüne bırakılamaz. Önceki yılların “fiili durumlar”ının sonuçlarını yaşamaktayız. Şiddetin siyasetten dışlanması adımları siyasetten gelen demokratik adımlarla karşılık bulmalıdır.
Sorunun çözümü geniş bir toplumsal mutabakat gerektiriyor. Toplumsal ve siyasal desteği genişletmenin ilk adımı Meclis’i çözüm odağı olarak işlevli kılıp süreci şeffaflaştırmaktır. Acilen, önceki yıllarda yasal güvencelere bağlanmadan atılmış adımların ceremesini yaşayanları özgürleştirmek, Kürt yurttaşlarımızın seçme iradesini yok eden kayyumluk vesayetine son vermektir.
Her ileri adım önemlidir. Dikkate alınmayı hak eder.
Ve şimdi başta “unutalım” dediklerimizin hepsini yeniden hatırlayalım.
Cumhuriyetimizi demokratikleştirmek için; hukukun, yasaların, kurallı, kurumlu bir işleyişin kazanılması için, Kürt yurttaşlarımızın demokratik talepleri için, eşit ve özgür bir Türkiye için yürüyüşümüze devam edelim.
*“ŞİDDETİN GÖLGESİNİ, MEMLEKETİN ve KÜRT YURTTAŞLARIMIZIN DEMOKRATİK TALEPLERİ ÜZERİNDEN KALDIRMAK” İÇİN HATIRLATMA ve TAVRIMDIR!*
— can atalay (@CanAtalay1) August 10, 2026
Şubat 2025’te “silahların bırakılması” çağrısından hemen sonra *ülkemizde; Anayasanın, yasaların, başta TBMM olmak üzere kurumların, kuralların… pic.twitter.com/873SzR8ZLM
(Politika Servisi)
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et