Kıyılarda yeni kiralama yönetmeliğine tepkiler büyüyor: 'Kamusal alanlar sermayeye bırakılamaz'
Kıyı ve sahil şeritlerinin protokolle kiralanmasının önünü açan yönetmelik değişikliğine tepkiler sürüyor. Kıyı Hareketleri Dayanışma Ağı, “Kıyılar bir grup sermayedarın değil, tüm canlıların ortak yaşam alanı ve kamusal buluşma noktasıdır” dedi.
Fotoğraf: Gökova Ekoloji Meclisi
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Resmi Gazete'de yayımlanan yeni yönetmelik değişikliği, kıyı ve sahil şeritlerinin doğrudan protokol usulüyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı teşkilatı ile iştiraklerine kiralanmasının önünü açtı. Kıyıların ticarileşmesi ve kamusal alan özelliğini yitirmesi endişesini taşıyan hukukçular düzenlemenin yasaya aykırı olduğunu savunurken, çevre-ekoloji örgütleri de yönetmeliğin derhal geri çekilmesini istedi.
Kıyı ve sahil şeritlerinde protokolle kiralama dönemi başladı
Yeni kararla birlikte Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 81. maddesine beşinci bir fıkra eklendi. Bu fıkra uyarınca Bakanlıkça uygun görülen kıyı ve sahil şeritleri ile buralarda yapılması zorunlu olan ticari üniteler, hasılat veya gelirden pay alınması karşılığında protokolle kiraya verilebilecek. Kiralama yetkisi ise Bakanlığın merkez teşkilatına, döner sermaye işletmesi müdürlüğüne, bağlı ve ilişkili kuruluşlara ve bunların iştiraklerine tanındı. Bu model, daha önce millet bahçelerindeki ticari üniteler için getirilen kiralama formülünün kıyı alanlarına genişletilmiş hali olarak değerlendiriliyor. Düzenleme, 2014 yılından bu yana yerel yönetimler üzerinden yürütülen kıyı yönetimini doğrudan bakanlık iştiraklerine kaydırarak muhatap değişikliğine yol açtı.
Hukukçular ve meslek odaları düzenlemeyi yasaya aykırı buluyor
Yönetmelik değişikliği, yayımlandığı andan itibaren hukukçular, mimarlar ve çevre savunucuları tarafından sert şekilde eleştirildi. Hukuk çevreleri, Hazine taşınmazlarının kiralanmasında asıl yöntemin rekabetçi ihale usulü olduğunu belirterek, doğrudan protokol adı altında ihalesiz kiralama yolunun açılmasının normlar hiyerarşisine aykırı düştüğünü savundu. Ayrıca kiracı olabilecek iştirakler kavramının kâr amacı güden ve içinde özel pay barındırabilecek şirketleri kapsaması, kamu mallarının hiçbir rekabet ortamı sağlanmadan bu yapılara teslim edilmesi yönüyle eşitlik ilkesine aykırı bulundu. Anayasa ve Kıyı Kanunu hükümlerinin kıyıların herkesin eşit ve serbest kullanımına açık olduğunu güvence altına aldığını ifade eden uzmanlar, kıyılarda kiralama adı altında ticari ünitelerin kurulmasının halkın serbest erişimini fiilen kısıtlayacağını vurguladı.
Kıyı hareketleri dayanışma ağı kiralayamazsın kampanyası başlattı
Düzenlemeye karşı en dikkat çeken toplumsal tepki Kıyı Hareketleri Dayanışma Ağı cephesinden geldi. Sosyal medyada kiralayamazsın başlığıyla kampanya yürüten ağ, yayımladığı açıklamada değişikliği eleştirdi. Kıyıların bir grup sermayedarın değil, tüm canlıların ortak yaşam alanı ve kamusal buluşma noktası olduğunu duyuran dayanışma ağı, yasal güvencelere rağmen kıyıların kiralama adı altında tahrip edildiğini ve kamusal hakların gasp edildiğini açıkladı. Kıyılar özel mülkleştirildiğinde buralara erişimin ücretli hale geleceğini, şezlong, şemsiye, çit ve duvar gibi engellerin kıyı ekosistemini yok edeceğini belirten platform, yönetmeliğin ivedilikle durdurulmasını ve geri çekilmesini istedi. Ayrıca baroları ve demokratik kamuoyunu ortak mücadeleyi yükseltmeye çağırdı.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et