Ege Üniversitesi'nde Anayasaya aykırı karar: İfade özgürlüğü sınırlandırılmak isteniyor
Ege Üniversitesi Rektörlüğü; gösteri, yürüyüş ve basın açıklaması gibi tüm etkinlikler için izin şartı getirdi. Karara tepki gösteren öğrenciler, uygulamanın artan baskı politikalarının bir parçası olduğunu vurguladı.
Fotoğraf: DHA
Aybüke Arslan
İzmir- Ege Üniversitesi Rektörü Musa Alcı tarafından fakülte dekanlıklarına gönderilen yazıda, üniversite içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan gösteri, yürüyüş, basın açıklaması vb. etkinliklerin öncesinde Rektörlük makamından izin alınması gerektiği belirtildi.
Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz öğrenciler, Rektörlüğün bu tür kararlarının tek bir uygulamadan ibaret olmadığını belirterek üniversitelerde giderek artan baskı politikalarına dikkat çekti.
“Öğrencilerin bir araya geldiği alanlar tasfiye edilmek isteniyor”
Ege Üniversitesi İİBF öğrencisi Ceren, üniversitelerin, öğrencilerin anayasal haklarını elinden almaya çalışmak, düşüncelerini ve eylemlerini özgürce yerine getirmesini kısıtlamak ve bunları gösterebileceği yolları sınırlandırmak yerine kendilerini özgürce ifade edilebildiği bir ortam olması gerektiğini düşündüğünü dile getirdi.
Kayyum rektörün böyle bir kararı vermesini doğru bulmamakla birlikte şaşırmadığını dile getiren Ceren, "Kendisinin fikirleri ve göreve getirilme şeklinden anlayacağımız üzere bu kararı vermesinin amacının öğrencilerin kendi fikirlerini belirtmelerinin önüne geçmek ve gençlerin düşüncelerini kendisi gibi şekillendirmeye çalışmak olduğunu düşünüyorum" dedi.
Ceren, en kısa zamanda gereğinin yapılıp sorunların yasaklarla çözülemeyeceğini kavrayabilen, fikirleri ve amaçları öğrencilerin iyiliği yönünde olan bir rektörün gelmesini umduğunu getirdi.
"Makam ve mevkilerini korumaya dönük uygulamalar"
Bir başka İİBF öğrencisi Baran, üniversitelerde öğrencilerin özgürlüklerinin rektörlüğün çizdiği sınırlar içerisine hapsedilmek istendiğini belirterek,
“Böyle bir kararın şaşırtıcı olmadığını düşünüyorum. Zaten rektörün geçmişi ve göreve getirilme şekli, süreci takip eden herkesin malumu. Amacı tamamen öğrencilerin özgürlüklerini, sadece rektörlüğün ideolojisinin ve kararlarının destekleneceği sınırlar içerisinde yeniden inşa etmek olan bir karar" dedi.
Bu tip yaklaşımların ülkedeki neredeyse tüm üniversitelerde karşılaşıldığında dikkat çeken Baran, "İktidarın, devlete ait olan tüm kurumların üst kademelerine kendi iradesini sorgusuz sualsiz devam ettirecek şahısları kendi eliyle ataması mevcut iktidarın bugüne kadar devam eden halkı bastırma ve itaat etmeye zorlama politikasının belki de en önemli ayağı.
Gelecek kaygısıyla boğuşan, bu boğuşmayı devletten alabildiği sadece dört bin lirayla sürdürmeye çalışan ve bu ülkenin geleceğini oluşturacak olan bizlerin, varlığımızın var ettiği üniversitelerin yönetimleri tarafından hukuksuzca susturulmaya çalışılması açıkça şuanki iktidarın iyi bir gelecekten ziyade kendilerinin mevki ve makamını korumaya devam edecekleri bir gelecek tezahürünün yansımasıdır” dedi.
“Üniversitelerde düşünce ifade etme alanları daralıyor”
İktisat Bölümü öğrencisi Nehir, bir öğrenci olarak sözkonusu kararın kendisini en çok rahatsız eden yönünün, üniversitede düşüncelerini ifade etme alanının daraldığını hissettirmesi olduğunu belirtti. Üniversitelerin, farklı fikirlerin özgürce dile getirilebildiği ve öğrencilerin demokratik katılımı öğrenebildiği yerler olması gerektiğini dile getiren Nehir, "Anayasal hakkımız olmasına rağmen üniversitemizde böyle bi kararın alınmasının öğrenciler üzerinde caydırıcı bir etki yaratacağını düşünüyorum.
Elbette kampüs güvenliğinin önemli olduğunu düşünüyorum. Ancak güvenliğimiz koruma altına alınırken temel haklarımızın da sınırlandırılmaması gerkiyor bence” dedi.
Hazırlık öğrencisi Tuğra, öğrencileri susturmaya çalışmayan demokratik yollarla gelen rektörlere ihtiyaç olduğunu ifade ederek, "Rektörün öğrencilerin en doğal haklarını hem de suç işleyerek alabiliyor olması ve bunu elini kolunu sallayarak hiç ceza almadan yapabiliyor olması çok korkutucu ama kendisine bu hakkın nerelerden tanındığını çok iyi biliyoruz. Umarım en kısa zamanda üniversitemizin başında öğrencilerin isteğiyle gelen, haklarını arayan öğrenciler susturmaya çalışmayan ve gücünü kötüye kullanmayan bir rektör gelir" dedi.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et