Avrupa’da ölümlere neden olan sıcaklar 'yeni normal' mi?
Meteorolojik verinin artık bir sağlık ve güvenlik sorunu olduğunu belirten Ayşegül Akıncı, “Aşırı sıcaklar; sadece konforu değil, tarımsal rekolteyi, su kaynaklarını, enerji nakil hatlarını ve kent yaşamını alt üst etme potansiyeline sahiptir" dedi.
Fotoğraf: AA
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir- Avrupa'da etkili olan aşırı sıcak hava dalgaları sebebiyle bu yaz şimdiye kadar 20 bine yakın kişi yaşamını kaybetti. Dünyanın en hızlı ısınan kıtası konumundaki Avrupa'da, haziran ve temmuz aylarında hava sıcaklıklarının 41 ila 44 dereceyi aşarak rekor kırması, özellikle yaşlı nüfus üzerinde ölümcül etkiler yaratmaya devam ediyor.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve EuroMOMO (European Mortality Monitoring) verileri, küresel sıcaklık artışının sanayi öncesi döneme kıyasla 1,3 dereceyi aşmasının sıcak dalgalarının süresini ve sıklığını artırdığını gösteriyor. İklim değişikliğine bağlı artan aşırı sıcaklar, can kayıplarının yanı sıra Avrupa genelinde tahıl hasadında da yaklaşık 2 milyar Euro'luk ekonomik zarara yol açtı. Fransa'da nehir sularının aşırı ısınması nedeniyle su kullanım kuralları gereği üç nükleer reaktörün faaliyeti geçici olarak durduruldu.
Avrupa Birliği Copernicus İklim Değişikliği Servisi'nin verileri, Batı Avrupa'nın ortalama 20,74 °C ile şimdiye kadarki en sıcak haziran ayını yaşadığını ortaya koyarken, dünya genelinde ise Haziran 2026, ölçümlerin tutulmaya başlandığı günden bu yana en sıcak ikinci haziran ayı olarak kaydedildi. "Avrupa’da yaşanan sıcak hava neyi işaret ediyor?", "Yaz aylarının başında Orta ve Batı Avrupa da etkili olan 'sıcak hava dalgası' etkileri Temmuz ayı boyunca da devam ederken önümüzdeki günlerde neler getirecek?" sorularını Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir İl Temsilcisi Ayşegül Akıncı ile konuştuk.
Fotoğraf: Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir İl Temsilcisi Ayşegül Akıncı
Sıcak hava dalgası rekor üstüne rekor kırıyor
Batı ve Orta Avrupa'da birçok şehrin günlerce yüksek sıcaklıkların etkisi altında kaldığını belirten Akıncı, sıcak hava uyarılarının, önüne geçilemeyen orman yangınları ve artan enerji ihtiyacının yaz mevsiminin artık çok daha zorlu geçeceğini bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgasının, sıradan bir “yaz sıcaklığı” ya da mevsim normallerinin biraz üzerinde denilecek bir hava olayı olmadığını ifade eden Akıncı, “Karşımızdaki tablo; atmosferik sirkülasyonun dengesini kaybetmesi ve iklim değişikliğinin sonucu oluşan ‘Sıcaklık Kubbesi’ dir. Sıcaklık Kubbesi (Heat Dome); yüksek basınç sisteminin beraber hareket ettiği sıcak havayı geniş bir bölgeye taşıyarak hapsetmesi sonucu günlerce veya haftalarca süren rekor sıcaklıklara yol açması olayıdır. Yüksek basınç etkisiyle alçalan hava sıkıştıkça daha da ısınır, bulut oluşumunu engeller ve güneş ışınları, yerin aralıksız ısınmasına neden olur. Kuzey yarı kürede; Kuzey Afrika kökenli aşırı sıcak hava kütleleri kuzey enlemlere doğru hareket ederken, bu sıcak havayı belirli bir coğrafyaya hapsederek Avrupa’da Sıcaklık Kubbesine neden olmuştur” dedi.
Sıcaklıklar her gün daha da artmaya devam ediyor
Yüksek basınç ile birlikte hareket eden sıcak havanın da aynı bölgede hareketsiz kalmasıyla oluşan tabakada bulut oluşumunun, rüzgârlar ve atmosferdeki benzeri hareketliliğin belirgin biçimde azaldığına vurgu yapan Akıncı, yağış ihtimali giderek düşerken güneşin aynı bölgeyi günler boyunca ısıtmaya devam ettiğini aktardı.
Minimum sıcaklıkların serinletecek seviyelere inemediğinin altını çizen Yüksel, “Avrupa’da görülen sıcaklıkların mevsim normallerin çok üzerine (25-26 °C lerden 40 °C'lere) yükselmesi ve insanların bulundukları coğrafyada alıştıkları hava koşullarının ötesinde olması etkisinin daha fazla hissedilmesine neden oldu” diye konuştu.
Sağlık sorunlarını tetikliyor
Avrupa’da hava sıcaklıklarına uyum sağlayamamanın getirdiği sağlık sorunları olduğuna dikkat çeken Akıncı, “Günlerce maruz kalınan sıcak hava, Avrupa’da yaş ortalamasının yüksek oluşu, aşırı sıcaklıklara duyarlı yaşlı nüfus ve kronik hastalığı bulunan kişiler için riski katlayarak artırdı. Yaşanan bu sıcak hava dalgası yalnızca hissedilen bunaltıyla sınırlı kalmadı; iklim kayıtlarına da geçti.” dedi.
Mekanlar yaşam biçimlerine uygun değil
Meteorolojik faktörlere göre tasarlanmış mekanlar/yapıların ve yaşam biçimlerinin bu sıcaklık artışlarına uygun olmadığını dile getiren Akıncı, “Bu durum hava sıcaklığının daha şiddetli yaşanmasına neden oldu. Binaların soğuk iklim koşullarına göre inşa edilmiş olması, iç donatılarının sıcaklıkları koruyan yapılar olarak tasarmış olması nedeniyle hissedilen sıcaklıklar ve baş edebilme yöntemlerini uygulamayı geciktirmektedir. Mekanlarda serinletici ekipman kullanma alışkanlıklarının olmaması hatta bu sistemlerin yeterli düzeyde bulunmaması bile etkilerin artmasına neden olmuştur.” bilgisini paylaştı.
Sıcaklık artışları önümüzdeki günlerde ne olacak?
Güney Avrupa ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu Akdeniz Havzasının küresel iklim değişikliğinden en hızlı ve şiddetli etkilenen alanlarının başında geldiğini belirten Akıncı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Ülkemizde kısa zamanlarda etkili olacak ve sınırlı bölgelerde görülecek yüksek sıcaklıklar dışında belirgin bir ‘Sıcak Hava Dalgası’ beklenmemektedir. Yalnızca gündüz rekorları değil, gece sıcaklıklarının 25°C’nin altına düşmediği "tropikal geceler" vücudun kendini toparlamasını engelliyor ve halk sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Meteorolojik verinin artık bir sağlık ve güvenlik sorunu olduğunu tekrar hatırlamamız gerekiyor. Aşırı sıcaklar; sadece konforu değil, tarımsal rekolteyi, su kaynaklarını, enerji nakil hatlarını ve kent yaşamını alt üst etme potansiyeline sahiptir. Bu nedenle öncelikle; Meteorolojik tahminler ve erken uyarı mekanizmaları, afet yönetimi stratejilerinin merkezine alınmalıdır” çağrısında bulundu.
Meteoroloji Mühendisleri Odası İzmir İl Temsilcisi Ayşegül Akıncı’nın önümüzdeki döneme yönelik önerileri:
- Betonlaşan kentlerde yeşil koridorlar ve iklim dirençli mimari acilen hayata geçirilmeli
- Atmosferin sınırı yoktur, dolayısıyla da sınır tanımaz. İklim değişikliğine ve ekstrem hava olaylarına karşı veriye dayalı, uluslararası ve bölgesel meteorolojik işbirlikleri güçlendirilmelidir.
- Karşı karşıya olduğumuz durum geçici bir sıcak dalgası değil, yeni iklim gerçekliğimizdir. Doğanın dengesi değişirken, bizim de meteorolojik okuryazarlığımızı ve altyapımızı bu yeni normale göre acilen güncellememiz gerekmektedir.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et