Doç. Dr. Serdar Acun patronların bölgesel asgari ücret talebini değerlendirdi: İşçileri rekabete sokar, ücretleri düşürür, sendikal örgütlenmeyi zayıflatır
Bölgesel ve sektörel asgari ücret tartışmalarını değerlendiren Doç. Dr. Serdar Acun, asıl hedefin bölgeyi devasa bir ucuz emek cennetine çevirmek olduğunu söyledi: Bu işçi sınıfını parçalamayı hedefleyen klasik bir böl ve yönet stratejisidir.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
“Rekabet edemiyoruz, maliyetler fazla” diyerek patron örgütleri, ücretleri daha da aşağı çekmek için son dönemde “bölgesel ve sektörel asgari ücret” talebini yüksek sesle dile getirmeye başladı. Krizin faturasını işçilere yıkmanın yeni bir aracı olan bu talebi meşrulaştırma gerekçeleri ise İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde yaşam maliyetinin daha yüksek olması hatta “Anadolu’ya yatırımı teşvik etmek” iddiası ileri sürülüyor. Sermayenin bu planını konuştuğumuz Munzur Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Bankacılık ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serdar Acun, bölgesel asgari ücret talebinin sermayenin emeğe karşı stratejik bir hamlesi olduğunu söyledi.
Sermaye temsilcileri neden böyle bir talepte bulunuyor?
Bu tartışmayı, doğrudan doğruya sermaye birikim sürecindeki krizin faturasının işçi sınıfına kesilmesi ve sermayenin yeni bir taarruzu olarak okumak gerekiyor. Erdoğan-Şimşek programı, özü itibarıyla sermayenin kârlılık krizini aşmak ve birikim modelini restore etmek için ücretleri baskılamayı hedefleyen sermaye politikasıdır. Asgari ücreti, işçinin ertesi gün yeniden çalışabilmesi ve neslini devam ettirebilmesi için gereken zorunlu tüketim araçlarının değerini, yani emek gücünün yeniden üretim maliyetini asgari düzeyde karşılayan ücret şeklinde ifade edebiliriz. Kapitalizm, emek gücünü olabilecek en ucuza satın almak ister. Son dönemdeki yüksek kiralar ve yüksek fiyatlar emek gücünün yeniden üretim maliyetini aşırı yükseltmiştir. Özellikle başta İstanbul olmak üzere büyükşehirlerde bu maliyet daha fazladır. Bölgesel asgari ücret tartışmaları ile görece Anadolu’daki düşük yaşam maliyetini fırsata çevirmek isteniyor. Ayrıca Marmara Bölgesi gibi mevcuttaki büyük sanayi havzalarına sıkışan, artan maliyetler ve düşen kâr oranları sermayeyi, coğrafi bir yer değiştirmeye itiyor. Bunun için son dönemde uygulanan teşvik politikaları ile daha çok Marmara Bölgesi’nde yer alan bazı işletmeler Anadolu’nun çeşitli yerlerine yayılmaya başladı. Özelliklede emek yoğun sektörlerin Anadolu geneline yayılması ile sermaye, yapısal krizini aşmak yerine, sömürü alanını genişletme yoluna gitmekte. Türkiye’de Anadolu illeri, işsizliğin ve tarımdan kopan mülksüzleşmiş kitlelerin yoğun olduğu bölgelerdir. Sermaye, bölgesel asgari ücret modeliyle bu devasa yedek iş gücü havuzunu devreye sokmak istemekte.
Özellikle bölge illerinde tekstil, hizmet ve eğitim sektörlerinde çalışan kadınların durumu çok daha kötü. Bölgesel asgari ücret uygulanırsa bunun etkisi ne olur?
Bölge illerinde kadınların hem iş gücüne katılımı hem de istihdamı son dönemlerde yükselmekte. Ancak kadının aldığı ücret asıl ücrete “katkı” gibi değerlendiriliyor. Bölgesel asgari ücret, tam da bu ideolojik zemine basarak yükselecek. Kadınlara “Zaten ailenizle yaşıyorsunuz, kira derdiniz yok” denilerek, yasal olarak belirlenmiş o düşük bölgesel ücret bile bir lütuf gibi sunulacak. Tekstil ve hazır giyim, sermayenin bölgesel teşviklerle Anadolu’ya en çok taşıdığı sektörler. Bölgesel asgari ücret, tekstil patronlarına, başka bir yere gitme şansı olmayan kadın emeğini, yasal kılıfına uydurulmuş sefalet ücretleriyle sonuna kadar kullanma garantisi verecektir.
Sendikalar bu hamleyi “İşçiye zamdan kaçmak” ve “İşçi sınıfını bölmek” olarak okuyor.
Genel bir asgari ücret, milyonlarca işçinin aynı zam döneminde, aynı talep etrafında ortaklaştığı nadir zeminlerden biridir. İşçi sınıfında asgari düzeyde de olsa bir “sınıf bilinci/ortaklık” hissi yaratır. Bölgesel asgari ücret ise sermayenin klasik “böl ve yönet” stratejisidir. Emeğin ulusal çaptaki örgütlenme zeminini parçalar. Sendikaların, merkezi pazarlık gücünü ve grev tehdidini zayıflatır. Aynı sektörde, aynı şeyi üreten işçiler farklı ücretlere mahkum edildiğinde, bölgeler arası bir rekabet başlar. Sermaye, yatırımlarını kaydırma tehdidini kullanarak, görece yüksek ücret alan bölgelerdeki işçilerin de örneğin Marmara’daki işçinin, ücret artış taleplerini bastırır.
Anadolu’da, işçi-işveren ilişkileri genellikle büyükşehirlerdeki gibi kurumsal değildir. Buralarda yerel ilişkiler, tarikat-cemaat ağları ve akrabalık bağları üzerinden şekillenen bir durum hakimdir. Bu mekanizmalar, sınıf bilincinin gelişmesini ve sendikalaşmayı halihazırda zorlaştırır. İşçinin sendikaya veya diğer işçilere değil, kendisine iş veren patronuna sadakat göstermesi eğilimi güçlenir.
Bu model, sermayenin işçi sınıfına yönelik stratejik bir hamlesidir. Amaç, enflasyonu düşürmekten ziyade; emeği parçalamak, yedek sanayi ordusu tehdidini etkili bir şekilde kullanarak emek gücünü ucuzlatmak ve sömürü oranını artırarak sermaye birikiminin devamlılığını güvence altına almaktır.
Bölgesel ücret iç göçü artırır
Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) Başkanı Mehmet Kaya da bu tartışmalara tepki göstererek, “Az gelişmiş bölgelerde daha düşük asgari ücret belirlemek, yoksulluğu azaltmaz gelir dağılımındaki adaletsizliği büyütür... Bölgesel ücret yeni göç dalgasını tetikler” açıklamasını yaptı. Bu açıklamayı nasıl değerlendirmek gerekir?
Bölgesel asgari ücret tartışmaları ile beraber özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki şehirlere daha çok emek yoğun işletmeler taşınacak. Burada da nitelikli iş gücüne olan ihtiyaç azalmış olacak. Bu da nitelikli iş gücünün göç etmesine sebep olacaktır. Aynı zamanda yaşanan hayat pahalılığı, kira artışları, ekonomik koşullarda azalan ücretlerle beraber insanları göçe zorlayacaktır. Özellikle göçün, iç göçün artması tehlikesiyle karşı karşıya kalacaktır bölge illeri.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et