DEM Parti’den 'çerçeve yasa' açıklaması: 'Ortak gelecek için tarihi bir irade ve başlangıç'
DEM Parti sözcüsü Ayşegül Doğan, TBMM Genel Kuruluna sunulması beklenen çerçeve yasaya ilişkin Parti Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi.
Fotoğraf: DEM Parti
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, TBMM gündemine gelen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”ne ilişkin Parti Genel Merkezinde basın toplantısı düzenledi. Doğan, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci” doğrultusunda hazırlanan yasa teklifinin Eş Genel Başkanlar ve komisyon üyelerince imzalandığını belirterek, bu adımın demokratik siyaset ve ortak yaşam adına tarihi bir başlangıç olduğunu vurguladı.
Sözlerine yasa teklifinin parti açısından taşıdığı anlama dikkat çekerek başlayan Doğan, DEM Parti ve temsil ettiği siyasi geleneğin ilk kez Meclis’e sunulan bir kanun teklifine imza attığını hatırlattı. Bu durumun 86 milyonun ortak geleceği adına atılmış bir imza olduğunu ifade eden Doğan, “Bu yasa teklifi, silahlı çatışma zemininden hukuk ve demokratik siyaset zeminine geçişte yeni bir dönemin ilk adımıdır. Mücadele verenlerin, bedel ödeyenlerin ve barış arayışlarının somut bir çıktısıyla karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu.
"Teklif tüm sorunları tek başına çözmez"
Çerçeve yasanın nihai bir çözüm veya tek başına Kürt sorununu çözecek sihirli bir değnek olmadığını kaydeden Ayşegül Doğan, düzenlemenin eksiklerine dair eleştirilerini ve önerilerini sunmaya devam edeceklerini belirtti. Doğan, yasanın mantığına dair şu vurguyu yaptı:
"Teklif, ülkeye dönüş ve silahlı çatışmadan demokratik hayata geçişi ilk kez öngörülebilir bir hukuk prosedürüne bağlıyor. Geçmişteki pişmanlık ya da itirafçılık dayatmalarının aksine; ilk kez örgütün feshi ve silahsızlanması sonrası ortaya çıkan kolektif durumu düzenleyen, onur kırıcı ilişkileri reddeden bir yaklaşım var. Bu hukuki zeminin ilk taşıdır."
"Öcalan'ın çalışma ve iletişim koşulları düzenlenmeli"
Sürecin akamete uğramaması ve risklerin bertaraf edilmesi için Abdullah Öcalan’ın rolüne değinen Doğan, 27 Şubat 2025’te yapılan çağrının sürecin önünü açtığını belirtti. Sürecin anahtar aktörünün kısıtlanmaması gerektiğini vurgulayan Doğan, "Öcalan’ın kesintisiz katkı sunabilmesi için çalışma ve iletişim koşulları sürece uygun hale getirilmelidir. Ayrıca AİHM kararlarının da eksiksiz uygulanması gerekmektedir" dedi.
"Dönüş sayıları komisyon aşaması ve devamında netleşecek"
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Doğan, fesihten yararlanacak yapıların PKK ile bağlantılı oluşumları kapsayan özel bir geçiş hukuku mekanizması olduğunu ifade etti. Yasadan kaç kişinin yararlanacağı ve cezaevlerinden çıkışlara dair soruya ise şu yanıtı verdi:
"Sayılar ve mekanizmaların ayrıntıları yarın başlayacak Adalet Komisyonu görüşmeleri ve sonrasındaki süreçte netleşecek. Yasada siyaset yasağına ilişkin çıkan bazı spekülasyonların doğru olmadığı görüldü ancak hala kısıtlayıcı tedbirler mevcut. Tüm siyasi partileri Adalet Komisyonunda teklife güçlü destek vermeye çağırıyoruz."
(Politika Servisi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et