Artvin Murgul'da planlanan madencilik faaliyetlerine tepki: 'Meramızda, ormanımızda maden istemiyoruz'
Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu, Murgul yaylasında yapılması planlanan madencilik faaliyetlerine karşı, “Bu alanlar mutlaka korunmalıdır” uyarısında bulunurken, bölge halkı ise maden gelirse hayvancılığın biteceğini söyledi.
Fotoğraf: ANKA
Artvin’in Murgul ilçesine bağlı Ardıçlı ve Çimenli köylerinin ortak kullandığı yaylada planlanan madencilik faaliyetlerine köylüler ve çevre savunucuları tepki gösteriyor. Çevreciler tarafından Kabaca Vadisi ile Sakıp Deresi üzerinde, yaklaşık 2 bin 200 metre rakımda bulunan ve çok sayıda endemik bitki türüne ev sahipliği yapan yaylada başlatılmak istenen madencilik ve yayla yolunda sürdürülen yol yapımının doğal yaşama zarar verdiği belirtiliyor.
Bölgede incelemelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Kurdoğlu ile Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, bölgenin ekolojik açıdan büyük önem taşıdığına dikkati çekerek, madencilik faaliyetlerine tepki gösterdi. Çimenli Köyü Muhtarı Erkan Yavuz ise çalışmaların yaylacılığı ve hayvancılığı bitirme noktasına getireceğini söyledi.
“Yapısı bozulmamış bir orman var”
Kurdoğlu, “Burası Murgul'un üst kesimleri. Yaklaşık 1800 metre rakımdayız. Buna rağmen oldukça zengin bir orman örtüsü var. Çok sarp ve dik bir topoğrafyaya sahip. Bölgenin vejetasyonunu ağırlıklı olarak orman oluşturuyor. Bunun yanında açıklık alanlarda çok sayıda farklı otsu tür bulunuyor. Bunların önemli bir kısmı da tıbbi ve aromatik bitkiler. Ana ekosistem yapısı bozulmamış, doğal sürecini sürdüren ormanlarla karşı karşıyayız. Bu nedenle burası, Kafkasya Ekolojik Bölgesi'nde koruma değeri yüksek ormanlar arasında değerlendirilen bir alan” bilgisini verdi.
Vadiye çok dar yollardan geçerek ulaştıklarını söyleyen Kurdoğlu, “Ne yazık ki sondaj için açılan yollar ve ardından yapılacak sondaj çalışmaları bu alanda ciddi zararlara neden olacak. Bölgede çok sayıda arı kovanı gördük. Burası, Murgul'un diğer bölgelerinden farklı olarak en bakir alanlardan biri olduğu için tamamen doğal arıcılığın yapıldığı özel bir vadi. Açılacak yolların oluşturacağı toz bulutunun hem arıcılığa hem de çiçeklerin tozlaşmasına büyük zarar vereceğini düşünüyoruz” uyarısında bulundu.
Fotoğraf: ANKA
“Parasız yaşanır ama doğasız yaşanmaz”
Ardıçlı Köyü'nden İbrahim Çevik ise “1961 doğumluyum. Çocukluğumdan beri bu yaylalara geliyorum. Komşularımla birlikte yıllardır buradayız. Meramızın girişinde, hayvanlarımızın otladığı alanlarda maden çalışmaları yapılıyor. Mahkeme süreçleri devam ediyor. Çiçeklerimiz gidiyor, bahçelerimiz gidiyor, doğamız gidiyor. Her şey para demek değildir. Parasız yaşanabilir ama doğasız yaşanmaz. Buradaki insanlar başka bir geliri olmadan çocuklarını üniversitelerde okutuyor. Madenin girmediği tek yerler buralar. Eğer buralara da girerse artık elimizde mera kalmayacak. Hayvancılığı tamamen bırakmak zorunda kalacağız” diye tepki gösterdi.
Ardıçlı Köyü'nden Celal Yavuz da "Burada asıl mesele ranttır. Yıllardır bu bölgede maden konusu gündemde. Sürekli 'sondaj yapılacak' deniliyor. Şimdi aşağıdan geliyorlar. Artık ne olur bilmiyorum. Eğer buraya şantiye kurulursa, sondaj yapılır ve cevher çıkarılırsa bu dağın sonu ne olur, onu da bilmiyorum” ifadelerini kullandı.
“Mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz"
Yeşil Artvin Derneği Başkanı Nur Neşe Karahan, korunması gereken bir doğa ile karşı karşıya olduklarını belirterek, "Buraya gelirken madencilik şirketinin açtığı yolu gördük. Daha yol aşamasında doğaya nasıl büyük bir tahribat verildiği ortada. Oysa Artvin adeta bir doğa müzesi ve korunması gerekiyor. Özellikle bu tür vadiler ne yazık ki parçalanmak isteniyor. Biz de yöremize, dağımıza, toprağımıza, havamıza ve suyumuza sahip çıkmak için mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz" diye konuştu.
Çimenli Köyü Muhtarı Erkan Yavuz da iki köyün yaylası olarak kullanılan bölgede 100'ün üzerinde hayvanın otladığını anlatarak, bölgenin kendileri için çok önemli olduğunu vurguladı.
Endemik türlere dikkat çekildi
Oğuz Kurdoğlu, bölgenin endemik türlere ev sahipliği yaptığına dikkati çekerek, “Dünyada yalnızca Gürcistan ile Türkiye'nin bu bölgesinde yaşayan 'dağ horozu' ya da 'Kafkas horozu' olarak bilinen kuşun yaşam alanı da burası. Bu tür endemiktir ve bölgeyi Türkiye'deki 217 endemizm alanından biri yapan önemli değerlerden biridir. Aynı zamanda burası Kafkasya Ekolojik Bölgesi'nin koruma değeri yüksek alanlarından ve koruma değeri yüksek ormanlarından biridir. Bu ülkeyi yönetenler, özellikle de Artvin'i yönetenler, bu ülkeye, bu millete ve gelecek kuşaklara iyilik yapmak istiyorlarsa bu alanları mutlaka koruma altına almalıdır" dedi.
(ANKA)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et