EMEP Bölge Örgütü: Tam hak eşitliğinin yolu Kürt halkının taleplerinin karşılanmasından geçiyor
EMEP Bölge Örgütü, çerçeve yasa teklifinin Kürt sorununun kalıcı çözümü için yeterli olmadığını belirterek, "Tam hak eşitliğinin yolu Kürt halkının taleplerinin karşılanmasından geçiyor" dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Emek Partisi (EMEP) Bölge Örgütü, TBMM gündemine getirilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin açıklama yaptı. "Tam hak eşitliğinin yolu Kürt halkının taleplerinin karşılanmasından geçiyor" başlıklı açıklamada, teklifin Kürt sorununun kalıcı çözümünü sağlayacak nitelikte olmadığı belirtilirken, bazı düzenlemelerin ise "olumlu bir adım" olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Açıklamada, Ekim 2024'ten bu yana Saray iktidarı ve Cumhur İttifakı tarafından "Terörsüz Türkiye" söylemiyle yürütülen sürecin ilk yasal adımı olarak sunulan "çerçeve yasa" teklifinin uzun tartışmaların ardından Meclis gündemine getirildiği hatırlatıldı.
EMEP, iki yıla yaklaşan süreçte iktidarın tarihsel bir sorunun çözümünün önünü açmak yerine kendi siyasi hesaplarını öncelediğini belirterek, "Saray ittifakı, her yeni adımı halkların beklentilerini canlı tutarak gerçek çözümü bir sonraki aşamaya ertelemenin ve iktidarın ömrünü uzatmaya dönük siyasi hesaplarını sürdürmenin bir aracı olarak kullanmak istedi. Kürt halkının yıllardır dile getirdiği somut ve demokratik talepler konusunda ise gerçek bir adım atılmadı" dedi.
"Teklif beklentileri karşılamıyor"
Kanun teklifinin Kürt işçi ve emekçilerinin, gençlerinin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğu belirtilen açıklamada, "Kanun teklifi kendi içinde de çelişkili ifadeler içeriyor. Dahası, teyit-tespit hükümleriyle kanunun uygulanmasında ipler tamamen Erdoğan ve saray iktidarının eline veriliyor" ifadeleri kullanıldı.
Yasa teklifinin, Kürt halkının atılmayan somut adımlara yönelik itirazlarının güçlenmesinin ardından gündeme geldiği belirtilen açıklamada, "Saray rejimi, bu yasa teklifiyle tarihsel bir sorunun çözümünün önünü açacak bir zemin yaratmak yerine, çözümü yeniden ertelemeye ve süreci kendi siyasi hesapları doğrultusunda yönetmeye çalışıyor" değerlendirmesi yapıldı.
'Çerçeve yasa' ile Abdullah Öcalan cezaevinden çıkacak mı? Düzenleme PKK yöneticilerini kapsıyor mu?
İktidarın içeride derinleşen ekonomik kriz ve büyüyen meşruiyet sorunuyla karşı karşıya olduğu ifade edilen açıklamada, "Bir yandan muhalefetin farklı kesimlerine yönelik baskı ve saldırıları artırırken, diğer yandan toplumsal muhalefeti bölmeye ve etkisizleştirmeye çalışıyor. Birkaç sınırlı hukuki düzenlemeyle 'sorun çözülüyor' görüntüsü yaratıp zaman kazanmak, bu iktidarın çözüm anlayışının sınırlarını gösteriyor" denildi.
“Halkın taleplerini esas almayan hiçbir düzenleme gerçek bir çözümün zemini olamaz”
EMEP, yasa teklifinin içeriğinin kamuoyundan gizlenmesini de eleştirerek, "Yasa gündeme geldiği günden bu yana içeriğinin ve kapsamının halktan gizlenmesi, son ana kadar kamuoyuna açıklanmaması da sürecin halkın iradesinden ve söz hakkından uzak biçimde yürütüldüğünü gösteriyor" ifadelerine yer verdi.
Açıklamada, "Yüz yıllık bir sorunun çözümüne ilişkin düzenlemeler, halkın söz ve karar hakkını dışlayan bir anlayışla, kapalı kapılar ardında hazırlanamaz. Halkın tartışmasına açılmayan, halkın taleplerini esas almayan hiçbir düzenleme gerçek bir çözümün zemini olamaz" denildi.
EMEP, yasa teklifinde yer alan bazı maddelerin ise olumlu değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Atılmayan adımlara yönelik yükselen itirazların ardından gündeme gelen bu yasa teklifinde, gerillanın geri dönüşüne dair bir yasal düzenleme ile örgüt üyeliği ve propaganda suçlarından ceza almış veya hükmü kesinleşmiş olanların tahliyesini öngören düzenlemeler olumlu olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca sorunun asli tarafı olan Kürt hareketinin yasaya ilişkin tutumu da bizim bakımımızdan önemli bir referanstır" ifadelerini kullandı.
Ancak açıklamada, "Önümüze gelen bu yasal düzenlemenin, Kürt sorununun gerçek ve kalıcı çözümünü sağlayacak nitelikte olmadığını biliyoruz. Yasa teklifinde yer alan bu somut adımı desteklemekle birlikte, iktidarın Kürt sorununa yaklaşımının esas olarak pragmatik olduğunu, süreci kendi iktidarını ve otoriter yönetimini tahkim etmenin bir aracı olarak kullandığını düşünüyor; bu konudaki eleştirilerimizi ve tutumumuzu koruyoruz" denildi.
"Tam hak eşitliği sağlanmalı"
Yasa teklifindeki düzenlemelerin "gerçek bir çözümün başlangıcı olabilmesi" için Kürt halkının temel taleplerinin karşılanması gerektiği vurgulanan açıklamada, "Bizim için asıl mesele, Kürt halkının yıllardır ağır bedeller ödeyerek mücadele ettiği tam hak eşitliğinin sağlanmasıdır" denildi.
EMEP, ilk adım olarak yapılması gerekenleri ise şöyle sıraladı; "Kürt halkına yönelik geçmişte işlenen suçlarla ve ağır hak ihlalleri ile yüzleşilmeli, sorumluları açığa çıkarılmalı ve hesap sorulmalıdır. Halkın iradesine el koyan kayyım rejimine derhal son verilmeli; seçilmiş belediye başkanları görevlerine iade edilmeli, Kürt halkının siyasi iradesi tanınmalıdır. Kürt halkının en temel hakkı olan anadilinde eğitim ve kamusal hizmet hakkı güvence altına alınmalı, Kürt kimliği anayasal güvenceye kavuşturulmalıdır. Siyasi gerekçelerle cezaevlerinde tutulan tüm mahpuslar serbest bırakılmalı, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları eksiksiz uygulanmalıdır."
"Kalıcı barış hakların güvence altına alınmasıyla mümkün"
Açıklamada, "Kalıcı bir barışın yolu bu taleplerin gereğini yerine getirmekten ve hakları güvence altına almaktan geçer" denilerek, "Memleketin ihtiyacı, Kürt halkının taleplerini erteleyerek sürdürülen siyasi hesaplar değil; eşit yurttaşlığın güvence altına alındığı, halkların eşit ve özgür yaşadığı demokratik bir ülkedir" ifadelerine yer verildi.
Silahların susmasının ve çatışmalı sürecin sona ermesinin önemli bir eşik olduğu belirtilen açıklamada, "Ancak kalıcı ve gerçek bir barış, yalnızca silahların susmasıyla değil; demokratik hakların güvence altına alınmasıyla, eşit yurttaşlığın hayata geçirilmesiyle mümkündür. Barış; işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin ve halkın örgütlü iradesiyle kurulabilir. Bu nedenle halkın gerçek bir barışın kurucusu ve örgütleyicisi olması, sürecin en temel güvencesidir" denildi.
Açıklamanın sonunda EMEP Bölge Örgütü, "Kürt halkının tam hak eşitliği mücadelesi ile işçi sınıfının sömürüye, yoksulluğa ve baskılara karşı mücadelesi birbirinden ayrı düşünülemez" diyerek, işçileri ve emekçileri "Türk, Kürt ve her milliyetten emekçilerin ortak çıkarları temelinde birleşmeye, milliyetçi ve ayrımcı politikalara karşı mücadeleyi büyütmeye, eşit ve özgür bir ülke mücadelesini birlikte yükseltmeye" çağırdı.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et