KESK Samsun Şubeler Platformu: Geçinemiyoruz, acil ek zam İstiyoruz
KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Şuayip Zobalı enflasyon rakamları ile ilgili yaptığı açıklamada TÜİK rakamlarına göre bile mevcut toplu sözleşmenin geçersiz hale geldiğini belirterek “Geçinemiyoruz, acil ek zam istiyoruz" dedi.
Fotoğraf: Evrensel
Samsun -KESK Samsun Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü SES Şube Başkanı Şuayip Zobalı il binasında yaptığı basın açıklamasında TÜİK’in enflasyon rakalmarına tepki göstererek, yoksulluğa, sefalet ücretine karşı birlikte mücadele çağrısı yaptı.
“Hiç kimse alın terinin karşılığını alamıyor”
KESK’e bağlı sendikaların üyeleri olarak, kirasını ödemekte zorlanan, mutfağındaki yangın büyüyen, çocuklarının eğitim masraflarını karşılayamayan, ayın sonunu getiremeyen kamu emekçilerinin isyanını dile getirdiklerini belirten Zobalı; “Bu, yoksulluğa mahkûm edilmeyi kabul etmeyenlerin, emeğinin karşılığını isteyenlerin insanca yaşam talebidir. Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki; bu ülkede ne yazık ki emeği ile geçim mücadelesi veren hiç kimse alın terinin karşılığını alamıyor. Asgari ücretliler, emekliler, kamu emekçileri, işçiler bu ülkeyi yönetenlerin umurunda bile değil” dedi.
Toplumun ezici çoğunluğunun her geçen gün daha fazla açlığa, sefalete, yoksulluğa itilirken her şeyin zenginler, patronlar için olduğuna vurgu yapaün Zobalı; “Vergi afları, vergi barışları, vergi indirimleri, teşvikler hep onlar için. Tüm bunlar bizlerin, halkın sırtından, cebinden alınanlarla yapılıyor. Çarşıda, pazarda, mutfakta yaşadığımız gerçek enflasyon TÜİK vasıtası ile açıklanan sahte rakamlarda yarı yarıya düşük gösteriliyor.
Buna rağmen yüksek enflasyon sıralamasında dünya beşincisiyiz. Gıdadan kiraya enflasyonun her türünde AB ve OECD ülkeleri içinde açık ara birinci sıradayız! Maaşlarımız gittikçe kıstığımız gıda, kira ve ulaşım gibi zorunlu harcamalara bile yetmiyor” ifadelerini kullandı.
“İktidar sözcüleri ‘enflasyon düştü’ masalları anlatıyor”
İktidar sözcülerinin "enflasyon düştü" masalları anlattığına işaret eden Zobalı şunları söyledi; “Oysa enflasyon düşmüyor. Bizim maaşlarımız, ücretlerimiz, aylıklarımız düşüyor. Üç yıl önce NAS’tan vazgeçip, “yeni”, “rasyonel” diye cilaladıkları bir ekonomi programına geçiş yaptılar. Üç yıl boyunca 88 milyonun gözünün içine baka baka, döne döne aynı yalanı tekrar ettiler. ‘Asgari ücrette, memur ve emekli maaşlarında artış enflasyonu körüklüyor. Enflasyonu düşürmek için maaşları, ücretleri kısmamız şart’ dediler.”
TÜİK rakamlarına göre üç yıl önce, 2023 Haziran’ında yıllık enflasyonun yüzde 38,21, bugün yine TÜİK’in açıkladığı rakamlara göre yıllık enflasyonun yüzde 31,75 olduğunun altını çizen Zobalı; “Yani TÜİK tarafından takla attırılan rakamlara göre bile üç yılın sonunda enflasyon düşmemiştir. Artmaya devam etmiştir. Sadece artış hızı kısmen yavaşlamıştır. Buna karşın ücretlerimiz, maaşlarımız, aylıklarımız buharlaşmıştır. Çünkü Değerli Dostlar ülkemizde yıllardır bir oyun sahnelenmektedir.
Bu oyuna göre:
- Ülkeyi yönetenler ilk adımda halkın yaşadığı gerçekle hiçbir ilgisi olmayan, toz pembe enflasyon hedefleri belirliyor.
- İkinci adımda maaşlarımızda, ücretlerimizde bu hedeflere göre hatta bazen bunların da altında artış yapıyorlar.
- Üçüncü adımda bu hayali enflasyon hedeflerini tutturmak adına TÜİK’e “enflasyonu düşük açıkla” talimatı veriyorlar.
- TÜİK de bu talimata uygun olarak sahte rakamlar uydurarak yaşadığımız hayat pahalılığını yarı yarıya düşük gösteriyor.
- Tüm bunlara rağmen suni TÜİK rakamlarına göre bile birkaç ayda gerçekleşen enflasyon yılın başında açıklanan enflasyon hedeflerini aşıyor.
- Dolayısıyla yılın sonunda TÜİK rakamlarına göre dahi bu hedeflerin 3 katına, hatta 5 katına çıkan enflasyonla karşılaşıyoruz” dedi.
“Emekçilerin yaşamı gittikçe zorlaşıyor”
Enflasyonun düşmediği, maaş ve ücretlerin buharlaştığı koşullarda emekçilerin yaşamının gittikçe zorlaştığına, barınma, beslenme, sağlık, eğitim gibi en temel ihtiyaçları dahi karşılamakta zorlandığına işaret eden Zobalı durumu şu maddelerle sıraladı
- “Üye sendikamız BES araştırma birimi BES-AR verilerine göre temmuz itibari ile açlık sınırı 48 bin 819 TL, yoksulluk sınırı 120 bin 669 TL, tek bir (bekâr) çalışanın yaşam maliyeti 77 bin 801 TL’dir.
- Bu verilere göre iki işçiden birine reva görülen asgari ücret açlık sınırının 20 bin TL altında kalmıştır. Her dört emekliden birinin aldığı en düşük emekli maaşı açlık sınırının yarısına denk gelen sefalet düzeyine inmiştir. Ortalama kamu emekçisi maaşı ise yoksulluk sınırının yarısı civarında seyretmektedir.
- Asgari ücret nasıl işçiler için ortalama ücret haline geldiyse bugün en düşük kamu emekçisi maaşı da kamu emekçileri için ortalama maaşa dönüşmüştür. Bu iktidarın göreve geldiği 2002 yılında en düşük kamu emekçisi maaşının 1,5 katı olan ortalama maaş bugün en düşük maaşın 1,1 katına gerilemiştir.
- 3 Ağustos 2006’da yani tam 20 yıl önce ortalama maaşla yılda 54 Cumhuriyet altını alınıyordu. Bugün 21 adet bile alınamıyor. Yani ortalama maaşla bir yılda alınan Cumhuriyet altın sayısı 20 yılın sonunda 33 adet azalmıştır.
- Maaşlarımız sadece son 5 yıl içinde reel olarak yüzde 35 erimiştir.
“Maaşlara ik zam talep ediyoruz”
İktidarın son toplu sözleşme sürecinde ‘2026 enflasyon hedefimiz yüzde 16, 2027 enflasyon hedefimiz ise yüzde 9 dediler. İktidarın noterliğini yapan Hakem Kurulu da maaşları altışar aylık dilimler halinde; 2026 için yüzde 11+yüzde 7, 2027 için ise yüzde 5+yüzde 4 arttırdığına dikkat çeken Zobalı şunları söyledi; “Ama sahte TÜİK rakamlarına göre bile 2026 hedefi daha ilk beş ayda aşıldı.Dolayısıyla suni TÜİK rakamlarına göre bile mevcut Toplu Sözleşme geçersiz hale gelmiştir. Kadük olmuştur. Şimdi de çıkıp ‘2026 hedefimizi %24 olarak revize ettik. Ama tahminimiz yüzde 26. Ayrıca 2027 hedefimizi de yüzde 15’e çektik. Altı ayda gerçekleşen enflasyonun dört, beş puan altında kalan artışlarla yetinin’ diyerek bizimle dalga geçiyorlar. Yoksulluğu kabul etmiyoruz! Maaşlarımızdaki kayıpların telafi edilmesini istiyoruz!
Bu nedenle taleplerimiz nettir:
- Temmuz ayında maşlarımızda yapılan %13,52’lik artış TÜİK’in sahte altı aylık enflasyon rakamının bile 4,24 puan altında kalmıştır.
- Bu durumu sadece bu yıl değil, her yıl yaşıyoruz. Yaşadığımız kayıpların bir nebzede olsa telafisi için maaşlarımızda Temmuz ayından başlamak üzere ek yüzde 35 artış yapılmasını istiyoruz.
- İlave seyyanen ödenek başta olmak üzere mevcut tüm ek ödemelerin taban aylığımıza yansıtılmasını istiyoruz.
- 4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın derhal, Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını temel alan evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini istiyoruz.!
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına seslenen Zobalı; "Milyonlarca kamu emekçisinin geçim sıkıntısı vardır. Yıllardır biriken ekonomik kayıplar vardır. İnsanca yaşam ve adalet talebi vardır. Kamu emekçilerinin taleplerini daha fazla görmezden gelmeyin! Maaşlarımızdaki erimeyi durdurun! Kayıplarımızı telafi edin! Acil ek zam talebimizi derhal karşılayın” dedi.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et