Kös Dağı’ndaki maden projesine itiraz: Yerleşim yerleri, içme suları ve çeltik tarlaları tehdit altında
Kastamonu'da Kös Dağı'nda planlanan maden arama projesine itiraz eden Emekli Öğretmen Emin Çelik, yerleşim yerleri, içme suyu kaynakları ve çeltik tarımının tehdit altında olduğunu belirterek projeye onay verilmemesini talep etti.
Fotoğraf: Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Kastamonu – Kastamonu Tosya ile Çorum Kargı ilçeleri arasında bulunan Kös Dağı’nda planlanan maden arama projesine ilişkin ÇED sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Tosya’da yaşayan Emekli Öğretmen Emin Çelik, Hekimhan Madencilik AŞ tarafından yürütülmesi planlanan projeye ait 27 Temmuz 2026 tarihli nihai proje tanıtım dosyasına (PTD) itiraz ederek Kastamonu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne resmi dilekçe sundu. Çelik, bölgesel su kaynaklarından canlı hayatına kadar pek çok risk barındıran proje tamamlanmadan “ÇED olumlu” kararı verilmemesini ve muafiyet dışı faaliyetlerin derhal durdurulmasını talep etti.
2024 muafiyeti ile yeni proje karıştırıldı iddiası
Emin Çelik dilekçesinde, 1325 hektarlık ruhsat sahası içindeki 38.67 hektarlık ÇED alanında 45 sondaj noktası, 7 yarma alanı, 8 çamur havuzu ve bitkisel toprak depolama alanları planlandığını belirtti. Şirketin daha önce 46 noktayı kapsayan bir ÇED muafiyetine dayandığını ve bunun 30’unda sondajı tamamladığını hatırlatan Çelik, 2024 tarihli bu muafiyet ile yeni projenin faaliyet ve koordinatlarının birbirine karıştırıldığını, hangi çalışmaların muafiyet kapsamında yapıldığının denetlenemediğini vurguladı. ÇED olumlu kararı alınmadan başlatılan ya da muafiyet sınırlarını aşan faaliyetlerin ÇED Yönetmeliği’nin 19. maddesi gereğince Valilikçe süre verilmeksizin durdurulması gerektiği ifade edildi.
Maden projesi en yakın eve 35 metre
Projenin yerleşim yerlerine ve su kaynaklarına olan yakınlığına dikkat çekilen dilekçede, Ortalıca’daki bir konutun ÇED sınırına 35 metre, Karaköy’deki bir konutun ise en yakın çalışma alanına 100 metre mesafede olduğu kaydedildi. Ayrıca Ortalıca’nın ana içme suyu olan Karasu Kaynağı ile Halkaoluğu Kaynağı’nın proje alanıyla aynı havzada yer aldığı, 250-400 metre derinliğe inecek sondajların yer altı sularına ve Devrez Çayı üzerinden çeltik tarımına ağır metal bulaştırma riski taşıdığı aktarıldı. Çelik, faaliyetler başlamadan önce bağımsız ve akredite laboratuvarlarca su, toprak ve sediman analizleri yapılıp e-ÇED sistemine yüklenmeden karar verilmemesi gerektiğini belirtti.
2024 muafiyeti ile yeni proje karıştırıldı iddiası
Kös Dağı’nın ekolojik bütünlüğünün ve biyolojik çeşitliliğinin de risk altında olduğunu belirten Çelik, bölgenin Kargı Kösdağ yaban hayatı geliştirme sahası ile topoğrafik ve habitat bağı bulunduğunu ifade etti. Proje alanında 187’si endemik olmak üzere 961 bitki türünün bulunduğuna dair verilerin bağımsız arazi çalışmalarıyla doğrulanması çağrısında bulunuldu. Ayrıca 1943 Tosya-Lâdik depremi hatırlatılarak, aktif fay hatlarına yakın bölgede kurulacak 8 çamur havuzunun sismik ve taşma güvenliği hesaplanmadan ve Karaköy, Acıkavak ile Halkaoluğu Yaylalarındaki kadim mera kullanımı yerinde incelenmeden projeye onay verilmemesi istendi.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et