EMEP’li Bayhan’dan Karadenizdeki denizcilik krizi tepkisi: 'Savaşın bedelini işçiler canlarıyla ödüyor'
EMEP Milletvekili İskender Bayhan, Karadeniz’de ticari gemilere yönelik artan saldırıları TBMM gündemine taşıdı. Savaşın ve gerilimin bedelini gei sahiplerinden önce işçilerin canlarıyla ödediğini söyledi.
Fotoğraf: Evrensel
Okan Evrim
[email protected]
Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırılarla derinleşen denizcilik krizinin Türkiye ekonomisi, üretim, dış ticaret ve emekçiler üzerindeki etkilerini Meclis gündemine taıyan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun yanıtlaması istemiyle soru önergesi verdi.
“Basına yansıyan haberler ve denizcilik sektörü temsilcilerinin açıklamalarına göre, Karadeniz'de ticari gemilere yönelik saldırıların artması nedeniyle Türk armatörleri, 2008 küresel finans krizinden bu yana ilk kez gemilerini "cold laid up" (uzun süreli hizmet dışı bekletme) uygulamasına hazırlanmaktadır” bilgisini veren Bayhan, “Koster Armatörleri ve İşletmecileri Derneği (KOSDER) tarafından yapılan açıklamalarda, güvenlik riski nedeniyle gemilerin sefer yapamadığı, yüklerin limanlarda, antrepolarda ve fabrikalarda biriktiği, sektörün ise hükümetten acil önlem beklediği kamuoyuna yansımıştır” dedi.
“Emekçilerin yaşamı için ekonomik ve siyasal bir krizler yaratıyor”
Karadeniz'de tırmanan savaş ve güvenlik krizinin yalnızca denizcilik sektörünü ilgilendirmediğini vurgulayan Bayhan, “Türkiye'nin izlediği dış politika sanayi üretimi ve milyonlarca emekçinin yaşamı açısından doğrudan sonuçlar doğuran ekonomik ve siyasal bir krizler yaratmaya devam ediyor. Yıllardır sürdürülen, dış ticareti ithal hammaddeye ve dış pazarlara bağımlı hale getiren ekonomi politikaları ile tek adam yönetiminin sermaye çevrelerinin kısa vadeli çıkarlarını önceleyen dış politika anlayışı, Türkiye'yi bölgesel gerilimler karşısında her geçen gün daha kırılgan hale getirmiştir. Dış politikada yaşanan her uluslararası kriz ise üretimden istihdama, enflasyondan gıda fiyatlarına kadar bütün yükü başta işçiler olmak üzere halkın omuzlarına yüklemektedir” ifadelerine yer verdi.
Karadeniz’deki ticaret yollarının güvensiz hale gelmesinin; limanlarda yüklerin birikmesi, ihracatın yavaşlaması, ithal ara mallarına erişimin zorlaşması ve lojistik maliyetlerinin artması anlamına geldiğine dikkat çeken Bayhan, “Bunun sonucu ise işçiler açısından kısa çalışma ve işten çıkarmaların gündeme gelmesi, ücretlerin daha da erimesi ve temel tüketim maddelerinde yeni zam dalgalarıdır” vurgusu yaptı.
“Savaşın bedelini ödeyen gemi sahipleri değil”
Kriz karşısında tek adam yönetiminin önceliğinin ise sermaye kesimlerinin zararını azaltmaya yönelik olduğuna dikkat çeken Bayhan, “Liman işçileri, gemi işçileri, lojistik emekçileri ve sanayi işçileri açısından gelir kaybını, iş güvencesini ve çalışma koşullarını en önemlisi yaşam hakkını koruyacak kamusal bir planlama ortaya konulmamaktadır. Yaşanan saldırılar gemilerde çalışan deniz emekçilerinin yaşam hakkını da doğrudan hedef almaktadır. Basına yansıyan haberlere göre, 10 Temmuz 2026 tarihinde Rusya'nın Taganrog Limanı'na yönelik hava saldırısında isabet alan Türk bayraklı Sabahat Telli gemisinde ağır yaralanan gemi işçisi Kadir Kamilçelebi, tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiştir. Yine 22 Temmuz 2026 tarihinde Novorossiysk açıklarında insansız hava aracı saldırısına uğrayan Türk bayraklı MV Reyhan Sarı isimli kuru yük gemisinde makine personeli Savaş Çakar hayatını kaybetmiş, iki gemi işçisi de yaralanmıştır. Bu saldırılar, savaşın ve bölgesel çatışmaların bedelini gemi sahiplerinden önce gemi işçilerinin canlarıyla ödediğini bir kez daha göstermektedir. Savaş riski altındaki bölgelerde çalıştırılan gemi insanlarının güvenliği, çalışma koşulları, sigorta güvenceleri ve risk tazminatlarına ilişkin kamuoyuna açıklanmış kapsamlı bir politika da bulunmamaktadır” ifadelerini kullandı.
"Seferi durdurulan Türk şirketlerine ait gemi sayısı kaç?"
Emek Partisi Milletvekili Bayhan, Bakan Uraloğlu’na şu soruları yöneltti:
- Basına yansıyan bilgiler doğrultusunda, Karadeniz'deki güvenlik krizi nedeniyle seferlerini durduran veya "cold laid up" uygulamasına geçmeye hazırlanan Türk bayraklı ya da Türk şirketlerine ait gemi sayısı kaçtır?
- Karadeniz'de yaşanan gelişmeler nedeniyle Türkiye limanlarında yük birikmesi yaşanan limanlar hangileridir? Bu limanlarda kapasite kullanım oranları ve bekleyen yük miktarları ne kadar artmıştır?
- Bakanlığınızın, Karadeniz'deki güvenlik krizinin dış ticaret, sanayi üretimi, istihdam ve tedarik zinciri üzerindeki etkilerine ilişkin hazırlanmış bir risk veya etki analizi bulunmakta mıdır?
- Deniz taşımacılığındaki aksamanın liman işçileri, gemi insanları, lojistik emekçileri ve ilgili sektörlerde çalışan işçiler açısından yaratacağı iş kaybı, ücretsiz izin, kısa çalışma veya ücret kaybına karşı hangi önlemler alınacaktır?
- 2025 ve 2026 yıllarında Karadeniz ve bağlantılı deniz ticaret hatlarında saldırıya uğrayan Türk bayraklı veya Türk şirketlerine ait gemilerde kaç gemi işçisi yaşamını yitirmiş, kaçı yaralanmıştır? Bakanlığınızın bu olaylara ilişkin tuttuğu resmi kayıtlar nelerdir?
- Savaş ve silahlı çatışma riski bulunan bölgelerde görev yapan gemi insanlarının can güvenliğinin sağlanması, risk tazminatı, sigorta güvenceleri ve çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik Bakanlığınızın yürüttüğü özel bir program veya düzenleme bulunmakta mıdır?
- Lojistik maliyetlerindeki artışın temel tüketim malları, enerji ve sanayi girdileri üzerinden halkın yaşam maliyetlerini artırmaması için hangi kamusal tedbirler planlanmaktadır?
- Türk armatörlerinin talep ettiği güvenli "cold laid up" alanlarının oluşturulmasına ilişkin Bakanlığınızın bir çalışması bulunmakta mıdır? Bulunuyorsa kapsamı nedir?
- Karadeniz'de yaşanan savaşın ve ticaret yollarındaki güvenlik krizinin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini azaltmaya yönelik olarak, ithalata bağımlılığı azaltacak ve stratejik lojistik altyapısını güçlendirecek kamusal planlamaya dayalı herhangi bir program hazırlanmakta mıdır?
- Başkanlık sistemine geçilmesinden bu yana dış ticaret yollarını etkileyen bölgesel savaş ve güvenlik krizlerine ilişkin kaç adet ulusal risk değerlendirmesi hazırlanmış, bunların kaçı kamuoyu ve TBMM ile paylaşılmıştır?
- Karadeniz'de yaşanan gelişmeler nedeniyle ortaya çıkacak ekonomik maliyetlerin işçilere, üreticilere ve tüketicilere değil, bu süreçten yüksek kâr elde eden büyük sermaye gruplarına yüklenmesine yönelik herhangi bir vergi veya kamusal düzenleme planlanmakta mıdır?
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et