Turizm sezonunda daralma derinleşiyor: Oteller boş, esnaf çaresiz
Çanakkale’den Hacıbektaş’a giderken, yol üzerinde uğradığımız turizm beldelerinde sokaklar ve turistik mekanlardaki durgunluk ilk bakışta gözlemlenebiliyor.
Fotoğraf: Özer Akdemir
Özer Akdemir
[email protected]
Nevşehir — “Türkiye ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri” olarak tanımlanan turizmde, 2026 yılının yaz aylarının ortasına gelinmesine rağmen ciddi bir daralma ve belirsizlik göze çarpıyor. Çanakkale’den Hacıbektaş’a giderken, yol üzerinde uğradığımız turizm beldelerinde sokaklar ve turistik mekanlardaki durgunluk ilk bakışta gözlemlenebiliyorken, sohbet ettiğimiz turizm sektöründe çalışan kişiler de sezonun şu ana kadar “çok kötü” gittiğini dile getirdiler.
Oysa, turizm sektör temsilcilerinin yüksek beklentilerle başladığı sezonda hem resmi veriler hem de sahadan gelen sıcak gözlemler, otellerin boş kaldığına ve esnafın büyük bir hayal kırıklığı yaşadığına işaret ediyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile çeşitli turizm kurumlarının açıklamaları, krizin boyutlarını istatistiksel olarak ortaya koyarken, turizm beldelerindeki sokakların ve ören yerlerinin tenhalığı krizin sosyolojik ve ekonomik yıkımını tüm çıplaklığıyla gösteriyor.
Resmi veriler sahadaki çöküşü doğruluyor
Kültür ve Turizm Bakanlığının 2026 yılına ait ilk altı aylık verileri, sektördeki gerilemeyi net bir şekilde gözler önüne seriyor. Yılın ilk yarısında otellerin ortalama doluluk oranı yüzde 35.4 seviyesinde kalarak son dört yılın en düşük noktasına gerilemiş durumda. Özellikle turizmin en hareketli geçmesi beklenen haziran ayında Türkiye genelindeki konaklama tesislerinde doluluk oranının yüzde 45.4’te kalması, sektördeki hayal kırıklığını derinleştirdi. Yılın ilk çeyreğine ait veriler ise genel doluluğun sadece yüzde 28 civarında seyrettiğini göstermişti. İlk dört aylık verilere bakıldığında Muğla gibi en önemli tatil merkezlerinde doluluk oranlarının yüzde 25’in bile altında kaldığı görülmüştü. Her ne kadar Bodrum gibi bazı bölgelerde temmuz ayında doluluk oranlarının yüzde 90’lara ulaştığı yönünde açıklamalar yapılsa da, genel tablo ülkenin güney ve ege sahillerinde ciddi bir ziyaretçi kaybı yaşandığını kanıtlıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, 2025 yılında müze ve ören yerlerini 33 milyonun üzerinde kişinin ziyaret ettiğini duyurmuştu ancak 2026’nın mevcut gidişatı bu rakamlara ulaşılmasının oldukça zor olduğunu gösteriyor.
Sahadan yansıyanlar ve ören yerlerindeki sessizlik
İstatistiklerin ötesinde, doğrudan sahadan ve esnaftan yansıyan tablo krizin ne kadar hissedilir olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle karavan kampları, yaylalar ve kamuya açık alanlarda araç üstü çadırda konaklayarak yaptığımız son 15 günlük gezilerde içerisinde Antalya, Kemer, Kaş, Kalkan, Olympos, Adrasan, Çatalhöyük, Hasan Dağı ve Ihlara Vadisi gibi gezip deneyimlediğimiz Türkiye’nin en gözde turizm merkezlerinde ciddi bir durgunluk, boş sokaklar ve işletmelerde sakinlik olduğunu bizzat gözlemledik. Görüştüğümüz turizm sektörü çalışanları ve turizm işletmecileri yabancı turist sayısındaki sert düşüş nedeniyle, sokaklarda geçmiş yıllara oranla daha çok yerli turist göze çarpıyor olsa da, bu durumun sektörü ayakta tutmaya yetmeyeceğini dile getiriyorlar. Otelciler, fiyatları geçtiğimiz yıllara göre çok fazla artırmamalarına ve hatta bazı tesislerin indirim kampanyaları düzenlemelerine rağmen odaları dolduramadıklarını belirtiyor.
Ihlara ve ören yerlerinde derin ıssızlık
Bu keskin daralma, turizmin sadece kıyı şeridinde değil, kültürel rotalarda da çöktüğünü kanıtlıyor. Örneğin, İç Anadolu’nun en önemli doğa ve tarih rotalarından Çatalhöyük ve Ihlara Vadisi’nde bugünlerde adeta in cin top oynuyor. Çatalhöyük’te müze ve ören yerini gezmeye gelen turist sayısındaki sakinlik hemen göze çarparken, toplamda 40-50 kadar olan turistin yerli ve yabancı turist oranlarının yaklaşık yarı yarıya olduğu dikkatimizi çekti. Eskiden uzun kuyrukların oluştuğu Ihlara Vadisi’nin girişlerindeki bilet gişesi ve turnikelerde çalışan görevliler bu sakinlikten en memnun olan kesim olarak görünüyor.
Yerli turist uygun fiyatlı tesislerde bile masaları dolduramıyor
Yine Ihlara Vadisi ana giriş kapısında bir iki ay önce işletmeye Aksaray Belediyesi Sosyal Tesislerinde çay 20 lira, Türk kahvesi 70, et köfte 350 lira, tavuk ızgara 220, karışık ızgara 500 lira ve kahvaltı tabağı 250 lira gibi günümüz ekonomik koşullarına göre son derece uygun fiyatlarla sunulmasına rağmen masalar boş kalıyor. Tesislerde çalışan bir garson "Bu sene buradaki turizm sezonu çok kötü gidiyor. İnsanlar sokağa çıkamıyor ki ekonomik bozukluk nedeniyle gezmeye gelsin. Yabancı turist zaten yok denecek kadar az geliyor. Yerli turist sayısı da çok az ve yerli turistte zaten para yok" şeklindeki sözleri, yerli turistin alım gücündeki erimenin turizme vurduğu ağır darbeyi özetliyor.
Turizm emekçisi istihdam belirsizliğiyle yüz yüze
Turizmdeki bu sert daralmanın istihdama olan etkileri de sektörün en kritik gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Şu an itibarıyla 2026 yaz sezonuna dair işe alınanlar ve işten çıkarılanlar arasındaki net değişimi gösteren resmi bir istihdam raporu henüz kamuoyu ile paylaşılmış değil. Ancak mevcut verilerin yokluğuna rağmen, otellerin ve işletmelerin düşük kapasiteyle çalışması, sezonluk personel alımlarının minimum seviyede tutulduğuna ve beklenen istihdam artışının gerçekleşmediğine işaret ediyor. Doluluk oranlarının yüksek sezona girilirken bile yüzde 50’yi aşamaması, sektördeki daralmanın on binlerce turizm emekçisini doğrudan etkilediğini gösteriyor. Ekonomik krizin hem vatandaşın seyahat özgürlüğünü kısıtlaması hem de işletmeleri büyük bir çıkmaza sürüklemesi, 2026 turizm sezonunun sektör tarihine zorlu bir sınav olarak geçeceğini açıkça ortaya koyuyor.
Turizm esnafı dertli: Gelir düşerken doğal doku zarar görüyor
Avanos’ta esnaflık yapan Hakan Kılıçaslan genel anlamda işlerin düşük olduğunu, işletmelerin bu durumdan yakındıklarını söyledi. Kılıçaslan; “Grup ağırlayan otellerin önünde otobüs kalabalıkları görürdük geçtiğimiz yıllarda ama bu sıralar daha az kalabalık görüyoruz, Bizimde perakende satışımız olurdu yaz günleri turist sayısında düşüş olduğunu biz de tecrübe ettik.” dedi. Kılıçaslan turist yoğunluğunun arttığı Bağlıdere, Aşk Vadisi gibi vadilerde gürültü, kaos ve bölgenin doğal dokusuna zarar veren kalabalıkların yol açtığı çevresel ve kültür varlıklarının zarar görmesine dair sorunların ise artarak devam ettiğini söyledi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et