DEM Partili Bartin'den Meclise araştırma önergesi: 'Şüpheli ölümler aydınlatılsın'
DEM Parti Milletvekili Öznur Bartin, Hakkari'de artan şüpheli genç ölümlerinin araştırılması ve yaşam hakkını tehdit eden yapısal nedenlerin belirlenmesi amacıyla TBMM'ye Araştırma Komisyonu kurulması teklifinde bulundu.
Elif Ekin Saltık
[email protected]
Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere beldesinde 30 Temmuz’da, 21 yaşındaki genç kadın H.S.'nin, 1 Ağustos 2026 tarihinde ise Bağdaş Köyü'nde 22 yaşındaki genç erkek S.K.'nin yaşamını yitirmesi Meclis gündemine taşındı.
Meclise araştırma önergesi veren DEM Parti Milletvekili Öznur Bartin, “Hakkâri'de giderek artan şüpheli ölümlerin ve intiharların bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını zorunlu kılmıştır. Bu kapsamda, şüpheli ölümlerin tüm yönleriyle araştırılması, hakikatin ortaya çıkarılması, varsa ihmal ve sorumlulukların tespit edilmesi, yaşam hakkını tehdit eden yapısal nedenlerin belirlenmesi ve benzer olayların önlenmesine yönelik etkili kamu politikalarının oluşturulması amacıyla bir Araştırma Komisyonu kurulmasını teklif ederim” ifadelerine yer verdi.
“Kaygıya yol açıyor”
2026 yılı boyunca Hakkari’de gençlerin art arda şüpheli şekilde hayatını kaybettiğini ve hayatını kaybedenlerin büyük bir bölümünün genç kadınlardan oluştuğunu hatırlatan Bartin, “Hakkari başta olmak üzere bölge kentlerinde peş peşe yaşanan şüpheli ölümler ve intihar vakaları, yaşam hakkının korunmasına ilişkin kamusal yükümlülüklerin bütüncül biçimde ele alınmasını zorunlu kılan ciddi bir toplumsal sorun hâline gelmiştir. Ocak ayından itibaren Hakkâri Merkez, Şemdinli, Çukurca, Durankaya ve Yüksekova'da farklı yaş gruplarındaki kadınların ve gençlerin yaşamını yitirdiği çok sayıda olay kamuoyunda derin kaygı yaratmış; birçok olayın şüpheli ölüm olarak kayıtlara geçmesi ve soruşturmaların akıbetine ilişkin kamuoyunu tatmin edecek düzeyde şeffaf bilgilendirme yapılmaması, adalet duygusunu zedeleyen ve kamu kurumlarına duyulan güveni aşındıran bir tablo ortaya çıkarmıştır” vurgusu yaptı.
“2 gün arayla 2 şüpheli ölüm”
Son olarak 30 Temmuz 2026 tarihinde Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Esendere beldesinin Güvenli Köyü’nde, yakınlarının uzun süre haber alamadığı 21 yaşındaki genç kadın H.S’nin evin müştemilatında yaşamını yitirmiş halde bulunduğunu hatırlatan Bartin, “Olay yerine sevk edilen sağlık ekiplerince genç kadının hayatını kaybettiği belirlenmiş, olayla ilgili adli soruşturma başlatıldığı açıklanmıştır. Bunun hemen ardından 1 Ağustos 2026 tarihinde yine Yüksekova ilçesine bağlı Bağdaş Köyü’nde koyunlarını otlatan 22 yaşındaki genç erkek S.K., karın ve göğüs bölgesinden silahla vurulmuş halde bulunmuş; kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirmiştir” diyen Bartin, aralarında yalnızca iki gün bulunan bu iki ölümün kaygı yarattığını anlattı.
Bartin Meclise verdiği önergenin devamında şu ifadelere yer verdi:
“Bu olaylardan önce de 15 Temmuz 2026 tarihinde Çukurca'nın Üzümlü Köyü'nde R.K.'nin Zap Suyu'nda şüpheli şekilde yaşamını yitirmiş halde bulunması, aynı gün Van'ın İpekyolu ilçesinde R.E.'nin, 16 Temmuz'da Hakkâri Merkez Kıran Mahallesi'nde H.Ç.'nin ve 17 Temmuz'da Şemdinli'nin Beyyurdu Köyü'nde H.C.'nin şüpheli şekilde yaşamını yitirmesi; yılın önceki aylarında Hakkâri'nin farklı yerleşimlerinde meydana gelen benzer olaylarla birlikte değerlendirildiğinde, bölgede giderek ağırlaşan bir tabloya işaret etmektedir. Kamuoyunun temel sorusu ise açıktır: Hakkâri'de bu kaçıncı şüpheli ölümdür ve bu ölümlerin tamamı etkin biçimde aydınlatılabilmiş midir?”
“Yaşam hakkının güvenceye alınması ölümleri önleyecek mekanizmayla mümkün”
Her ölümün ardından soruşturma başlatıldığı yönünde açıklamalar yapılmasına rağmen, soruşturmaların hangi aşamada olduğunun bilinmediğini vurgulayan Bartin, “Hangi bulgulara ulaşıldığı, ihmal veya sorumluluk tespit edilip edilmediği ve benzer olayların önlenmesine yönelik hangi tedbirlerin alındığı konusunda kamuoyuna yeterli açıklık sağlanmamaktadır. Bu durum yalnızca ceza adaletinin işleyişi bakımından değil, yaşam hakkının korunmasına ilişkin devletin pozitif yükümlülükleri açısından da ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Yaşam hakkının güvence altına alınması, yalnızca ölüm olaylarının ardından adli süreç işletilmesini değil; ölümleri önleyecek sosyal, idari ve kamusal mekanizmaların etkin biçimde kurulmasını da gerektirmektedir” ifadelerine yer verdi.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et