03.08.2026 00:15

İşçiye saçkıran Özdilek’e birincilik

Avrupa’da üretim birincisi olmakla övünen tekstil devi Özdilek’in devasa kârı, ağır performans sistemi, 10 dakikalık yemek molaları ve mobbing yüzünden işçilerin saçkıran hastalığıyla boğuştuğu bir sömürü üzerinde yükseliyor.

İşçiye saçkıran Özdilek’e birincilik

Fotoğraf: Unsplash

Aydın Yiğit


Özdilek markası, AVM’lerinin yanı sıra “kaliteli” ev tekstil ürünleriyle de ülke çapında bir üne sahip. Özellikle havlu ve bornozlarının namı da pahalılığı da oldukça meşhur. Şirket; modern teknoloji ve otomasyonla entegre tesislerindeki üretim kapasitesi sayesinde havlu-bornoz üretiminde dünyada ilk 6, Avrupa’da ise 1. sırada yer aldığını özellikle vurguluyor.

Yarım asırlık bir geçmişe ve yıllık binlerce ton havlu-bornoz üretim kapasitesine sahip Bursalı şirket, Yalova yolu üzerinde yer alıyor. Devasa binasıyla şık bir vitrin gibi duran Hilton Oteli’nin ve iş merkezlerinin hemen arkasındaki Özdilek Fabrikasına kuş bakışı baktığımızda; işçilerin hiçbir zaman erişemeyecekleri ışıl ışıl bir dünya için durmaksızın havlu ürettikleri köhne bir fabrika görüyoruz. Ürettikleri bu havlu ve bornozları onlar değil; örneğin geceliği 6 bin ile 19 bin TL arasında değişen Hilton Otel’de kalan misafirler kullanıyor. Özdilek AVM’lerdeki mağazalarda ise bu ürünler çok yüksek fiyatlarla raflarda yer alıyor. Bu görkemli ve rengarenk binaları geçtiğimizde ise üretim kapasitesiyle övünen markanın, tüm bu yükü çılgınca bir hızla çalışmaya zorlanan; sendikasız, güvencesiz ve düşük ücretli işçilerin omuzlarına yüklediğini görüyoruz.

Teknoloji ile sömürü iki kat

Bugünlerde Bursalı işçiler arasında Özdilek Fabrikasının TOSAB’a (Bursa Tekstil Boyahaneleri İhtisas Organize Sanayi Bölgesi) taşınması gündemde. Bu taşınmanın en dikkat çekici yanı ise performans sistemine dayalı çalışma koşullarının TOSAB’da daha da ağırlaşacak olması. İşçilerin aktardığına göre bir işçi bir makinede bir vardiyada 200-250 metre kumaş üretiyor. Bir işçinin ortalama 12 makineden sorumlu olduğu fabrikada bir işçinin bir günde ortalama 3 bin metre kumaş ürettiği anlamına geliyor. 1174 işçinin çalıştığı fabrikada günde üretilen kumaş miktarı 3 milyon 522 bin metre ediyor.

Patron tarafı işçilere “Öbür tarafta daha rahat edeceksiniz, kişi başı 10 makineye bakacaksınız” diyor. Ancak söylemedikleri bir şey var: Yeni makineler 400-450 randımanlı olacak. Evet, işçi daha az sayıda makineye bakacak ama artık neredeyse hiç durmaksızın çalışmak zorunda kalacak. Teknolojik gelişmeler, yapay zeka ve otomasyon gibi yeni üretim biçimleri; fotoğrafa yakından bakıldığında aslında daha az işçiyle daha çok üretim anlamına geliyor.

Günde 10 dakika mola

Haftalık performans listesinin asıldığı fabrikada, tezgah çalışma oranı yüzde 79.5’i geçenlerin prim aldığı bir sistem uygulanıyor. Çay molasının bulunmadığı, yemek molasının ise sadece 30 dakika olduğu Özdilek’te işçiler, bu barajı aşabilmek için yemeklerini 10 dakikada yiyip hemen makine başına dönüyor. Herkesin görebileceği şekilde asılan listelerle performansı teşhir edilen işçiler, hem amirlerin baskısına maruz kalıyor hem de adını üst sıralara taşıyabilmek için acımasız bir rekabete sürükleniyor. Oysa ortada bir sıralama varsa, listenin alt sıralarında daima birilerinin adı yer alacaktır. Bu tablonun tek kazananı ise her zamanki gibi patron oluyor.

İşçiler arasında rekabet

Üç vardiya çalışan bu fabrikada makineyi devralan bir işçi, kendinden önceki işçinin sırf daha yüksek performans sergilemek için sınırlarını zorlayarak kullandığı tezgaha aynı tempoda devam etmek zorunda kalıyor. Dolayısıyla kendisi de bir sonraki vardiyaya daha ağır bir iş yükü ve temizlenmesi zor makineler bırakıyor. Bu durum doğal olarak hatalı üretime yol açıyor. Hata yapıldığında ise işçinin en az bir yevmiyesi kesiliyor. Yani ay boyunca insanüstü bir tempoya zorlanan işçiler, sırf bu baskı yüzünden yaşanan hatalar nedeniyle aldıkları primin yarısını patrona geri vermiş oluyor.

Rakamlarla sömürü

Tekstil sektöründe sürekli gündeme getirilen “kriz” söylemi, Özdilek patronu tarafından da dile getiriliyor. “Ürünü daha az satıyoruz çünkü Pakistan’dan almak daha ucuz” diyen patron, buna rağmen üretimde hız kesmiyor. Çünkü dövizin baskılandığı bir ortamda stokladığı ürünleri, kur serbest kaldığında kârını katlayarak satacağını iyi biliyor. Uludağ İhracatçılar Birliğinin verilerine göre, Mayıs 2025 - Mayıs 2026 döneminde Bursa tekstil ihracatında bir önceki yıla kıyasla sadece yüzde 2’lik bir daralma var. Daralma oranı daha yüksek fabrikalarda patronlar başka alanlara yatırımı tercih edebilirken, yıllık ihracatı 25-30 milyon doları bulan Özdilek gibi yerlerde kâr az da olsa düştüğünde bile patronlar feryat ediyor. Zarar etmek bir yana, patronların kâr kaygısı sürerken Özdilek işçileri ortalama 40-45 bin TL ücret ve sadece Özdilek AVM’lerde geçerli 7 bin 500 liralık alışveriş çekiyle ay sonunu getirmeye çalışıyor. Bu düşük ücretler de çalışanları daha yüksek performans sergilemeye ve birbirleriyle acımasız bir rekabete girmeye zorluyor.

İşe bağlı hastalık: Saçkıran

Fabrikada verilen yemeklerin bayat ve sağlıksız olmasından da şikayetçi olan işçiler arasında revire çıkma oranı oldukça yüksek. Fabrikada saçkıran hastalığı çalışanlar arasında hayli yaygın. İşyeri hekimi tarafından saç kıranın nedeni işçilere stres olarak açıklandı. Strese bağlı saçkıran; yoğun iş temposu, vardiyalar nedeniyle bozulan uyku düzeni, mobbing, ağır baskı ve stres nedeniyle su yüzüne çıkan otoimmüm hastalığı (bağışıklık sisteminin yanlışlıkla vücudun kendi sağlıklı hücrelerine saldırması durumu). Bu nedenle meslek hastalığı değil işe bağlı hastalık olarak geçiyor.

Gazetemize konuşan Ankara Tapip Odası Yönetim Kurumu Üyesi Buket Gülhan, strese bağlı saçkıran hastalığının immün sistemi bozuk kişilerde görüldüğünü dile getirdi. Performans sisteminin işçileri zorlayarak zaten var olan sorunları gün yüzüne çıkardığını ifade eden Gülhan, “Bu sistem var olan sorunun tedavisini zorlaştırır. Sadece saçkıran değil, yüksek tansiyon varsa tek ilaçla çözülebilecekken birden fazla ilaç kullanmak zorunda kalır” dedi.

İş Güvenli Uzmanı Deniz İpek de psikososyal risklerin iş organizasyonundan kaynaklandığını belirterek “İşçilerin birbirleriyle rekabete zorlanması, molaların fiilen ortadan kalkması ve üretim temposunun teknolojik yatırımlarla daha da yükseltilmesi; riskin kaynağının tek tek çalışanlar değil, üretim sisteminin kendisi olduğunu ortaya koymaktadır” dedi.

Kapitalist üretim ilişkileri altında teknolojinin emek üzerindeki yükü hafifletmek için değil, aynı süre içinde daha fazla artı değer üretmek amacıyla kullanıldığına dikkat çeken İpek, şöyle devam etti: “Böylece makinenin verimliliği arttıkça işçinin çalışma temposu da artmakta; fiziksel riskler azalıyor gibi görünse bile psikososyal yük giderek ağırlaşmaktadır. İşçinin bedeni kadar zihni de üretimin bir parçası haline gelmekte, yorgunluk ve stres üretim sürecinin olağan maliyeti olarak görülmektedir. Bu nedenle işçi sağlığı ve güvenliği yalnızca kişisel koruyucu donanım, makine koruyucuları veya mevzuat denetiminden ibaret değildir. Asıl mesele, sağlığı bozan üretim organizasyonunun sorgulanmasıdır. İşçinin dinlenme hakkını, insana yakışır çalışma temposunu ve örgütlenme özgürlüğünü güvence altına almayan hiçbir üretim modeli, teknik olarak ne kadar modern görünürse görünsün gerçek anlamda güvenli ve sağlıklı bir çalışma ortamı sunamaz. Özdilek’te yaygınlaştığı belirtilen saçkıran, bağışıklık sistemiyle ilişkili bir hastalıktır ve tek başına işyeri koşullarına bağlanamaz. Ancak bilimsel çalışmalar, yoğun ve uzun süreli psikolojik stresin hastalığın ortaya çıkmasını veya alevlenmesini tetikleyebileceğini göstermektedir. Aynı işyerinde çok sayıda çalışanda benzer şikâyetlerin görülmesi, tek tek bireylerden çok çalışma ortamının ve iş organizasyonunun sağlık üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesini gerektirir. Bu durum, işyerinde psikososyal risk değerlendirmesi yapılmasını, işyeri hekimi tarafından sağlık gözetiminin bu açıdan da ele alınmasını, işe bağlı hastalık olarak değerlendirilip çalışma koşullarının gözden geçirilmesini zorunlu kılar.”

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
02.08.2026 17:25

Yağız Kaan Erdoğmuş'tan tarihi başarı: Gençler kategorisinde dünya bir numarası

15 yaşındaki satranç büyükustası Yağız Kaan Erdoğmuş, son dünya şampiyonu Gukesh Dommaraju'yu geride bırakarak gençler sıralamasında zirveye yerleşti.

Yağız Kaan Erdoğmuş'tan tarihi başarı: Gençler kategorisinde dünya bir numarası

Fotoğraf: Vysotsky/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

02.08.2026 21:18

Hamas'tan katliamlara tepki: Netanyahu hükümeti süreci sabote ediyor

Hamas, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne düzenlediği son saldırıların ardından açıklama yaptı. Açıklamada, Netanyahu hükümetinin ateşkes ve uzlaşı mutabakatlarını bozmayı hedeflediği belirtildi.

Hamas'tan katliamlara tepki: Netanyahu hükümeti süreci sabote ediyor

Fotoğraf: AA

02.08.2026 15:50

Depremde yıkılan Beluk Apartmanı kararının gerekçesi açıklandı: 'Sonucu öngördüler ancak kabullendiklerine dair delil yok'

Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi, 6 Şubat depremlerinde 10 kişinin hayatını kaybettiği Beluk Apartmanı davasında sanıklara verilen 6 ila 15 yıl hapis cezalarının gerekçesini açıkladı. Sanıklara iyi hal indirimi uygulanmadı.

Depremde yıkılan Beluk Apartmanı kararının gerekçesi açıklandı: “Sonucu öngördüler ancak kabullendiklerine dair delil yok”

Fotoğraf: ANKA

02.08.2026 18:47

Rafael Leao olmadı, Fenerbahçe rotayı İsmaila Sarr'a çevirdi

Rafael Leao transferinden sonuç alamadığı öne sürülen Fenerbahçe'nin, Crystal Palace forması giyen İsmaila Sarr ile anlaşma sağladığı iddia edildi.

Rafael Leao olmadı, Fenerbahçe rotayı İsmaila Sarr'a çevirdi

Fotoğraf: Bryan Berlin/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

02.08.2026 11:33

Yeni Partiden sahte bağış sayfası uyarısı: Google'daki sponsorlu bağlantıya dikkat

Yeni Parti Milletvekili Burhanettin Bulut, arama motoru Google'da üst sıralarda çıkan sponsorlu bağış bağlantılarının sahte olduğu konusunda yurttaşları uyardı.

Yeni Partiden sahte bağış sayfası uyarısı: Google'daki sponsorlu bağlantıya dikkat

Fotoğraf: Yeni Parti

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!