‘İade parasıyla oğluma top alacağım’
Artan yoksullukla birlikte atık toplamak, çevre bilincinden çıkıp bir yaşam mücadelesine dönüştü. Çocuğuna top alabilmek için şişe biriktiren anneler ve iş yükü artan market çalışanları, depozito iade sisteminin acı gerçeğini ortaya koyuyor.
Fotoğraf: Evrensel
Nevruz Mersin
Atık malzemeler bugün birçok insanın ekmek parasını çıkarmaya, mutfak masrafını karşılamaya, çocuğunun ihtiyacını gidermeye ve ay sonunu getirmeye çalıştığı bir gelir kaynağına dönüşmüş durumda. Artan hayat pahalılığı ve derinleşen yoksulluk, başta kadınlar olmak üzere birçok işçi ve emekçiyi yeni geçim yolları aramaya iterken, geri dönüşüm artık onlar için çevresel bir tercih değil, bir yaşam mücadelesinin parçası.
600 dairelik bir sitenin temizlik biriminde çalışan bir işçinin atık şişeler için yaptığı hesap bunun en çarpıcı örneklerinden biri. Günlük yaklaşık 200 adet geri dönüştürülebilir şişe çıktığını söyleyen işçi, “Aslında noktaları boşaltmak için gelen görevlilere toplu da verebiliriz şişeleri ama toplu verince tanesini 50 kuruşa sayıyorlar. Biz evde dört kişiyiz. Akşamları işten geldikten sonra birlikte gelir, dört ayrı telefondan yaparız iadeleri. İki katı kâr etmiş oluruz” diyor.
Aynı işçi, “Toplamda 120 bazen ise 150 tane şişe çıkıyor, saydım hepsini” diyerek gün içinde hangi daireden ne kadar atık çıktığını takip ettiğini de belirtiyor. Böylece geri dönüşüm, yalnızca çevreyi korumaya yönelik bir uygulama olmaktan çıkıp geçim hesabının bir parçasına dönüşüyor.
Sistemin ilk duyurulduğu günden bu yana atıkları biriktirenlerin yaşadığı sıkıntılar ve buna rağmen biriktirmeye devam etmek zorunda kalmaları da dikkat çekiyor. Biriktirecek yer bulamadığı için komşusunun kömürlüğünü kullanan bir kadın yaşadıklarını şöyle anlatıyor:
“Günde beş tane de bulsam götürüp oraya saklıyorum. Oğlum top istiyor ama alamıyorum. İadelerden aldığım parayla yapacağım ilk iş oğluma futbol topu almak olacak.”
Market çalışanlarına yeni yük bindi
Öte yandan sistemin kurulduğu marketlerde çalışan işçiler ise farklı kaygılar dile getiriyor. Zaten ağır iş yükü altında çalıştıklarını belirten bir market çalışanı, uygulamanın kendileri açısından yeni sorunlar yaratacağından endişeli: “Mağazada her vardiyada zaten üç kişi çalışıyoruz. Hem kasaya bak, hem reyon diz, bir yandan sevkiyat derken bir de bunu getirdiler. 21.00’de biten mesaimiz kasa kapatma ve temizlikle 22.00’ye kadar uzayabiliyordu. Şimdi kaçta çıkacağız Allah bilir. Getirilen çöplerin çıkaracağı pislik, uzun kuyrukların yaratacağı kargaşa… Hepimiz çok mutsuzuz.”
Makinenin mağaza içine kurulmasına da tepki gösteren işçi, yaşadıkları süreci şöyle anlatıyor: “Kapıya kurun dedik getirenlere. Makineye zarar verirler, o yüzden içeri kurmamız gerekiyor diye talimat aldık dediler. Bize sorma ihtiyacı bile duymadılar. Bunu düşünürken, peki bize verilecek zarar ne olacak? Kimsenin umurunda değil.”
Depozito iade sistemi çevre politikalarının önemli bir parçası olarak sunulsa da sahadaki tablo, uygulamanın yalnızca geri dönüşümü değil, yoksulluğu, geçim mücadelesini ve çalışma koşullarını da görünür kıldığını gösteriyor. Bir yanda çocuğuna top alabilmek için PET şişe biriktiren anneler, diğer yanda iş yükü daha da artacak olan market çalışanları… Çöpe atılan bir şişenin değeri bugün yalnızca geri dönüşüm rakamlarıyla değil, insanların hayatlarında karşılık bulduğu yerle ölçülüyor.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et