Esenyurt'tan bir işçi kadının portresi
Onunla Esenyurt'ta bir parkta, izin alabildiği tek günde arkadaşlarıyla otururken tanıştık. Ankete katılmak için çok hevesli yaklaşmıştı. Aslında yaşadığı tüm o sorunlardan dert yanabileceği insanları bulmanın heyecanını taşıyordu bir bakıma.
Fotoğraf: Rene Terp/Pexels
Selen
Esenyurt/İstanbul
Daha 19 yaşında, gencecik, depo işçisi bir kadın… Üniversite okuyup doktor olma hayaliyle büyümüş, sınavlara girmiş ve üniversite kazanmış. Ama ailesinin zorlamasıyla çalışmaya mahkûm edilmiş. Hatta öyle bir durumda kalmış ki aile kızlarına üniversite kazandığını bile söylememiş. Bu sıkıntılarla boğuşurken bir lojistik firmasında depo işçisi olarak çalışmaya başlamış. Çalışma koşullarının detayına girmeden önce de bu genç kadınla nasıl tanıştığımızı anlatmakta fayda var.
Genç işçilerin çalışma şartlarını, taleplerini, ihtiyaçlarını anlayabilmemiz için yaptığımız anketle beraber tanıştık kendisiyle. Esenyurt’ta bir parkta, izin alabildiği tek günde arkadaşlarıyla otururken tanıştık. Ankete katılmak için çok hevesli yaklaşmıştı. Aslında yaşadığı tüm o sorunlardan dert yanabileceği insanları bulmanın heyecanını taşıyordu bir bakıma. Anketi doldururken konu konuyu açtı, yepyeni sorunlarla karşılaştırdı bizi. Her soruda aslında işini çok sevdiğini söylüyor ama korkunç koşullar dolayısıyla oradan ayrılmayı da istiyor. Ama işsiz kalma ihtimalini gözetip bunu yapamıyor. Mesela asgari ücretten biraz fazla maaş alıyor ama kazandığı parayı yine kendisine kullanamıyor, büyük çoğunluğunu ailesine veriyor. Haftada 6 gün, günde 8 saat çalışıyor. Kâğıt üstünde yıllık izin hakkı var ama bu izin hakkı asla kullandırılmıyor. Hatta izin alabilmeyi geçtim, bir sağlık sorunu yaşadığında ve hastaneye gitmesi gerektiğinde bile 1 gün izin ona fazla görülüyor, duruma şüpheyle yaklaşılıyor.
Patron sorumluluk almamak için bin takla atıyor!
Çalıştığı yerin hijyen koşulları o kadar kötü ki, ayda 2-3 kez sağlık sorunu yaşayabiliyor ve revir doğru düzgün çalışmadığı için rapor alıp hastaneye gitmesi gerekiyor. Kendi yarattığı sorunun sorumluluğunu almayan patron, izin vermemek için bin takla atıyor. Bu sadece küçük sağlık sorunlarıyla da bitmiyor. İş yerinin, özellikle tuvaletlerinin, çok kirli olması sebebiyle enfeksiyon kaptığını ve bunun kansere doğru gitmekte olması gibi ciddi bir sonuçla karşılaştığını anlatıyor. Bahsettiği bütün sorunları, orada çalıştığı bir seneden kısa olan bir zaman diliminde yaşıyor üstelik.
İlk başlarda yönetime karşı gelmeyi kafasına koymuş olsa da zamanla koşulları tek başına değiştiremediğini fark etmiş. Bu problemleri sadece onun yaşadığını, bu mücadelede yalnız kaldığını hissetmiş. Fakat aslında durum tam tersi. Yaşadıklarının çok benzerini, Esenyurt’taki yüzlerce, binlerce genç kadın işçi yaşıyor ve onlar da yalnız olduğunu hissediyor. Bu yüzden yazdıklarım ne kadar kişiye özel bir hikâye anlatıyormuşum gibi gözükse de bu anlatı; farklı sektörlerde, farklı şirketlerde çalışan bütün kadınların ortak bir portresini çiziyor bize. Aynı zamanda yaşadıklarımız bu kadar ortakken, ancak ortak bir mücadele hattında birleşerek bu sorunların üstesinden gelebileceğimizi bize tekrar ve tekrar hatırlatıyor.
(Genç Hayat)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et