Maden yönetmeliğinde bir değişiklik daha: Doğal bir varlık daha sermaye dolaşımına eklendi
Maden Yönetmeliği'nde yapılan değişiklikle, jeotermal, doğal gaz ve petrol alanları dışında bulunan hidrojen gazı da üçüncü grup madenler arasına alındı. Rödövans sözleşmelerinin sicilden terkininde ise kesinleşmiş mahkeme kararı şartı kaldırıldı.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
İstanbul – Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca Maden Yönetmeliği'nde yaptığı değişiklikle, doğal hidrojen kaynaklarının hukuki statüsü netleştirilirken, rödövans sözleşmelerine ilişkin sicil işlemleri kolaylaştırıldı. "Maden Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliği", Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Hidrojen gazı 3. grup maden oldu
Yönetmeliğe göre, Maden Kanunu'nun madenlerin gruplandırılmasına ilişkin beşinci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "karbondioksit (CO₂) gazı" ibaresine "hidrojen (H₂) gazı" ibaresi de eklendi. Böylece jeotermal, doğal gaz ve petrol alanlarının dışında bulunan hidrojen gazı da üçüncü grup madenler arasında yer alacak.
"Kesinleşmiş mahkeme kararı" şartı kalktı
Ayrıca, yönetmelikle rödövans sözleşmelerine ilişkin hükümler de değiştirildi. Bu kapsamda, rödövans sözleşmelerinin tek taraflı olarak maden sicilinden terkin edilebilmesi için aranan "kesinleşmiş mahkeme kararı" şartı kaldırıldı. Feshe ilişkin mahkeme kararının bulunması, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin sicil işlemlerinin yapılması için yeterli olacak.
"Sermaye dolaşımı hızlanacak’
Yönetmelik değişikliğini Türkiye kapitalizminin 'ekstraktivist' birikim eğilimini hem teknik hem de hukuki boyutta güçlendirmeye yönelik olarak değerlendiren gazetemizin yazarı Kansu Yıldırım, Maden Yönetmeliğinde iki önemli değişiklik yapıldığına dikkati çekti. İlk olarak madencilikte fiili işletmeciliğin devrini sağlayan, özelleştirme ve taşeronlaşma süreçlerinde yaygın biçimde kullanılan rödövans sisteminde "kesinleşmiş mahkeme kararı" şartı kaldırıldığını belirten Yıldırım “Yerine ilk derece mahkeme kararının yeterliliği getirildi. Bu düzenleme, ruhsatların ekonomik değerini artırabileceği gibi, madencilik sektöründeki sermayenin dolaşımını da hızlandıracak” dedi.
"Hukuki altyapı hazırlandı"
İkinci olarak ‘doğal hidrojen’in 3. grup maden olarak tanımlandığına işaret eden Yıldırım “Bugün Türkiye'de henüz ticari üretimi çok sınırlı olan doğal hidrojen için yatırım alanının hukuki altyapısı şimdiden hazırlanmaya başlamış. Birileri ‘yeşil geçiş’ bağlamında bunu olumlayabilir ancak son dönemde kritik mineral ve elementlere rağbet bağlamında potansiyel bir doğal varlık daha sermaye dolaşımına eklemlenmiş oluyor. Kısaca ilksel birikim süreci işlemeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.
(Evrensel)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et