Katledilen Sümeyye Durgun için adalet bekleniyor: 8 aydır iddianame hazırlanmadı
Diyarbakır’da 25 Aralık 2025’de katledilen Sümeyye Durgun dosyasında 8 aydır iddianame hazırlanmadı. Dosya avukatı İrem İlhan, kısıtlama kararı nedeniyle soruşturmaya etkili biçimde katılamadıklarını söyledi.
Fotoğraf: MA
Diyarbakır — Diyarbakır’ın Yenişehir ilçesine bağlı Fabrika Mahallesi’nde 23 Aralık 2025 tarihinde kaybolan ve 25 Aralık’ta bir sitenin boş dairesinde cenazesi çöp poşeti içerisinde bulunan Sümeyye Durgun dosyasında aradan geçen 8 aya rağmen iddianame hazırlanmadı.
Yürütülen soruşturma kapsamında Sümeyye Durgun’u katleden sitenin kapıcısı Siraç Kartal ile kaçarken ona yardım eden akrabası M.T. gözaltına alındı. Emniyetteki ifadesinde katliamı kabul eden Kartal, “kasten öldürme” suçundan tutuklanırken, M.T. adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Dosya avukatı Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Merkezi üyesi İrem İlhan, kısıtlılık kararı bulunan soruşturmaya dair değerlendirmelerde bulundu.
Soruşturmaya katılım sınırlandırıldı
Kısıtlama kararı nedeniyle dosyaya sunulan delillere, alınan ifadelere, bilirkişi incelemelerine ve adli raporlara erişemediklerini belirten İrem İlhan, soruşturmadaki gizlilik kararı nedeniyle olayın bütün yönleriyle aydınlatılıp aydınlatılmadığı, failin ifadesi dışındaki ihtimallerin araştırılıp araştırılmadığı ve maddi gerçeğe ulaşmak için gereken delillerin toplanıp toplanmadığı konusunda bilgilerinin olmadığını söyledi. İrem İlhan, kısıtlama kararının uzun süre devam etmesinin, dosyanın tarafı olan ailenin ve vekillerinin soruşturmaya etkili katılımını da sınırlandırdığına dikkat çekti.
Fotorğaf: MA
Kadınların yaşam hakkına yönelik saldırı dosyalarında yargılamanın temel ilkesi olan şeffaflığın önemine değinen İrem İlhan, “Soruşturmanın selameti gerekçesiyle verilen karar, mağdur tarafın tamamen bilgisiz bırakılmasına ve hukuki denetimin etkisizleşmesine yol açmamalıdır. Kadınların yaşam hakkına yönelik saldırıların soruşturulduğu dosyalarda şeffaflık, özen ve mağdur tarafın sürece etkili katılımı adil yargılanmanın temel bir gereğidir” dedi.
Soruşturma neden tamamlanmadı?
Sümeyye Durgun dosyasında failin tutuklanması ve öldürme eylemini kabul etmesine rağmen soruşturmanın neden tamamlanmadığının açıklanması gerektiğini belirten İrem ilhan, iddianame için suçun bütün ayrıntılarının tartışmasız biçimde ispatlanması değil, kamu davası açılmasını gerektirecek yeterli şüpheye ulaşılmasının aranması gerektiğini belirtti. İrem ilhan, “Elbette soruşturma yalnızca şüphelinin beyanı üzerinden yürütülemez. Şüphelinin olayla ilgili anlatımı maddi delillerle karşılaştırılmalı; olayın nasıl, ne zaman, hangi araçla ve hangi koşullarda gerçekleştirildiği ortaya çıkarılmalıdır. Cinayet öncesindeki iletişim kayıtları, olay yerine giriş ve çıkışlar, güvenlik kamerası görüntüleri, dijital materyaller, delillerin taşınıp taşınmadığı, olay sonrasında şüpheliye yardım eden kişilerin bulunup bulunmadığı ve suç delillerinin gizlenmesine yönelik başka eylemler olup olmadığı araştırılmalıdır. Bununla birlikte, soruşturmanın kapsamlı yürütülmesi gereği, belirsiz ve ucu açık bir bekleme süresine gerekçe yapılamaz” dedi.
İrem İlhan, tutuklu bir şüphelinin bulunduğu, olay yerinin ve ölüm şeklinin büyük ölçüde belli olduğu ileri sürülen bir dosyada aylarca iddianamenin düzenlenmemesinin; “Hangi raporun beklendiği, hangi delilin henüz toplanamadığı ve soruşturmanın neden tamamlanamadığı” sorularını doğurduğunu söyledi. İrem İlhan, “Kadınların öldürüldüğü dosyalarda gecikme yalnızca teknik bir yavaşlık değildir. Her gecikme, ailenin adalete erişimini zorlaştırır, kamuoyunun hakikate ulaşmasını engeller ve cezasızlık kaygısını büyütür. Etkili soruşturma yükümlülüğü, yalnızca birtakım işlemlerin dosyaya konulması anlamına gelmez. Soruşturmanın süratli, özenli, bağımsız ve kadınların yaşam hakkını merkeze alan bir yaklaşımla yürütülmesi gerekir” ifadelerini kullandı.
“Kısıtlama kararı kapalılık aracına dönüşmemeli”
Dosyada ki eksikliklerden birinin de müvekkillerinin dosyaya katılamaması olduğunu söyleyen İrem İlhan, “CMK’nin 153’üncü maddesi soruşturma dosyasını inceleme hakkını esas, kısıtlamayı ise istisna olarak düzenlemektedir. Kısıtlama kararı soruşturmanın tamamı boyunca otomatik biçimde sürdürülecek genel bir kapalılık aracına dönüştürülmemelidir. Kısıtlama kararının kapsamı ve devamının zorunlu olup olmadığı belirli aralıklarla değerlendirilmelidir. Mağdur vekillerine hiçbir bilgi verilmemesi, taleplerimizin hangi gerekçelerle karşılanmadığının açıklanmaması ve dosyanın bütünüyle erişilemez hale getirilmesi etkili hukuki katılımı zedelemektedir” dedi.
Sümeyye Durgun’un öldürülmesini kadınların yaşam hakkına yönelik ağır bir saldırı olarak ele aldıklarını ve dosyaya dahil olduklarını belirten İrem İlhan, “Bizim açımızdan dosyaya vekil olarak katılmak yalnızca duruşmalara girmek veya verilen kararları izlemek değildir. Hukuki mücadele; soruşturmanın her aşamasını takip etmeyi, eksik bırakılan delillerin toplanmasını talep etmeyi, fail lehine oluşturulabilecek indirime dayalı anlatılara karşı çıkmayı ve Sümeyye’nin özel hayatının yargılamanın merkezine yerleştirilmesine izin vermemeyi gerektirir. Bundan sonraki süreçte öncelikle kısıtlama kararının kaldırılması veya kapsamının daraltılması için hukuki girişimlerimizi sürdüreceğiz” dedi.
“Haksız tahrik zeminine izin vermeyeceğiz”
Dosyaya erişim sağlandığında olay yeri incelemesinden otopsi raporuna, kamera görüntülerinden dijital incelemelere, şüpheli ve tanık ifadelerinden HTS kayıtlarına kadar bütün delilleri ayrıntılı biçimde değerlendireceklerini ve soruşturmanın yalnızca tutuklu şüphelinin beyanı üzerinden tamamlanmasına izin vermeyeceklerini belirten İrem İlhan, “İddianame düzenlendiğinde suçun hukuki nitelendirilmesini dikkatle inceleyeceğiz. Kadınlara yönelik öldürme eylemlerinin sıradan bir tartışmanın sonucuymuş gibi gösterilmesine, failin tek taraflı anlatıları üzerinden haksız tahrik zemini oluşturulmasına ve öldürülen kadının yaşamının yargılanmasına karşı çıkacağız. Yargılama sürecinde şüphelinin tutum ve davranışlarının otomatik bir takdiri indirim gerekçesine dönüştürülmemesi için bütün hukuki itirazları ileri süreceğiz” diye konuştu.
“Hukuksal ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceğiz”
Dosyanın kamuoyu tarafından da takip edilmesini isteyen İrem İlhan, “Çünkü kadın cinayetleri dosyalarında toplumsal takip, adalet mücadelesinin önemli bir parçasıdır” dedi. İrem İlhan, “Biz bu dosyada yalnızca failin cezalandırılmasını değil, bütün hakikatin ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Sümeyye’nin yaşamı failin kurduğu birkaç cümleden ibaret değildir. Onun yaşamını, kimliğini ve hatırasını failin savunma stratejilerine teslim etmeyeceğiz. Sümeyye için adalet talebimiz, öldürülen bütün kadınlar için yürüttüğümüz mücadelenin bir parçasıdır. Bu dosyayı soruşturma aşamasından hüküm kesinleşinceye kadar takip edeceğiz. Eksik bırakılan her işlemin tamamlanmasını, sorumluluğu bulunan bütün kişilerin açığa çıkarılmasını ve cezasızlık yaratacak her türlü uygulamanın önüne geçilmesini talep edeceğiz. Kadınların yaşam hakkının pazarlık konusu yapılmadığı, şiddetin meşrulaştırılmadığı ve faillerin korunduğu değil hesap verdiği bir düzen kuruluncaya kadar hukuki ve toplumsal mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
(MA)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et