TTB: Orman ekolojik ve toplumsal sağlık krizidir
Türk Tabipleri Birliği, Türkiye’nin pek çok noktasında devam eden orman yangınlarına ilişkin açıklamasında “Yangınlar kader değil” vurgusu yaptı.
Fotoğraf: DHA
Elif Turgut
[email protected]
Türk Tabipleri Birliği (TTB) ülkenin pek çok yerinde meydana gelen orman yangınlarına ilişkin açıklama yayınladı. Antalya’da Kumluca Yazır, Alanya Sapadere ve Kaş Üzümlü; Muğla’da Seydikemer Bayır; Balıkesir’de Edremit Altınoluk, Gömeç ve Ayvalık Sarımsaklı; Çanakkale’de Saraycık ve Ahmetçe; Yalova’da Armutlu; İzmir’de Menemen; Bilecik’te Pazaryeri-Demirköy hattından yangın ve yangın riski bilgileri geldiğini hatırlatan TTB, “Bazı bölgelerde yerleşim alanlarının, sağlık kurumlarının, yolların ve geçim alanlarının tehdit altında kaldığı; tedbir amaçlı tahliyeler yapıldığı, yangınların rüzgâr, düşük nem, sarp arazi yapısı ve kuraklık koşulları nedeniyle hızla yayıldığı basın organlarından ve sosyal medyadan görülebilir hale gelmiştir” dedi.
“Yangının afete dönüşmesini belirleyen, yalnızca hava koşulları değil”
Orman yangınlarıyla ilgili tekrar “sıcak hava”, “rüzgâr”, “düşük nem” ya da “insan hatası” söylemlerinin sıkça dile getirilmeye başlandığına dikkat çeken TTB, “Fakat bu söylemler ne orman yangınlarının asli sebepleridir ne de sonuçlarına karşı alınacak önlemlere katkı sağlayabilir. Bu söylemler, sorumluluğu doğaya yükleyerek ‘Elden bir şey gelmez’ imasına yönelik açıklamalar olarak kabul edilmelidir. Elbette iklim krizinin derinleştirdiği kuraklık, sıcak hava dalgaları ve kuvvetli rüzgârlar yangın riskini artırmaktadır. Meteorolojik yangın riski sıcaklık, bağıl nem, yağış, rüzgâr hızı ve yönü gibi değişkenlerle yakından ilişkilidir. Ancak yangının afete dönüşüp dönüşmeyeceğini belirleyen şey, yalnızca hava koşulları değildir; orman ekosistemlerinin nasıl yönetildiği, enerji nakil hatlarının bakımının yapılıp yapılmadığı, orman-kent arayüzünde yapılaşmanın nasıl geliştiği, yangın öncesi risk azaltma çalışmalarının yürütülüp yürütülmediği, yerel toplulukların bilgilendirilip bilgilendirilmediği, müdahale ekiplerinin yeterli personel ve donanımla korunup korunmadığı ve tahliye-sağlık-sosyal hizmet planlarının hazır olup olmadığıdır. Doğanın bilinen durumuna karşı topluma nasıl destek verildiği, kamu hizmetlerinin organizasyonu kilit meseledir” açıklaması yapıldı.
“Toplumsal olan bu sağlık sorunun bireysel etkileri de önemli”
Dünya Sağlık Örgütü’nün, orman yangını dumanının çeşitli hava kirleticilerinden oluştuğunu ve partikül maddenin temel halk sağlığı tehdidi olduğunu belirttiği hatırlatılan açıklamada, “Duman, yangın alanından çok uzaktaki yerleşimlerde de hava kirliliğini artırabilir; ince partiküller akciğerlerin derinlerine ve kan dolaşımına ulaşarak solunum ve kalp-damar sistemi üzerinde ciddi etkiler yaratabilir. Çocuklar, yaşlılar, gebeler, astım-KOAH gibi solunum hastalığı olanlar, kalp-damar hastalığı bulunanlar, engelliler, açık havada çalışanlar ve yangınla mücadele eden emekçiler özel risk altındadır” bilgisini paylaştı.
Öneriler
Türk Tabipleri Birliği şu önerilerde bulundu:
- “Yangın bölgelerine ilişkin anlık, yerel ve doğrulanabilir kamu bilgilendirmesi yapılmalı; tahliye, dönüş ve sağlık riskleri açık biçimde paylaşılmalıdır.
- Yangın dumanından etkilenen yerleşimlerde hava kalitesi izlenmeli, riskli gruplar için temiz hava alanları ve geçici güvenli barınma olanakları sağlanmalıdır.
- Hastaneler, aile sağlığı merkezleri, evde sağlık hizmetleri, yaşlı bakım merkezleri, engelli hizmetleri ve sosyal hizmet birimleri için yangın ve tahliye planları güncellenmelidir.
- Yangın sahasında çalışan tüm emekçilere uygun kişisel koruyucu donanım, solunum koruması, dinlenme, su, beslenme, vardiya düzeni ve psikososyal destek sağlanmalıdır.
- Enerji nakil hatları, trafo merkezleri, yol kenarları, atık alanları, mesire alanları ve orman-kent arayüzündeki riskler bağımsız ve düzenli olarak denetlenmelidir.
- Yangınlardan etkilenen köylerde tarım, hayvancılık, arıcılık, zeytinlik, sera, ev ve geçim kayıpları sosyal koruma kapsamında desteklenmelidir.
- Yanan alanların hiçbir koşulda imara, madenciliğe, turizm yatırımına veya rant projelerine konu edilmeyeceği hukuken ve fiilen güvence altına alınmalıdır.
- Yerel yönetimler, meslek örgütleri, sendikalar, köylüler, ekoloji örgütleri ve bilim insanları yangın öncesi ve sonrası karar süreçlerine dahil edilmelidir.
- Orman yangınları kader değildir. Yangınları büyüten yalnızca rüzgâr değildir; önlemsizlik, plansızlık, denetimsizlik, ekolojik tahribat ve kamusal hizmetlerin zayıflatılmasıdır. Yangınla mücadele, yalnızca alevleri söndürmek değil; yaşamı, sağlığı, emeği, ormanı ve toplumun geleceğini korumaktır.”
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et