30.07.2026 13:33

BİSAM’dan dijital gözetim raporu: Üretim baskısı her üç metal işçisinden birinde aşırı zihinsel yorgunluk yaratıyor

BİSAM’ın raporuna göre, metal sektöründeki dijital gözetim sistemleri her 3 işçiden 1'inde aşırı zihinsel yorgunluk yaratıyor. Hız baskısı nedeniyle işçilerin yüzde 32'si güvenliğini hiçe sayıyor.

BİSAM’dan dijital gözetim raporu: Üretim baskısı her üç metal işçisinden birinde aşırı zihinsel yorgunluk yaratıyor

Fotoğraf: Evrensel

Andaç Aydın Arıduru
[email protected]


İstanbul – Birleşik Metal-İş Sendikası Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), metal işkolunda dijital gözetim ve algoritmik yönetimin çalışma koşulları üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı saha araştırmasının sonuçlarını sendika genel merkezinde düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. Makina Mühendisleri Odası ve Bilgisayar Mühendisleri Odasının da katkılarıyla gerçekleştirilen araştırmanın sunumunda konuşan Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, teknolojik gelişmelerin ve yapay zekanın her alana girdiğini belirterek, "Bu gelişmelerin üretimde emeğin etkisini azaltan ya da daha da değersizleştiren birtakım sonuçları olabilir ancak biz, insan yararına, üretimin yararına ve toplumun yararına olması için çaba sarf etmeye devam edeceğiz. Dünyada bu yıl yapay zekaya 1,5 trilyon dolar kaynak ayrılmış durumda. Bu büyük kaynakların toplum ve emek yararına kullanılması için mücadele edeceğiz" dedi.

Toplantıda söz alan TMMOB Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener ise BİSAM'ın çalışmasının işçi ve emekçiler için önemine, "Teknoloji kendi başına tarafsız bir alan değildir. Teknoloji egemenler arasında bir mücadele alanıdır ve aynı zamanda hangi sınıfın elindeyse o sınıfın yararına kullanılır. O anlamda bu dijital gözetim çalışmaları çok önemli" ifadeleriyle değindi. Yener, emeğin tüm bileşenlerinin bir araya gelerek teknoloji karşısında mağdur olmak yerine onu işçi sınıfının bir aracına dönüştürmesi gerektiğini vurguladı.

Prof. Dr. Ferit Serkan Öngel tarafından yürütülen ve raporlaştırılan araştırma, Birleşik Metal İşçileri Sendikasında 10 şubeye bağlı 109 işyerinde çalışan 673 metal işçisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırma sonuçları, dijital izleme sistemlerinin işkolunda hızla yaygınlaştığını ve işçiler üzerinde derin bir baskı yarattığını gözler önüne serdi.

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

İşçilerin yüzde 56'sı sistemin karar ölçütlerini bilmiyor

Araştırmaya katılan metal işçilerinin yüzde 56'sı, kendilerini değerlendiren sistemin nasıl karar verdiğini bilmediğini ifade etti. Araştırma raporuna göre her dört işçiden biri, kendisine bir performans puanı verilip verilmediğinden dahi haberdar değil. İşçilerin en sık karşılaştığı sistemlerin giriş-çıkış altyapısına dayandığı; turnike ve kart okuyucuların yüzde 49, tezgah ekranlarının yüzde 35, personel devam takip (PDKS) sistemlerinin ise yüzde 31 oranında kullanıldığı tespit edildi. Kamera ile takip yüzde 17, tablet üzerinden iş emri takibi yüzde 15 ve performans puanlaması ise yüzde 14 oranında görüldü. İşçiler, bu sistemlerin en çok üretim miktarını ve çalışma hızını (yüzde 65) ölçtüğünü düşünüyor.

İşçilerin yüzde 32’si hız baskısı nedeniyle güvenliğini hiçe sayıyor

İş sağlığı ve güvenliği (İSİG) amacıyla kurulan sistemlerin işçiler tarafından birer denetim ve baskı aracına dönüştürüldüğünün belirtilmesi oldu. İşçilerin yüzde 32'si hız baskısı yüzünden İSİG kurallarını zaman zaman ihlal etmek zorunda kaldığını, yüzde 23'ü sürekli izlenmenin dikkatini dağıtarak kaza riskini artırdığını, yüzde 21'i ise "işçi sağlığı ve güvenliği" adı altında aslında çalışma yaşamlarının denetlendiğini belirtti. Mevcut tempo ve dijital takibin gün sonunda işçilerin üçte birinde (yüzde 34) aşırı zihinsel yorgunluk yarattığı, yüzde 29'unda ise sürekli izlenme hissiyatının strese neden olduğu saptandı. Ayrıca performans ölçüm sonuçlarının; puan verilen işçilerin çoğunluğunun (176 işçiden 106'sı) ücretini, primini veya işte kalma durumunu en azından kısmen etkilediği ortaya çıktı.

Sistem sayısı değil, bireyselleştirme ve görünürlük baskı yaratıyor

Araştırmanın metodolojik açıdan en özgün sonucunun, işyerindeki dijital sistem sayısı ile baskı düzeyi arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığını gösterdiği vurgulandı. Turnike ve personel devam takip sistemi gibi herkes için ortak olan altyapı sistemlerinin işçinin deneyiminde neredeyse hiç fark yaratmadığı; buna karşılık işçiyi diğerlerinden ayırıp tek başına hedef alan tablet üzerinden iş emri takibi ve kameralı izleme gibi bireyselleştirilmiş sistemlerin baskı düzeyini belirgin biçimde artırdığı kaydedildi. Baskıyı açıklayan en güçlü etkenin ise "görünürlük" olduğu; kendisini değerlendiren sistemin nasıl karar verdiğini bildiğini söyleyen işçilerin, bilmeyenlere kıyasla çok daha yüksek düzeyde baskı hissettiği belirtildi.

İşçilerinin talebi: Şeffaflık ve bilgi

Bulgular, işçilerin en temel talebinin şeffaflık olduğunu net bir şekilde ortaya koydu. Raporda, bütün gruplarda açık ara öne çıkan tek talebin, hangi verilerin toplandığının tespit edilmesi ve işçiye açıkça anlatılması olduğu ifade edildi. Dijital baskıyı en düşük düzeyde yaşayan grupta bile bu talebin yüzde 61, en yoğun yaşayan grupta ise yüzde 69 düzeyinde olduğu vurgulandı. Deneyim arttıkça beklentilerin somutlaştığı; deneyimli işçiler arasında verilerin işten atılma gerekçesi yapılmasının engellenmesi talebinin yüzde 41'den yüzde 58'e yükseldiği kaydedildi.

Atar: Dijital baskı, toplu pazarlık konusu olmalı

Fotoğraf: Evrensel

Fotoğraf: Evrensel

Basın toplantısında araştırmanın sendikal politikalar açısından taşıdığı öneme değinen Özkan Atar, dijital baskı sistemlerinin işçiler üzerindeki etkisini kırmak için bu sistemlerin şeffaflaştırılması ve denetim altına alınması gerektiğini vurguladı. "Üretimin ölçülebilir olması, işçinin üzerinde bir baskı aracı haline gelmemelidir" diyen Atar, "Bu bizim için yeni bir tartışma değil. 2018 yılında yayımladığımız 'Kabul Edilebilir İş Yükü Politikası' belgemizde bunu tam olarak söylemiştik: Üretimin ölçülebilirliği, işçi üzerinde çoğu zaman bir baskı aracına dönüşmektedir. Bizim de işyerlerinde buna itiraz hakkımız var. Bir işçinin tek başına itiraz edemediği bir sorun, sendikanın toplu olarak itiraz edebildiği bir nokta haline geldiğinde, o sistemin işçiyi yalnızlaştıran gücü kırılmış olacaktır. Sendikanın da varlık nedeni budur" şeklinde konuştu. İşyerlerindeki bu sistemleri görünür kılmak için sendikal eğitim ve bilgilendirme çalışmalarını düzenli olarak sürdüreceklerini belirten Atar, dijital dönüşümün sadece patronların insafına bırakılamayacağını ifade etti.

Rapor bulgularından hareketle temel sendikal politika önerileri de sunuldu. Bu kapsamda, işçinin kendisi hakkında toplanan veriyi ve değerlendirme ölçütlerini bilme hakkının toplu iş sözleşmelerinde açıkça tanınması gerektiği vurgulandı. Ayrıca, işyerlerindeki dijital sistemlerin sendikal eğitim ve bilgilendirme yoluyla görünür kılınması istenirken, sistemlerin belirlediği tempo ile performans ölçütlerinin her işçinin tek başına karşılaştığı veriler olmaktan çıkarılıp doğrudan toplu pazarlığın konusu haline getirilmesi talep edildi.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
30.07.2026 12:55

Kuveyt: İran saldırısında 1 işçi hayatını kaybetti

İran, ABD’nin saldırıları nedeniyle bölgede Amerikan üssü bulunan ülkelere misilleme saldırıları düzenledi. Kuveyt, İran’ın Çinli bir şirkete ait binayı vurduğunu ve bir işçinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

Kuveyt: İran saldırısında 1 işçi hayatını kaybetti

Fotoğraf: Suliman Kamal/Unsplash

30.07.2026 07:01 / Güncelleme: 08:27

Etimesgut Belediyesine operasyon: Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu gözaltına alındı

Ankara'da CHP'li Etimesgut Belediyesine yönelik düzenlenen operasyonda Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu ile çok sayıda kişi gözaltına alındı.

Etimesgut Belediyesine operasyon: Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu gözaltına alındı

Fotoğraf: ANKA

30.07.2026 11:33

İstanbul’da kaç belediyeye operasyon düzenlendi? Kaç belediye başkanı tutuklu?

İstanbul'da 31 Mart sonrası CHP'li 16 belediyeye operasyon düzenlendi. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 13 seçilmiş başkan cezaevinde tutuluyor. Kayyım atamaları, meclis seçimleri ve transferlerle 5 belediye el değiştirdi. İşte detaylar...

İstanbul’da kaç belediyeye operasyon düzenlendi? Kaç belediye başkanı tutuklu?

Fotoğraf: Özcan Yaman 

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!