Değişmeyen senaryo devrede: Üsküdar Belediyesine 'etkin pişmanlık' operasyonu
Üsküdar Belediyesine yönelik operasyonun “ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadelerine” dayandırıldığını açıklansa da, soruşturma dosyasına giren tutanaklardaki muğlaklıklar dikkat çekiyor.
Fotoğraf: ANKA
Dilan Temiz
[email protected]
19 Mart operasyonlarıyla başlayıp 28 belediye başkanının tutuklanmasıyla tırmanan süreçte yeni hedef, yıllar sonra AKP’den CHP’ye geçen Üsküdar Belediyesi oldu. Sabah saatlerinde düzenlenen operasyonla Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı "Özel Soruşturma Bürosu" koordinesinde yürütülen soruşturmada, Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’a “rüşvet”, “irtikap” ve “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme” suçlamaları yöneltildi. Gözaltına alınan isimler arasında Sinem Dedetaş (Belediye Başkanı), Ceyhun Ünlü (Belediye Başkan Yardımcısı), Alihan Koçoğlu (Belediye Başkan Yardımcısı), Burçin Çevik (Mimar), Adem Altıntaş (İş Takipçisi) ve Bülent Orhan Tozkoparan (Müteahhit) yer alıyor.
Soruşturmanın dayanağı olan ifadedeki çarpıcı belirsizlikler
Başsavcılık operasyonun “ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin ifadelerine” dayandırıldığını açıklasa da, soruşturma dosyasına giren tutanaklardaki muğlaklıklar dikkat çekiyor. Bir belediye başkanının "örgüt kurmakla" suçlandığı operasyonun dayanağı olan ifadelerde hiçbir kesinlik bulunmuyor.
"Etkin pişmanlık"tan yararlanan müteahhit, iskân ruhsatı başvurusu sırasında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın eski danışmanı Ulaş Meydan tarafından Üsküdar Kent A.Ş. Genel Müdürü Nazım Akkoyunlu ile görüşmeye yönlendirildiğini söyledi.
İktidara yakın kalemler tarafından dolaşıma sokulan ‘etkin pişmanlık’ ifadesinin yer aldığı tutanakta yer alan bilgilere göre, ifade veren müteahhidin olayları aktarırken defalarca net tarihler veremediği görülüyor.
Tarihleri de tutarları da hatırlamadı

Nitekim belgede, "Ben tarihini hatırlamadığım bir tarihte..." ifadeleri yer alırken, iddia edilen para trafiğinde de kesin rakamlar yerine tahmini ibareler kullanılıyor. Belgede bu durum, "Kağıtta yanlış hatırlamıyorsam 25 Milyon yada 30 Milyon TL miktar yazmaktaydı" şeklinde geçiyor.
“İsmini hatırlamadığım”
Benzer şekilde, olayda adı geçen kişilerin kimlikleri ve statüleri de tam olarak bilinemiyor. Tutanakta geçen "Şu an ismini hatırlamadığım bir şahıs daha vardı" ve "Bu sakallı tanımadığım şahıs...’ın ortağı veya kardeşi olabilir" şeklindeki ifadeler, şüpheli profilinin dahi netleştirilemediğini ortaya koyuyor. Ayrıca rüşvet iddialarına konu olan gayrimenkulün künyesine dair de net bir bilgi verilmezken, ifadede "Ada ve parsel bilgilerini bilmiyorum ancak söz konusu inşaatın Üsküdar İlçesi Kirazlıtepe mevkinde olduğunu biliyorum" deniliyor.
Paranın teslim süreçlerinde de "Yaklaşık 300 küsur bin doları tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte..." ve "Kalan tutarı yine tam tarihini hatırlamadığım bir tarihte..." denilerek zaman dilimlerinin tamamen meçhul bırakılması, somut delil yoksunluğunu gözler önüne seriyor.
İBB davasında ‘itirafçılar’ yalan beyan verdiklerini açıklamıştı
Kesinleşmiş bir tarihe, kimliği tam olarak belirlenmiş kişilere ya da netleşmiş tutarlara dayanmayan bu ifadelerin operasyona gerekçe yapılması ise ilk değil. CHP’ye yönelik belediyelere başlatılan soruşturmaların ana davası olan İBB davasında etkin pişmanlıktan yararlanan "itirafçı"ların birçoğu tutarsız ifadeler verirken "itirafçıların" bazıları da "baskı” altında ve “aileleriyle tehdit” edildikleri için yalan ifade verdiklerini açıklamıştı. Bir kısım ‘itirafçı’lar ise bizzat savcılar tarafından önlerine konan ‘şablon’ ifadelerin imzalatıldığını açıklamıştı.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et