İngiltere'de sendikalardan Burnham hükümetine çağrı: 'Öncelik sermaye değil emekçiler olmalı'
Emek örgütleri, hükümetin önceliğinin finans çevrelerinin talepleri değil hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki çöküş ve derinleşen barınma krizi altında ezilen emekçilerin sorunları olması gerektiğini vurguladı.
Fotoğraf: AA
Ali Kaya
Londra — İngiltere'de Başbaşkan Andy Burnham hükümetinin göreve başlamasının ardından ülkenin önde gelen sendikaları, emek örgütleri ve sağlık hakkı savunucuları peş peşe açıklamalar yaptı. Sendikalar, hükümetin önceliğinin finans çevrelerinin talepleri değil hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki çöküş ve derinleşen barınma krizi altında ezilen emekçilerin sorunları olması gerektiğini vurguladı.
Emek cephesinden yapılan değerlendirmelerde, Burnham hükümetinin başarısının piyasaların tepkisiyle değil, işçi sınıfının yaşam standartlarındaki somut iyileşmeyle ölçüleceğinin altı çizildi.
UNISON: Söylem değil somut politika
Kamu çalışanları sendikası UNISON Genel Sekreteri Andrea Egan, Burnham’ın "Değişim ve sosyal adalet" söylemlerinin kağıt üstünde kalmaması gerektiğini belirterek kamu hizmetlerine acil kaynak aktarılması çağrısında bulundu.
Sağlık, yerel yönetimler ve sosyal bakım sektörlerinde çalışan yüz binlerce işçinin ağır iş yükü ve reel ücret kayıpları altında ezildiğini hatırlatan Egan, süper zenginlerin ve büyük şirketlerin daha adil vergilendirilmesi, elde edilecek kaynakların NHS, eğitim ve yerel yönetim hizmetlerine aktarılması gerektiğini söyledi.
Taşeronlaştırmanın sona erdirilmesi ve kamu hizmetlerinin yeniden güçlendirilmesi çağrısında bulunan Egan, "Değişim yalnızca söylemle değil, çalışanların hayatını iyileştiren politikalarla mümkündür" mesajını verdi.
NEU: Eğitimde finansman krizi sürdürülemez boyutta
Eğitim Sendikası (NEU) Genel Sekreteri Daniel Kebede, eğitim sisteminde uzun süredir devam eden finansman krizinin sürdürülemez bir boyuta ulaştığını söyledi.
Kebede, bütçe kesintileri nedeniyle ciddi bir öğretmen açığı yaşandığını ve sınıf mevcutlarının arttığını vurguladı. Öğretmen ücretlerinin iyileştirilmesi, yeni personel istihdam edilmesi ve öğrencilerin nitelikli eğitime eşit koşullarda ulaşabilmesi için kapsamlı bir yatırım programının hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
UNITE: Desteğimiz koşulsuz değil
Ülkenin en büyük sendikalarından Unite the Union'ın Genel Sekreteri Sharon Graham, yeni hükümete verdikleri desteğin koşulsuz olmadığını vurguladı.
Graham, emekçilerin güvenini kazanmanın tek yolunun hayat pahalılığı krizine karşı etkili önlemler almak, sanayi üretimini desteklemek, güvenceli istihdam yaratmak ve ücretleri yaşam maliyetine uygun seviyeye yükseltmek olduğunu ifade etti.
Hükümetin ekonomik politikalarının yalnızca yatırımcı güvenine odaklanmaması gerektiğini belirten Graham, ülkenin gerçek ekonomik gücünün çalışanların emeğinden geldiğini söyledi. İşçi haklarını güçlendirecek yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
SOS NHS Coalition: Özelleştirmeden uzak durun
Sağlık alanında faaliyet gösteren SOS NHS Coalition (NHS'mizi Kurtarın Koalisyonu) ise Burnham hükümetine hitaben yayımladığı açık mektupta, NHS’nin yıllardır biriken sorunlarının artık ertelenemeyeceğini belirtti.
Koalisyon, hastanelerde artan bekleme listeleri, sağlık çalışanı eksikliği, acil servislerde yaşanan yoğunluk ve bazı sağlık hizmetlerine erişimdeki gecikmelerin toplum sağlığını ciddi biçimde etkilediğini ifade etti.
Açıklamada, NHS’nin daha fazla kamu yatırımıyla güçlendirilmesi, özelleştirme uygulamalarından uzak durulması ve sağlık hizmetlerinin kamusal niteliğinin korunması çağrısı yapıldı.
"Daha fazla sosyal konut"
Emek örgütleri ayrıca konut krizine de dikkat çekti. Londra başta olmak üzere birçok kentte kira fiyatlarının hızla yükseldiğini, sosyal konut stokunun yetersiz kaldığını ve özellikle gençler ile düşük gelirli ailelerin barınma konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını belirten sendikalar, hükümetin daha fazla sosyal konut inşa etmesini, kira artışlarını denetlemesini ve evsizliğe karşı kapsamlı sosyal politikalar geliştirmesini istedi.
"Yaşam maliyetini karşılayacak ücret artışı"
Hayat pahalılığına ilişkin değerlendirmelerde ise milyonlarca çalışanın ücret artışlarının enflasyonun gerisinde kaldığı, tam zamanlı çalışan birçok kişinin dahi temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı ifade edildi. Sendikalar, toplu pazarlık haklarının güçlendirilmesini, yaşam maliyetini karşılayacak ücret artışlarının sağlanmasını, güvencesiz çalışmanın azaltılmasını ve sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesini talep etti.
Emek cephesi tarafından yapılan ortak değerlendirmelerde, asıl başarının NHS’deki bekleme sürelerinin kısalması, konut krizinin hafiflemesi, yoksulluğun azaltılması, çalışanların alım gücünün yükselmesi, kamu hizmetlerinin güçlendirilmesi ve işçi sınıfının yaşam standartlarının somut biçimde iyileşmesiyle değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et